Futbol'da özgüven

06.12.2020         mail@canakkaleolay.com



İş ve sosyal alanın her boyutunda olduğu gibi, Dünya`nın 1 numaralı spor dalı olan futbolda da `Özgüven` sahibi olmak müthiş bir olgu. `Ben bu işi başarırım, bu işin üstesinden gelirim` diyebiliyorsanız, ne ala. Eğer, meşin yuvarlağın peşinden koşarken, pozisyon bulmuş iseniz, `Acaba vurursam gol olur mu, kaleci mi tutar, auta mı gider diyorsanız` ya da ben buradan vurursam gol olmaz derseniz `Kendinize güveniniz` yok demektir. Topa sahip olduğunuz zaman bir an önce ayağımdan çıkarayım, zira gelip alırlar diye düşünürseniz, acele ile yaptığınız ataktan sonuç alamazsınız. Tabii, bu arada acele ile çabuk oynamayı da birbirine karıştırmamalıyız. Topu sürerken, ben bu topu sıfıra kadar götürür, oradan da pas atabilrim derseniz, bu topu olumlu kullanır ve takım arkadaşınıza verirsiniz. Gelen final pasının ardından Bariz Gol Şansı yakalayıp, kaleci ile karşı karşıya kalmışsanız ve kuşkulu şekilde `Ben bu golü atamam` diyorsanız, kalede kaleci olmasa bile hiç farketmez. Boş kaleye de golü atamazsınız.
Kendine güvenmiyen futbolcu, sorumluluk da alamaz. Kaçak güreşir. Saklanır. Kendini yormaz, dolayısıyla az hata yapar, tepki de almaz. Ama, artık böyle futbolcular rağbet görmüyor. Al-Gülüm, Ver-Gülüm futbolu tarihe karıştı. Yan pas, geriye pas devri de çoktan bitti. Dikkat edin, bazı futbolcular vardır. Top nereye giderse gitsin, dönüp dolaşıp tekrar onun ayağına gelir. Top önünde kalır. Zira bu futbolcu kendine güvenmektedir ve ısrarcıdır. Yani futbol oyununun 2 yönünü de etkili şekilde kullanıyordur. Futbolda Şut`un çok önemli bir unsur olduğunu söylemeliyiz. Şut atacak oyuncu kararlı ve cesaretli olmalı, kendine güvenmelidir, Şut atma sorumluluğunu üstlenmelidir. En büyük sorun budur. Bu sorumluluğu futbolcuların çoğu maalesef almıyor.. Antrenörün, yöneticilerin ve taraftarların en istemediği şey, pozisyona girip de şut atmamaktır. Unutmamalı ki, goller sert yan ortalardan, ölü topların olumlu kullanılmasından ve şutlardan gelmektedir. Bu da özgüvene dayanmaktadır. Yapılacak işlerin başında futbolculara özgüven aşılamak gelmektedir, buna motivasyon mu dersiniz, moral kondisyon mu dersiniz, ne derseniz deyin.
 
İnanırmısınız, `Beceremem` diye taç atmayan, taç atan oyuncudan pas almaya gitmeyen, penaltıdan öcü gibi korkan, aman bana top gelmesin, hele dar alanda hiç gelmesin diyen futbolcuları izliyoruz. Bunlar nasıl başarılı olacak. Topa kafa vurmayan, dizim döner diye ikili mücadeleye girmeyen oyuncular, maalesef taraftarlarını hüsrana uğratıyorlar. Dip not olarak şunu da ifade etmemiz gerekiyor. Türkiye`de eğer, Galatasaray Şampiyonluk sayısı ile Avrupa başarısında diğer büyüklere göre önde ise bunu, özgüveni üst düzeyde olan Fatih Terim`e borçludur. Çünkü, onun elindeki tüm futbolcular birer özgüven abidesi oluyorlar. 

Cahit Göveren
Klasman E Gözlemci

1786
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER