Galatasaray favori...

13.12.2020         mail@canakkaleolay.com



Coronavirüs salgını nedeniyle, profesyonel liglerinin alt kategorilerinde olduğu gibi, Süper Lig`de de kulüplerin sıkıntılı dönemi artan bir hızla devam ediyor. Güç dengeleri birbirine yakın olan takımların, seyircisiz oynadığı maçlarda her türlü sonuç alınabiliyor. İyi hazırlanıp, kazanmayı daha çok isteyen takım, yeşil sahalardan gülerek ayrılıyor. Tıpkı, Kadıköy`de tarihi bir skora imza atıp, mutlu olan Y.Malatyaspor gibi. Süper Lig`de maratonun dörtte biri oynandı.12. hafta maçları geride kaldı. Son iki sezondan buyana A. Alanyaspor`un takdir edilecek başarısından ve biraz da D.G. Sivasspor`un çıkışından bahsedebiliriz. Ancak, özellikle bu sezon gösteriyor ki, Şampiyonluk yarışı daha da çetin geçecek gibi. Klasmanın tabanında ve tavanında takımların uzun sürede birbirlerinden kopması da mümkün gözükmüyor.

Pek çok imkansızlığa karşın Sergen Yalçın motivasyonundaki Beşiktaş ile uzun lig maratonlarına damga vuran Fatih Terim yönetimindeki Galatasaray`ın bu yarıştan kopmaya hiç niyetleri yok. Fenerbahçe`ye gelince; kırılgan bir kadro yapısı olan, iç sahada sürekli bocalayan, skorer bir forveti de bulunmayan Sarı-Lacivertli takımın zirve yarışında var olabilmesi oldukça zor. Kaldı ki, Fenerbahçe`nin mevcut kadrosu bazıları tarafından söylendiği gibi, asla kaliteli değil. Ara transferi değerlendirmekten başka seçenekleri yok. Şampiyonluğun en büyük favorisinin Galatasaray olduğunu vurgulamalıyız. Çünkü, bu takımın başında Türkiye Süper Ligini çok iyi bilen, saha içi davranışları gibi saha dışı tavırlarıyla da rakiplerini bozan, takımına coşku verip, motivasyonu yükselten Fatih Terim bulunuyor. Adil Oyun (Fair-Play) ve centilmenliği rafa kaldırıp, PFDK`dan uzun süreli cezalar alsa da, kabul edelim ki, Fatih Terim Sarı-Kırmızılı takımın en büyük artısıdır. Cim-Bom`un bundan önceki Şampiyonluklarına baktığımızda ise hedefe ulaşmak için her yolu kullandığını da görebiliyoruz. Ekonomisi oldukça bozuk olan Beşiktaş`ın, Sergen Yalçın`ın futbol aklı ile başarılı olduğunu, önce savunma-sonra hücum anlayışı ile takımını motive ettiğini söylemeliyiz. Fenerbahçe`nin zirve yarışında yol alabilmesi için rakiplerinin açık futbolu tercih etmesi avantajı, sahayı daraltarak kendi yarı alanında kalması ise dezavantajı olarak karşımıza çıkıyor. Şampiyonluk yarışında kuşkusuz hakem yönetimleri de belirleyici olacak. Hakemler, her geçen sezon aşama yapacağına, tam tersi, vitesi geriye takıyor. İnanılmaz hatalar birbirini kovalıyor. Doğru ve başarılı şekilde kullanılması durumunda hakemin yönetimini kolaylaştıracak VAR sistemi bile onların çağdaş normlara sahip olmasını sağlayamıyor. Oysa ki, korkmaya hiç gerek yok. VAR, zaten büyük hata yapılabilecek; Ofsayt, Penaltı, Topu elle oynama, Kırmızı Kart ve Gol gibi önemli kurallarda hakemi uyarıyor. Pekii, geriye ne kalıyor. Onu da söyleyelim. `Her iki takım adına da eşit hareketlere, eşit teknik ve disiplin ceza uygulaması yapmak` Yani, keyfi uygulamalardan kaçınmak. Egolarını, soyunma odasında bırakmak ve çifte standart yapmamak. Ayrıca; sözle, el-kol ya da vücut diliyle davranış bozukluğu göstermemek. Bu sezon müsabakalarda seyircinin olmaması hakemin yönetimini son derece akıcı hale getirdi. Unutulmamalı ki, bir maçın seyir keyfi vermesindeki en büyük pay hakemindir. Teşbihte hata olmaz. Başarılı hakemlerin artması dileği ile yazıma bir askeri tabirle son vermek istiyorum. "Haydi Çal Düdüğü...., Yürüt BölüğüEğer, Yürütemezsen Bölüğü, Elinden Alırlar Düdüğü."

Cahit Göveren
Klasman E Gözlemci


1728
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER