Fener neden üstün?

16.03.2012         mail@canakkaleolay.com



Bugünkü konumuz,  haftalardan bu yana konuşulan ve Fenerbahçe ile Galatasaray arasında cumartesi günü Şükrü Saraçoğlu gösteri merkezinde oynanacak dev derbi. Yaşım ve görevlerim gereği Süper Lig maçlarının  büyük bir bölümünü  ya çıplak gözle izledim ya da televizyondan seyretme şansı buldum. İnceleyip, değerlendirdim. Fenerbahçe`nin özellikle Kadıköy`de ezeli rakibine karşı neden bu kadar tepkili olup, agresif oynadığını, Galatasaray`ı psikolojik erozyona uğratıp, sürekli kazanma içgüdüsü ile mücadele verdiğini masaya yatırdım.
 
1. Öncelikle şunu ifade etmeliyim ki, camiasına her vesile ile moral motivasyon pompalayan Aziz Yıldırım 12 yıldan buyana Fenerbahçe`nin başındadır. Üstelik yine camiasına göre mağdur olup, Metris’de bulunmaktadır. Başarıyı kendisine ilke edinen Aziz Yıldırım; UEFA. Şampiyonu olup, Süper Kupa kazanan Galatasaray`ı Türkiye`de sollamadan camiasını memnun etme imkanına sahip değildir. Kaldı ki, Galatasaray`ın Avrupa`da gerçekleştirdiği bu üst düzey başarı rekabet ortamı içinde Fenerbahçe`yi rahatsız etmiş, kıskandırmış, bu durum adeta egoya dönüşmüştür. Bir de buna sırasıyla; Denizli Atatürk, Ali Sami Yen ve Şükrü Saraçoğlu statlarında oynanan sezonun son maçlarında Galatasaray’a 2 kez, Bursaspor’a 1 defa talihsiz şekilde kaptırılan 3 lig şampiyonluğunu eklerseniz, Fenerbahçe`de  Galatasaray fobisinin nereden kaynaklandığı kendiliğinden ortaya çıkar.
 
2. Camiası ile birlikte Fenerbahçe; Fatih Terim`li dönemlerde Galatasaray`ın art arda yaşadığı 4 lig şampiyonluğunda siyasi otorite ile Futbol Federasyonu’ndan gördüğü sıcak yaklaşımı (Mesut Yılmaz, Tansu Çiller, Mehmet Ağar, Haluk Ulusoy, Türker Arslan, Bülent Yavuz) ve himayeyi asla unutmamaktadır. Şike davasında da Fenerbahçe ile Galatasaray arasındaki çekişme had safhadadır.
 
Şimdi şöyle bir hafızalarımızı yoklayarak, geriye doğru gidelim. Dönemin Başbakanları Mesut Yılmaz ve Tansu Çiller, sporda etkili ve yetkili isim İçişleri Bakanı Mehmet Ağar, Futbol Federasyonu Başkanı Haluk Ulusoy, onun maaşlı memuru gibi çalışan MHK. Başkanı Bülent Yavuz, Tahkim Kurulu Başkanı Türker Arslan hem fanatik ölçüsünde Galatasaraylıdır, hem de kongre üyeleridir. O 4 sezonda Fenerbahçe ve Beşiktaş`a Futbol Federasyonu tarafından yapılan haksızlıkları ve uygulanan yaptırımları saymaya kalkarsak, bunları sütunlarımıza sığdıramayız.
 
3. Yıllardan buyana Fenerbahçe camiasının içine sindiremediği Galatasaray rahatsızlığı, Başkan Aziz Yıldırım`lı dönemde sportif açılımdan önce tesis seferberliğine dönüşmüş, akustik ve mükemmel ambiyansa sahip olan ve seyirci ile iç içe denebilecek Şükrü Saraçoğlu Gösteri Merkezi yaratılmıştır. Şimdi de buna 15 bin seyirci kapasiteli Spor Salonu eklenmiştir.  İşte bu dev statta, kulübün tüm unsurlarının katılımıyla Galatasaray`a 15 yıldan buyana üstünlük sağlayan Fenerbahçe, her defasında UEFA Şampiyonu`nu mağlup etmenin tarifsiz ve doyumsuz keyfi ile tatmin olmaktadır.
 
Kesin inancım odur ki; Avrupa`da Galatasaray`ın yakaladığı başarıyı asgariden egale edecek Fenerbahçe`nin Sarı-Kırmızılı takıma karşı bu denli agresif ve tepkili olmayacağını, ezeli rekabette 15 yıl öncesinin ebedi dostluğunun yaşanacağını söylemeliyiz. Galatasaray`ın Fenerbahçe fobisini atlatmasının en önemli şartının ise Sarı-Kırmızı`lı futbolculara verilecek psikolojik destekle aşılabileceğini ifade etmeliyiz.

3932

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun