Futbol`un gerçekleri ....

02.02.2016         mail@canakkaleolay.com

Günümüz futbolunda bir maçın kazanılıp, kaybedilmesinde şüphesiz pek çok faktör öne çıkıyor. Başarıya giden yolda bireysel yeteneklerin takım performansına olumlu şekilde yansıtılması ön koşul. Futbolcuların müsabakalara fiziksel olduğu kadar zihinsel ve ruhsal problemlerden arınmış olarak hazırlanması da gerekiyor. Çağdaş futbolun gerçekleri ile gereksinimlerini böylece özetledikten sonra, şimdi gelelim oyunun 2 yönünü irdelemeye;

 

 
1.Top rakipdeyken ne yapılmalı?
Mutlaka ağresif mücadele tarzı benimsenmeli. Rakibin pas trafiği engellenmeli. Rakip; pozisyon ve bireysel hataya zorlanmalı. Yumuşak oyun yerine rakibi rahatsız edici, sert oyun tarzı tercih edilmeli. Gerekiyorsa, üçüncü ve ikinci bölgede sarı kartı gerektirmeyen faüller yapılmalı. Takım savunması öne çıkarılmalı. Rakibin final pası üretmesine ve şut atmasına imkan verilmemeli. Alan daraltıp, rakibe yeteneklerini sergileyeceği boş saha bırakılmamalı.
 
2. Topa sahip olduktan sonra ne yapılmalı?
Ayağa pas yapılırken, genellikle yerden oyun tercih edilmeli. Topu kanatlara taşıyıp, kenardan savunmanın dengesini bozacak sert ortalar yapılmalı. Kaleye mesafe tanımaksızın ani ve sert şut atılmalı. Topun takımda sürekli kalması için, orta saha daha çok paslaşılarak geçilmeli. Yakınlaşma ve yardımlaşma yapılmalı. Kontra atakla rakip kaleye en kısa yoldan çabuk gidilmeli. Gol kadar final pasının da önemli olduğu unutulmamalı. Duran top organizasyonunda değişik varyasyonlar denenmeli. Pres anlayışı ile rakip hataya zorlanmalı.
                                             
Gözlemciler yetersiz!
Profesyonel liglerde düdük çalıp, bayrak sallayan hakemlerin her yıl sınava girdiği Türk Futbolu`nda, gözlemcilerin ahbap-çavuş ilişkileri içinde profesyonel ve amatör müsabakalara tayin edilmesi hakemliği çöküş noktasına getirdi. Nerede kaldı, o Türk futbol hakemliğinin görkemli günleri. Ahmet Güvener ve Bedri Dölkeleş dönemlerinde hakemler kadar onlara not veren gözlemcilerin sınava tabi tutulduğu sistem. Ciddi şekilde düzenlenen seminerler, kadroya girebilmek için ders çalışıp, birbiriyle yarışan gözlemciler. Sezon başlarında objektif değer yargıları içinde dosta düşmana ilan edilen gözlemci sınav notları. İyi not alanın kritik maçlara gittiği, başarısız olanların ise geçmiş bekraundu ne olursa olsun avcunu yaladığı o günler.
Bir defasında hatırlıyorum da, Bursa Atatürk Stadı`nda dönemin üst düzey hakemlerinden İstanbullu Uğur Bekdemir`in önemli bir maçta gözlemciliğini yapıyordum. Müsabakayı; o süreçte gözlemcilik sınavında başarısız olup, bu sıfatı alamayan bir eski hakem benimle beraber sadece seyirci olarak izledi. Neyse uzatmayalım, bu zat sonraki yıllarda hasbelkader Merkez Hakem Kuruluna girdi ve başta 4 büyüklerin maçlarında gözlemcilik yapa yapa cirit attı. Peki, bu kişi sadece bir sezon önce girdiği gözlemcilik sınavında 70 numara bile alamayan aynı insan değilmiydi. İşte bunların benzerlerinii şimdi tüm illerde görüyoruz. Gözlemci sınavından geçmeyen, eş dost tavsiyesi ile gözlemci kadrosuna alınıp, Beynelmilel Futbol Oyun Kuralları`ndan habersiz olanlar, size sesleniyorum. Bu müesseseye yazık değil mi?
 Sizler her şey olabilirsiniz, ancak milyonların ilgi duyduğu bu dumansız sanayi dalında hakemlik yapan kişileri ne izleyebilir ne de not vererek değerlendirebilirsiniz. Size yakışan, hiç vakit geçirmeden bu ulvi kurumdan bir an önce ayrılmanız olacak. Açık söylüyorum, Türk futbol hakemliğine yazık ettiniz.

1153

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun