Eğitim-İş: “Ulusumuzun başı sağolsun”

23.12.2016         

Çanakkale Eğitim-İş Şube Yönetim Kurulu, 23 Aralık 1930’da Menemen’de bir grup gericinin başlattığı ve Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay’ı, Bekçi Hasan ve Bekçi Şevki’yi katletmesi ve El Bab`ta 14 askerimizin şehit olduğu, 33 askerimizin yaralandığı olay ile mesaj yayınladı.

 Menemen olayının laik ve demokratik Cumhuriyet’in varlığına yönelen başarısız girişimlerden biri olarak tarihte yerini aldığını ifade eden Çanakkale Eğitim-İş Şube Yönetim Kurulu`nun yayınladığı açıklamanın devamında; "Cumhuriyet’e ve Atatürk devrimlerine inanmış Mustafa Fehmi Kubilay, bağlı olduğu değerler adına canını hiçe saymış, Cumhuriyet’in korunması uğruna ulusumuzun hiçbir özveriden kaçınmayacağının göstergesi olmuştur. Kubilay, Ulu Önderimiz Atatürk’ün belirttiği gibi Cumhuriyet’in hayatiyetini tazeleyen ve kuvvetlendiren” bir simge olarak ulusumuzun gönlünde `devrim şehidi` olarak ölümsüzleşmiştir. Menemen’deki olayın üzerinden 86 yıl geçtiği halde ülkemizde gericilik tehlikesi devam etmektedir. Her dönemde Cumhuriyet’i yıkmayı, toplumumuzun Cumhuriyet döneminde elde ettiği çağdaş kazanımları yok etmeyi amaçlayan oluşumlar ortaya çıkmış, Türkiye, benzer olayları Çorum’da, Kahramanmaraş’ta, Sivas’ta daha geniş katliamlar halinde defalarca yaşamış; Uğur Mumcu, Bahriye Üçok, Muammer Aksoy, Ahmet Taner Kışlalı, Abdi İpekçi, Turan Dursun gibi nice Atatürk devrimcisi şehit edilmiştir. Kubilay’ın yeni harflerle eğitime karşı çıkan gericiler tarafından şehit edilmesinin ardından Atatürk yayınladığı taziye mesajında; `……Kubilay Bey şehit edilirken, mürtecilerin gösterdiği vahşet karşısında, ahaliden bazılarının onlara alkışla destekte bulunmaları, bütün cumhuriyetçi ve vatanperverler için utanılacak bir hadisedir…` demiştir. İşte o gün orada alkışlayan zihniyet bugün hala varlığını sürdürmektedir. Bugün hala Atatürk devrimlerini içine sindiremeyen bazı çevreler, yeni Türk alfabesinin kaldırılmasını, Osmanlıca ve Arapça’nın okullarda zorunlu olarak okutulmasını, karma eğitime son verilmesini talep etmektedir. Bugün Türkiye Cumhuriyeti, bir yandan uygar dünyayla bütünleşme yolunda ilerlerken, öte yandan Cumhuriyet’in dayandığı değerler sistemine yönelen tehditlere, Atatürk devrimlerini içine sindiremeyen çevrelere karşı da kararlı bir savaş vermek zorundadır” dendi. 

 
“Bağnaz düşüncelere karşı duyarlı olunmalı” 
Eğitim-İş açıklamasında; “Türkiye, ulus egemenliğine dayanan, laik ve demokratik bir cumhuriyettir. Bu yapının korunması, Türkiye Cumhuriyeti`nin ülkesi ve ulusuyla bölünmez bütün olarak varlığını sonsuza kadar sürdürebilmesinin en önemli koşuludur.  Eğitim-İş olarak diyoruz ki; her öğretmen bir Kubilay olmalıdır. Bütün eğitim-bilim çalışanları ve halkımız, bağnaz düşüncelerin, kişi, toplum ve devlet yaşamını etkilememesi için duyarlı olmalı, Türkiye Cumhuriyeti`nin hedeflerini gerçekleştirmesi yolunda ilerici atılımları ilk günkü bilinçle sürdürmelidir.  Cumhuriyetin kazanımları, Atatürk İlke ve Devrimleri için tehdit oluşturan düşünce ve girişimler, ulusumuzun duyarlılığı ve sağduyusu  sayesinde hiçbir zaman amaçlarına ulaşamayacaktır. Kuşkusuz Türk ulusu Yüce Atatürk`ün aydınlattığı yolda ilerleyecek, cumhuriyetimize, ulusal değerlerimize bağlılığını her koşulda gösterecektir. Devrim şehidimiz Kubilay’ı, şükranla ve minnetle anıyor, huzurunda saygıyla eğiliyoruz" denildi. 

"Yüreklerimiz dağlandı"
Türk Silahlı Kuvvetleri`nin yürüttüğü Fırat Kalkanı harekatı sırasında 14 askerimizin şehit olduğu ve 33 askerimizin yaralandığı olay ile ilgili "Yüreklerimiz dağlandı" diyen Çanakkale Eğitim-İş Şube Yönetim Kurulu, yayınladığı mesajın devamında şu ifadeleri belirtti; "Türk ulusu, emperyalizme karşı verdiği kurtuluş mücadelesinde savaşın ne kadar korkunç olduğunu, yıkımını, kan ve gözyaşını çok yakından ve derinden yaşamıştır. Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, `Bir ulusun hayatı söz konusu olmadıkça savaş bir cinayettir.` diyerek, savaşın insanlık için yıkım ve felaket olduğunu belirtmiştir. `Yurtta barış, dünyada barış` sözüyle de ülkemizde ve tüm dünyada barışın yaşanması gerektiğini vurgulamıştır. Ancak bugün Atatürk’ün `yurtta barış, dünyada barış` politikasından uzaklaşan siyasi iktidar, ülkemizi emperyalizmin Ortadoğu’da sürdürdüğü kirli savaşa alet etmiştir. Mazlum uluslara örnek ve önder Mustafa Kemal’in kurduğu Türkiye’nin dış politikasında yaşadığı çöküşten ve Ortadoğu’nun yaşadığı bunalımdan çıkışın en önemli yolu AKP siyasetinin değişmesidir. Eğitim-İş hem bir emek örgütü olarak ve hem de ülkesinin bütünlüğünü, bağımsızlığını savunan bir demokratik güç olarak Mehmetçiğin kanının emperyalist amaçlar için akıtılmasına karşıdır. Eğitim-İş olarak El Bab’ta şehit düşen askerlerimize rahmet, acılı ailelerine, ulusumuza başsağlığı diliyor, yaralanan askerlerimize acil şifalar diliyoruz." denildi.
 (Şenol Güven)

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun