Ece Ayhan hangi kalıba sığar?

08.08.2022         

"Atlasları getirin! Tarih atlaslarını! En geniş zamanlı bir şiir yazacağız" (Yort Savul)

Şiirleri ile tartışmalar yaratan Ece Ayhan, öncülerinden biri olduğu "İkinci Yeni" hareketi de aynı şekilde edebiyat dünyasında çokça tartışılmış, destekleyenleri olduğu kadar, karşı çıkıp eleştirenleri de olmuştu. Cumhuriyet Dönemi şiirinin en önemli akımlarından birine öncülük eden, sağlığında hem kişisel ilişkileri, hem de şiirleri ile tartışmalar yaran Ece Ayhan, ölümünün 20`inci yılında da tartışılmaya devam ediyor. 
 
Eceabat Belediyesi, 2002 yılında yaşamını yitiren ve vasiyeti üzerine Eceabat`ın Yalova Köyü`ne defnedilen şair Ece Ayhan adına düzenlediği "Ece Ayhan Öykü ve Şiir Yarışması 2022" ile son dönemde edebiyat çevrelerince eleştiri oklarının hedefi haline geldi. 
 
"Yapıtlar Türkçe dil bilgisi ve yazım kurallarına uygun hazırlanmalıdır" ve "Yapıtlar millî ve manevi değerlere, genel ve evrensel ahlak ile insanlık ilkelerine uygun olmalıdır" şartlarını da içeren Ece Ayhan 2022 Yarışmaya Katılım Koşulları üzerinden eleştirilen Eceabat Belediyesi, yarışmada dereceye girecek adayları bekleyen ödülleri de açıkladı. Buna göre, şiir ve öykü olmak üzere iki kategorinin de 1`incilerine 4`er bin lira, 2`ncilerine 2`şer bin lira ve 3`üncülerine ise biner lira para ödülü verileceği açıklandı. 
Ödül almayan şair adına para ödüllü yarışma çelişkisi!
Aslında tartışmaların fitilini ateşleyen nokta da burasıydı. "Ece Ayhan Öykü ve Şiir Yarışması 2022" ile ilgili her şeyden önce, ilk olarak Ece Ayhan isminin bir "yarışma" ve "ödül" kavramları ile yan yana gelmesi eleştirildi. Zira, Ece Ayhan`ın düşünce sistemi içerisinde "mülkiyet" kavramı ile sorunları olan, bu kavrama ve bu kavramla ilintili, "ödül" gibi şiirin yarıştırılması konusuna sıcak bakmayan, hatta kendisine verilecek ödülleri reddetmekle övünen bir şair olduğu biliniyordu. 2007 yılında Erdoğan Kul`un hazırladığı "Ece Ayhan`ın Şiirleri Üzerine Bir Araştırma" adlı doktora tezindeki "Şairin ödül almasıyla ölümünü neredeyse eş değer gören Ece Ayhan, ödül törenlerini de `müesses ölümün şairlerle fotoğraf çektirmesi` olarak niteler. Ödülün asıl işlevi, şiiri ve düşünceyi sindirmek, belki de iktidarın örgütlenme alanlarınca içkinleştirmektir" ifadelerine yer veriyor. Yine aynı tezde, şairin "Beni kafakola alamıyorlar. Şu anda bile -ki 60 yaşındayım- kafakola alamıyorlar. Bir beklentim yok. Bir şey istemiyorum. Ev istemiyorum, rüşvet istemiyorum, para istemiyorum, ödül istemiyorum. Bugüne kadar ödül almayan tek adamım ben" diyerek ödül istemeyişini de gururla anlattığına yer veriyor... 
 
Milli ve manevi değerler ile ahlaki ilkeler neye göre belirlenecek? 
"Ödüllü" şiir ve öykü yarışmasında bir başka çelişki ise şartnamede aranan "Yapıtlar millî ve manevi değerlere, genel ve evrensel ahlak ile insanlık ilkelerine uygun olmalıdır" kıstası... "Çanakkaleli Melahat`a İki El Mektup ya da Özel bir Fuhuş Tarihi" kitabı ve şiirlerinde kullandığı ifadelerle "genel ahlaki" anlayışı yıkan, şiirlerinde, yazılarında ve röportajlarından da anlaşılacağı üzere, "milli ve manevi", "genel ahlak" gibi belirlenmiş, topluma sunulan kalıpların dışına çıkan bir şair olduğu biliniyor. Dönemin genelev patroniçelerinden biri olan "Çanakkaleli Melahat" onun için ayrı bir önem taşıyordu. Melahat`in boyun eğmez tavrı, dik duruşu, onu Ece Ayhan`ın deyimiyle "sapına kadar sivil" yapıyordu. 
 
"Öyle ölüme düşkündü ki biyoloji sıfır
bir şarkı yiyor şimdi şapkalarını orospular eksiliyor"
( Bir Eleştiri Tanrısı İçin Ağıt)
 
Ece Ayhan ve "dil kuralları"
Aykırı bir şairdir Ece Ayhan... "Devlet" yerine "sivili", ahlak yerine etikçiliği savunur... Ondan dolayıdır ki, şiirlerindeki tüm bu "genel" kalıpları yıkar. "milli ve manevi" değerler değil yalnız, "ahlak" kalıpları kadar, gramerle de sorunu vardır. Onun şiirlerini ve yazılarını okuyanlar, bu tavrını net bir şekilde görürler. İkinci Yeni`yi anlattığı bir yazısında Ayhan, "İkinci cepheyi açmak, akıl dışında da bir anlam olduğunu savunmak, şiirin kuralları konusunda yıkıcı davranmak, anlamsızlığın anlamına doğru gitmek. Bu gerçekleri dil kurallarıyla sınırlayamadığımız için dili aşmak, kelimeleri anlamından kurtarmak, yeni özün sonucu olan yeni biçimi, yeni biçimin de zorunlu sonucu olan yeni özü getirmek" ifadelerine yer verir. Bu genel ilkeler, şiirlerinde de kendini bulurken, İkinci Yeni Akımının bu aykırı şairi, kalıplarının çok ötesinde bir dil kullanır. "Yapıtlar Türkçe dil bilgisi ve yazım kurallarına uygun hazırlanmalıdır" şartını sunan "Ece Ayhan Öykü ve Şiir Yarışması 2022" bu yönüyle de eleştiriliyor... 
"Popülizmi değil, Ece Ayhan`ın tanıtmayı, yeniden hatırlatmayı tercih ettik"
Ece Ayhan Öykü ve Şiir Yarışması Koordinatörü ve Eceabat Belediye Meclis üyesi Timur Koşal, küçük nüfusa sahip belediyelerin, kültürel faaliyetler yerine, panayır, festival vb. faaliyetleri tercih ettiklerini dile getirdi. Koşal, Eceabat Belediyesi`nin bunu tercih etmediğini söyledi. Koşal, "Eceabat Belediyesi, popülist bir yolu seçmek yerine; Eceabat`la özdeşleşmiş, çocukluğunun ve yaşamının bir bölümünü geçirdiği, mezarının da ilçe sınırları içinde Yalova Köyü`ndek bulunduğu Ece Ayhan` ı yeni nesillere tanıtmak, yeniden hatırlatmak üzere, Ece Ayhan öykü ve şiir yarışması düzenlemeye karar vermiştir. Eleştirilmek olağandır. Eleştiri; varsa yanlış ve eksikliklerin giderilmesi için faydalıdır" dedi. 
 
"Kurallar şiir için değil öyküler için konuldu..."
"Yapıtlar, Türkçe dil bilgisi ve yazım kurallarına uygun olmalıdır", "Yapıtlar milli ve manevi değerlere, genel ve evrensel ahlak ile insanlık ilkelerine uygun olmalıdır" maddelerinin öyküler için konulduğunu, şiir ile ilgili bir kural tanımlaması olmadığını söyleyen Koşal, "Şiir özgürdür, yazım kurallarıyla sınırlanamaz. Yarışma koşulları yazılırken, şiir ve öykünün ayırt edilmeden yazılması bir hatadır, eksikliktir. Ama yayın dünyasında, yer alan eleştirilerin işin özünü göz ardı etmesi, üzücüdür" dedi. Tam ismi, "Ece Ayhan Öykü ve Şiir Yarışması 2022" olan organizasyonun katılım koşullarında, şiir-öykü ayrımının belirtilmemesi dikkat çekerken, bu ayrımın yapılmamış olması, tüm kuralların iki kategori için de geçerli olduğu anlamına geldiği belirtiliyor. Bu tür kuralların şiir, hikaye, öykü veya deneme ne olursa olsun, yazarını kısıtladığı, eserin önceden belirlenmiş kalıplara sokulduğu eleştirilerin bir yönünü oluşturdu. 
 
"Umarız yapıt sahipleri ödülü reddeder"
Ece Ayhan`ı genç nesillere tanıtmak ve hatırlatmak açısından doğru bir iş yaptıklarını düşündüklerini dile getiren Koşal, köşe yazılarında konuyu irdeleyen, eleştiren, edebiyat dünyasında yer olmasını, Ece Ayhan Öykü ve Şiir Yarışması`nın ulusal boyutta tanınmasına katkı sağlayan herkese teşekkür ettiklerini söyledi. Ödül konusunda ise, "Edebi bir eserin değerlendirilmesinin, kitaplaştırılacak olmasının başlı başına bir ödül olduğu düşüncesi benimsenmekle birlikte, sembolik olarak konulmasının katılımı teşvik edeceği ön görüldü. Umarız ve dileriz ki, değerlendirmeye değer görülen yapıt sahipleri bu maddi ödülü reddederler" dedi. 
 
"Ece Ayhan`ın mezarına çöktüler"
"Ece Ayhan Öykü ve Şiir Yarışması 2022" ile Ece Ayhan kültürünün yok edilmesinin eşdeğer olduğunu dile getiren Türkiye Yazarlar Sendikası Çanakkale Şube Başkanı Şair Hayrettin Geçgin, yarışmayı duyduğunu ve üzüldüğünü dile getirdi. Geçgin, "Birincisi Ece Ayhan şiir yarışmalarına karşı da bir adamdı. Eceabat Belediyesi`nin tutumu, Ece Ayhan düşünce sisteminin yanında, yöresinde bulunmayan bir tutumdur. Bana göre Ece Ayhan`ın mezarına çöktüler bu tutumla. Jüri üyeleri de komik! Belediye Başkanının şiir jürisinde olması bile şiire yönelik saygısızlıktır" dedi 
"Ayıptır, utançtır"
Şair Geçgin, Ece Ayhan şiirini okumuş, onun şiirlerini bilen birisinin Ece Ayhan için böyle bir şeyin yapılmayacağını anlayacağını ifade ederek, yarışmaya katılacakları da eleştirdi. Geçgin, "Ece Ayhan`a saygısı olan, onun şiirini bilen bir insan, böyle bir yarışmaya katılmamalıdır. Bir kere Ece Ayhan, dil için bir ötedildir, şiir ise dili bozarak zenginleştirmektir. Şiir kurallara karşıdır. Şiir dili bozarak geliştirmeye yöneliktir. Ece Ayhan`la böyle bir şeyin ilişkisi olamaz, ayıptır ve utançtır bu" dedi. 
 
Geçgin; Ece Ayhan ile ilgili bir şey yapılacaksa, en azından onun şiirini anlamaya yönelik bir ödüllü bir yarışmanın yerine sempozyumun yapılabileceğini dile getirdi. 
"İsmin fiyakasından bir yerlere tutunma çabası..."
Şair Müjdat Güven ise, duyuru metni dahil baştan aşağı her şeyin Ece Ayhan`ın tersine olduğunu dile getirdi. Mor Külhani, Meçhul Öğrenci Anıtı, Yort Savul gibi en bilinen şiirlerinden birini bilenlerin bunu yapmayacağını dile getiren Güven, "Ha illa yapacaksa da Ece Ayhan adına yapmaz" dedi. Güven, "Şiirimizin en aykırılarından, en terslerinden bir şair adına düzenlenmeye kalkılan ``ödüllü`` yarışmaya katılım şartlarına "Yapıtlar milli ve manevi değerlere, genel ve evrensel ahlak ile insanlık ilkelerine uygun olmalıdır." diye bir şey yazılabilir mi? Ece Ayhan`ın bir şiirini dahi okumuş olsalardı, okumuş iseler anlamış olsalardı; dil bilgisi, yazım kuralı vs ile bir tutturmaları mümkün mü? Evet, yer Çanakkale, Ece Ayhan buranın büyük değerlerinden ama bu şekli ile bir girişime, "vitrin" veyahut "konu mankeni" olarak dahil edilemez. Jüri seçimine hiç girmiyorum, olayın kendisini reddederken, ``bu isimler yerine başka isimler olsaydı keşke `` diyecek değilim, her ne kadar belediye başkanı tabi jüri üyesi olsa da! Bu alelade bir acemilik değil, büyük bir ismi kullanmaya kalkmak ama ismin ağırlığını, anlamını, yaşamını, bilmemektir olsa olsa veya o ismin fiyakasından bir yerlere tutunmak çabası..." dedi. 
 
"Buraya bakın, burada, bu kara mermerin altında
Bir teneffüs daha yaşasaydı
Tabiattan tahtaya kalkacak bir çocuk gömülüdür
Devlet dersinde öldürülmüştür..." 
(Meçhul Öğrenci Anıtı)
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER