Erkek "Son 10 yılda Türkiye demokrasiden ve hukuktan hızla uzaklaştı"

22.08.2019         

CHP Genel Sekreteri, Genel Başkan Yardımcısı ve Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek, CHP İl Binasında açıklamalarda bulundu. Ülke ve Çanakkale gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Milletvekili Erkek, AKP hükümetini eleştirdi. Milletvekili Erkek; "Ak Parti artık Türkiye'yi yönetemiyor ve Türkiye artık maalesef savruluyor. Onun için bu mücadele çok önemli. Türkiye'nin bu şekilde savrulmasına daha fazla müsaade etmeyeceğiz" dedi.

 CHP Genel Sekreteri, Genel Başkan Yardımcısı ve Çanakkale Milletvekili Muharrem Erkek,  ülke ve Çanakkale gündemine yönelik açıklamalarda bulundu. Milletvekili Erkek’in CHP İl Binasında gerçekleştirdiği basın toplantısına, CHP YDK üyesi Serdar Soydan, Çanakkale Milletvekili Özgü Ceylan, Belediye Başkanı Ülgür Gökhan, Kepez Belediye Başkanı Birol Arslan, İl Başkanı İsmet Güneşhan ve Merkez İlçe Başkanı Ali Uyanık da katıldı. Konuşmasına İzmir’de 700 hektar ormanlık alanın yok olduğu yangına değinerek başlayan Milletvekili Erkek, bölgede yaptıkları tespitlerde Oman Bakanlığı ve THK arasındaki koordinasyonsuzluk nedeni ile yangının kontrol altına alınamadığını belirtti.   Orman Bakanlığı tarafından yangın ihalesinin özel bir şirkete verildiği ve bu şirketin yangın uçağının olmadığını ifade eden Milletvekili Erkek; “Orman Bakanı’nın birazcık onuru ve vicdanı varsa istifa etmeli. 17 yıllık tek başına bir iktidarın Bakanı çıkıp, ‘teknik olarak uçaklarımızın kullanılması mümkün değil’ diyor. Eğer bu mümkün değilse neden mümkün hale getirilmedi? Eğer uçaklarımız eski ise neden yeni uçak alınmadı?” dedi. 31 Mart yerel seçimlerinden sonra Kazdağları’nda büyük bir katliam gerçekleştiğini ifade eden Milletvekili Erkek; “Ama daha siyanür toprağa değmedi. Ağır metaller toprağımızı ve yeraltı sularını kirletmedi, zehirlenmedi. Ruhsatı iptal edin…! Çünkü her şeye rağmen daha topraklarımız, yeraltı sularımız kirlenmedi. Yeraltı suları kirlenirse bunun geriye dönüşü yok, bunu çok çok iyi biliyoruz” dedi.  AKP’nin 17 yıllık ‘tek başına iktidar’ döneminin muhasebesini yapmak zorunda olduğunu belirten Milletvekili Erkek; “Emperyalist güçler tek adam ister. Tek adamı halletmek kolaydır. Karşınızda güçlü bir meclis ve yargı varsa Emperyalizm istediğini yapamaz. 2004 yılında devletin, MİT’in ve Genel Kurmayın kendilerine sunduğu FETÖ gerçeğinin üstüne gitselerdi bugün, Türkiye bu acıları yaşamayacaktı” dedi. Milletvekili Erkek, “44 baronun Adli Yıl Açılışına katılmamasını yürekten kutladıklarını ifade ederek; “Bir siyasi parti genel Başkanı’nın huzurunda adli yargı açılışı olmaz” dedi. Bugün seçilmiş belediye başkanlarının görevden alındığını belirten Milletvekili Erkek; “Son 10 yılda Türkiye demokrasiden ve hukuktan hızla uzaklaştı. Şimdi seçilmiş belediye başkanlarını seçimden önce var olan soruşturmalar sebebi ile o soruşturmalara atıf yaparak görevden alıyorsunuz. Bu hukuk dışıdır. Seçmen iradesini gasp etmektir” dedi. AKP’nin artık Türkiye’yi yönetemediğini ve Türkiye’nin savrulduğunu vurgulayan Milletvekili Erkek;  “Freni patlamış kamyon gibi memleketimizi uçuruma doğru sürüklüyorlar. Onun için bu mücadele çok önemli. Demokrasiye, kuvvetler ayrılığına, çoğulculuğa, özgürlüğe, adalete inanan herkesin hangi siyasi görüşten olursa olsun bu mücadeleye destek vereceğine biz yürekten inanıyoruz. Türkiye’nin bu şekilde savrulmasına daha fazla müsaade etmeyeceğiz” dedi.

 
“Orman Bakanı’nın birazcık onuru ve vicdanı varsa istifa etmeli”
İzmir’de çıkan yangına müdahale konusunda hükümete sert eleştirilerde bulunan Milletvekili Erkek; “İzmir’de yaklaşık 700 hektar alanda maalesef oranlık alanımız yok oldu. Burada çok dikkat çeken tespitlerimiz oldu. Oman Bakanlığı ile THK arasında ki koordinasyonsuzluk ve inatlaşma yangının çok daha önce kontrol altına alınmasını engelledi. Ormanları korumakla yükümlü Orman Bakanlığı maalesef İzmir yangınında da basiretsizliğini bir kez daha gösterdi. THK’na ait, faal durumda Menderes ilçesinde bulunan uçak dahi kullanılmadı. Çünkü, Orman Bakanlığı yangın ihalesini özel bir şirkete verdi, o şirketinde yangın uçağı yok. Bu yangına THK ile birlikte koordineli bir şekilde müdahale edilseydi, bu kadar can kaybı olmayabilirdi. Bizim için bitkilerde, hayvanlarda canlı. Orman Bakanı’nın birazcık onuru ve vicdanı varsa istifa etmeli. 17 yıllık tek başına bir iktidarın Bakanı çıkıp ‘teknik olarak uçaklarımızın kullanılması mümkün değil’ diyor. Eğer bu mümkün değilse neden mümkün hale getirilmedi? Eğer uçaklarımız eski ise neden yeni uçak alınmadı? Neden kış aylarından gerekli tedbirler alınamadı? Kışlık, yazlık, uçan saraylar yaptıranlar neden bu memleketin ormanları için yangın uçakları almadı? Bu soruların cevabını hepimizi çok iyi biliyoruz. Bugün Türkiye yönetilmiyor savruluyor. İktidar sahipleri gaflet, dalalet ve hıyanet içerisinde. Nasıl Kazdağları’nda bu memleketin ormanlarına, suyuna, ihanet ediliyorsa, İzmir’de de ihanet edildi. Bu konunun çok yakın takipçisi olacağız” dedi.
 
“Ruhsatı iptal edin!”
Atikhisar’da yapılmak istenen siyanürlü altın madenciliği işletmeciliği için hükümete işletme ruhsatını iptal etme çağrısında bulunan Milletvekili Erkek; “Biz, Kazdağları’nı ne için korumak istiyoruz? Çocuklarımızın ve ülkemizin geleceği için. Kazdağları eko-turizmi ile doğası ile, tarım ürünleri ile binlerce yıl insanlığa hizmet edecek bir sistem. Eğer koruyabilirsek. Kazdağları’nda 31 Mart yerel seçimlerinden sonra büyük bir katliam gerçekleşti. Ama daha toprağa siyanür toprağa değmedi, ağır metaller toprağımızı ve yeraltı sularını kirletmedi, zehirlenmedi. 2013 yılında Çevre ve Şehircilik Bakanlığı olumlu ÇED kararı verdi. 2018 yılında da iktidarın baskısı ile Çanakkale Valiliği GSMR verdi. Bu ruhsatı iptal edin! Çünkü her şeye rağmen daha topraklarımızı, yeraltı sularımız kirlenmedi. Yeraltı suları kirlenirse bunun geriye dönüşü yok. Bunu çok çok iyi biliyoruz” dedi.
 
“Siyasi parti genel başkanının huzurunda adli yargı açılışı olmaz”
AK Parti’nin 17 yıllık tek başına iktidar döneminin muhasebesini yapmak zorunda olduğunu belirten Milletvekili Erkek; “Çünkü 17 yıl ülkeyi ‘tek başına’ yönettiler. Memlekette ne adalet kaldı, ne kalkınma. Bugün içlerinden bazı Milletvekilleri ‘artık AK Parti kapatılmalı, yeni bir parti kurulmalı’ diyor. İktidar olduktan çok kısa bir süre sonra 1 Mart 2003 tezkere getirdiler. O zaman TBMM’nin onurlu duruşu ile bu gerçekleşmedi. Türkiye’nin her zaman çok güçlü bir meclise ihtiyacı var. Dünyanın bütün gelişmiş demokrasilerinde siyasi güç merkezleri meclislerdir. Ama bugün siyasi güç merkezi ‘Beştepe Külliyesi, saray’ yapıldı.  16 Nisan 2017 suiistimalci, kötü niyetli Anayasa değişikliği yapıldı. Bu Anayasa değişikliği OHAL şartlarında gerçekleştirildi. Kuvvetler ayrılığının yıkıldığı bir yerde hukuk devletinden bahsedemezsiniz. 1 Mart tezkeresi ile yapamadıklarını tek adam rejiminde gerçekleştiriyorlar. Emperyalist güçler tek adam ister. Tek adamı halletmek kolaydır. Karşınızda güçlü bir meclis ve yargı varsa, Emperyalizm istediğini yapamaz. 2004 yılında devletin, MİT’in ve Genel Kurmayın kendilerine sunduğu FETÖ gerçeğinin üstüne gitselerdi, bugün Türkiye bu acıları yaşamayacaktı. Gelinen tabloda son 5 yılda hukukun üstünlüğü endeksinde tam 50 sıra geriledik. Onun için bugün 44 baro 2 Eylül’de gerçekleşecek adli yıl açılışına katılmıyor. Onları yürekten kutluyoruz. Açılışa, kuvvet ayrılığına verdikleri önem nedeniyle katılmıyorlar. Bir siyasi parti genel başkanının huzurunda adli yargı açılışı olmaz. İlk genel seçimde bizim Cumhurbaşkanı adayımız milyonların desteği ile seçimleri kazandığında bizim partimizin Genel Başkanı olmayacak. ‘Yargı Reformu Strateji Belgesi’ tartışılıyor. Ekim ayında paketin birinci kısmı gelecek. Adil yargılanma hakkı ve ifade özgürlüğünü engelleyen olumlu kanun değişikliklerini tabii ki destekleyeceğiz. Ama bu bir reform değil. Reform olabilmesi için Anayasa değişikliği lazım. Bugün yargıçlar ve savcılar ‘Hakimler ve Savcılar Kurulu’nun bu yapısı devam ettiği sürece bizden kahramanlık beklemeyin’. Çünkü güvenceleri yok. Yargıç güvencesi Anayasa ile teminat altına alınabilir. Bugün, Hakim ve Savcılar Kurulu’nun 13 üyesi var 6 üyesini biri Adalet Bakanı biri Bakan Yardımcısı ve 4 üyeyi tek imza ile bir siyasi parti genel başkanı belirliyor. Kalan 7 üyeyi de meclisteki salt çoğunluk yani bir kişi belirliyor. Onun in Hakimler Savcılar Kurulu’nun yapısında bir değişiklik yapmadan reformdan bahsetmek son derece iyi niyetli bir yaklaşım olur. Hâkimler Savcılar Kurulu’nun üyelerini yüksek yargı organları belirlemelidir” dedi.
 
“Belediye başkanlarının görevden alınması seçmen iradesini gasp etmektir”
Belediye başkanlarının görevden alınmasını hukuk dışı ve millet iradesinin gaspı olarak değerlendiren Milletvekili Erkek; “17 yılın sonunda geldiğimiz nokta da bugün seçilmiş belediye başkanlarını görevden alıyorlar. Ahmet Davutoğlu seçilmiş bir Başbakan olarak istifa ettirildiğinde CHP olarak tavır koyduk. AKP’li seçilmiş belediye başkanları istifa ettirildiğinde tavır koyduk. ‘Onlar FETÖ ile bağlantılıydı’ dediler ama haklarında bir tek soruşturma dahi yok. FETÖ terör örgütü ile bağlantılı olduğunu söylediğiniz belediye başkanlarını ne için yargıya teslim etmediniz. Bugün, PKK terör örgütü ile iltisaklandırdığınız belediye başkanları hakkında soruşturmalar var. 31 Mart’ta aday yaptığınız insanlar seçimleri kazandılar mazbatalarını vermediniz. Son 10 yılda Türkiye, demokrasiden ve hukuktan hızla uzaklaştı. Şimdi seçilmiş belediye başkanlarını seçimden önce var olan soruşturmalar sebebi ile o soruşturmalara atıf yaparak görevden alıyorsunuz. Bu hukuk dışıdır. Seçmen iradesini gasp etmektir. Erdoğan, ‘demokrasilerde bu işin namusu sandıktır’ diyordu. Sandık sonuçları her siyasi parti için bağlayıcıdır. Terörün değirmenine su taşıyorlar. Bu hukuksuz uygulamalar terörün ekmeğine yağ sürmektir. Bizim mücadelemiz demokrasi, hak, hukuk ve adalet mücadelesi. Seçim kanunları uyarınca, seçimlere girmeye hak kazanmış ve seçmen iradesi ile belediye başkanı seçilmiş kişileri seçim öncesi suçlamalara atıfta bulunarak görevden almak, seçmen iradesini gasp etmektir.  Seçim kanunlarına göre bu insanlar aday oldu. Seçme ve seçimle hakkı Anayasa’da güvence altına alınmış bir haktır. Seçmen iradesi keyfi uygulamalara heba edilmeyecek kadar önemli ve kutsaldır. İçişleri Bakanı Süleyman Soylu il il gezip aday gibi çalıştı. Gittiği yerlerde diğer partilerin adaylarına saldırdı. İnsanları mesnetsiz isnatlarla suçladı. Şimdi sandıkta yenemediği belediye başkan adaylarını merkezi idarenin yerel idare üzerindeki vesayetini kötüye kullanarak görevden aldı. Bu demokrasiye darbedir” dedi.
 
 “AK Parti artık Türkiye’yi yönetemiyor ve Türkiye artık maalesef savruluyor”
Maalesef artık AK Partiden adındaki adaleti beklemek, kalkınmayı beklemek mümkün değildir. Artık aldatma ve katletme partisi diyebiliriz. Çünkü demokrasiyi de katlediyorlar. Kazdağları’nda ağaçları da katlediyorlar, ormanları da katlediyorlar. Maalesef doğanın yeşilini bir türlü sevemediler. Onlar, doların yeşilini seviyorlar. Ama biz, Çanakkale’de ve Türkiye’de mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. AK Parti artık Türkiye’yi yönetemiyor ve Türkiye artık maalesef savruluyor. Freni patlamış kamyon gibi memleketimizi uçuruma doğru sürüklüyorlar. Onun için bu mücadele çok önemli. Demokrasiye, kuvvetler ayrılığına, çoğulculuğa, özgürlüğe, adalete inanan herkesin hangi siyasi görüşten olursa olsun bu mücadeleye destek vereceğine biz yürekten inanıyoruz. Türkiye’nin bu şekilde savrulmasına daha fazla müsaade etmeyeceğiz. Çalışmalarımızı karalılıkla sürdüreceğiz” dedi.
(Eren Aşnaz)
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER