Futbol’un gerçekleri….

15.03.2011         mail@canakkaleolay.com



Futbol oyununda;  çeviklik, önsezi, kararlılık, sürat, ustalık, ayrıca şut atan oyuncunun vücudunu pozisyonunun durumuna göre kullanması son derece önemlidir. Şut pozisyonuna giren futbolcu, bu sorumluluğu mutlaka üstlenmelidir. Bu anlayışta, gol atmak da vardır, atamamak da. Ancak, futbolcular şunu iyi bilmelidir. “Hataların en büyüğü şut pozisyonuna girip de vuruş yapmamaktır.”
Bir müsabakada kırk şut atmak size fazla gelebilir. Eğer, altı pasta yani, kale alanı içinde ya da ceza sahasında veya yayda, geri pası yapmazsanız, önünüz boş ise sürüp vurursanız ve de topa basıp çay kahve istemezseniz, inanın bu sayı daha fazla olabilir. Gelecek tepkilere göğüs gerer, yani sorumluluk alırsanız, şut sayısı fazlalaşır. Bildiğimiz birçok futbolcu maalesef bu sorumluluğu almıyor.
Önemli prensiplerden biri de inanmaktır. İnanmak başarmanın yarısıdır. Bir işi başaracağınıza kalben inanmıyorsanız, o işin üstesinden gelmeniz gerçekten çok zordur. Kaleye şut attığınızda gol olmazsa "Seyirci ne der, hocam ne der, arkadaşlarım ne der” diye düşünürseniz, o şutu atamazsınız, kusura bakmayın ama bu mücadeleyi de kazanamazsınız. Ve de gol kaçırmış futbolcu olmaktan kurtulur, sorumluluğu ya başkalarına bırakır ya da takım  arkadaşınızla paylaşırsınız. Evet, çok net ifade ediyorum. Sorumluluk almalısınız. Çünkü, bu işten para kazanıyorsunuz. Milyonlarca insan size güveniyor. Onları üzmeye hakkınız yok. Milyarlarca lirayı alıp da yan gelip yatma hakkınız ise hiç yok. Kısaca, kaçak güreşmeyeceksiniz, inanacaksınız ve başaracaksınız. Başarı, öyle fazla uzaklarda da değil.
Prensiplerden birisi de disiplindir. Bu konuda hiç taviz verilmemelidir. Bütün işlerde disiplin çok önemlidir. İş, aşk ve aile hayatında olduğu gibi sporda da disiplin ön planda gelir. Futbolcu, çıkıp topunu oynasın “Disiplinsizliği beni entrese etmez” diyemezsiniz. "Başarının temeli disiplin ve itaattir." Ekmeğini bu meslekten kazanan oyuncu yaşantısına dikkat etmeli, taşıdığı unvanın sorumluluklarını yerine getirmelidir. Hayta, laf dinlemez, kavgacı, antrenmanda kaytarıcı ya da gece sabahlara kadar ayyaş olmamalı. Olursa, allemeyi cihan olsa gözünün yaşına bakılmamalıdır. Bazı devlet memurları vardır. Keza, özel sektörde de bu böyledir, "Ben olmazsam bu işler yürümez, bunlar bana muhtaç” diye düşünürler. "Kaz’ın ayağı hiç de öyle değildir. Birileri gider, yenileri gelir, işler tıkır tıkır yürür. Hiç bir iş şahıslarla kaim değildir. Disipline uymayan futbolcuya,  yıldız da olsa tahammül gösterilmemelidir. Zira, ona verilen ödün yarın başkalarına da verilmek durumunu ortaya çıkacaktır. O zaman; “Cin çalıp, şeytan oynayacak” seyirciler ve yöneticiler de kahrolacaktır.

2864

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun