Gezi/Haziran olunmalı…

30.05.2016         tkoc@comu.edu.tr

Duydunuz mu? “Zonguldak’ta Balçınlar Madencilik işçilerinin kömür ocağında başlattığı açlık grevi, bugün 9’uncu gününde. Yerin altında açlık grevi yapan işçiler, yalnızca açlıkla değil; soğuk, biriken gazlar ve farelerle de mücadele ediyor. Çok sayıda işçi rahatsızlanarak hastaneye kaldırılırken, dün itibariyle eylemi sürdüren 40 kadar işçi, kendilerine iş güvencesi sağlanmadan eylemi bitirmeyeceklerini ve ocaktan çıkmayacaklarını söylüyor. Öte yandan, Zonguldak’a gelerek açlık grevindeki işçilerle görüşmek isteyen CHP’li milletvekillerinin ocağa girmesi, Valilik talimatıyla engellendi.” (Birgün, Emek servisi).

 

 

 

            Ne istiyor bu işçiler?

            Her birinin 4-5 aydır ödenmeyen maaşlarını.

            Vali ne diyor?

“Hukuka aykırı biçimde ocağı işgal yoluyla eyleme devam eden işçiler hariç, diğer işçilere iyi niyetimizin göstergesi olmak üzere yarın (bugün) sabahtan itibaren eşit olarak ödeme yapılmasına başlanacak” (Birgün, Emek servisi).

 

            Sen kimin valisisin?

            Ne demek şimdi bu?

            Emeğinin karşılığını istersen ve bunun için mücadele edersen hiçbir şey yok hatta cezalandırılırsın ve hatta öldürülürsün.

            Çok mu sert ifade ettim?

            Yok mu bunun örnekleri?

            Var hem de onlarca, yüzlerce.

 

            Bu durum akla o kadar çok soru getiriyor ki?

            Bunlardan ilki; Eyleme katılmayanlar ne hakla ve/veya yüzle aslında hak ettikleri ama eyleme katılmadıkları için ödemenin yapılmasında katkılarının olmadığı paraları nasıl alacaklar?

            Eminim ki emeklerinin karşılığını almak isteyen işçiler için ne dedikodular ve/veya karalamalar yapılmaya başlanmıştır. Bilindiği gibi bu karalamalar dönemine ve/veya yerine göre dinsizlik, komünistlik, anarşistlik, vatan hainliği ve bunlar gibi olacak. Ama hiçbir zaman taciz, tecavüz, sarkıntı gibi suçlar/sapıklıklar ile suçlanmayacaklar. Çünkü bu çirkinlikler güncel durumda siyasal, sosyal yükselme ve zenginleşme aracı olarak kullanılıyor.

            Nedir bu madencileri suçu?

            Emeklerinin karşılığının çok azı olan ama 4-5 aydır ödenmeyen aylıklarını istemek.

            Suça bakın.

            Suçların en büyüğü.

            Emeklerinin karşılığını istemek.

            Evet, emperyalizm ve taşeronlarının en güçlü olduğu güncel durumda en büyük suç “Emeğinin karşılığını istemektir”.

 

            Bütün bunlara ek olarak bu emekçilerin yalnız kalması esas üzerinde duracak konudur. Bunu sosyal medyada yer alan “Ölsek gelirlerdi, hak ararken kimse yok.” şeklinde aktarılan ifadeleri hem olayın hem de ülkenin durumu özetliyor.

            Haberde madenin girişinde plastik sandalyelere oturmuş, boynu bükük, umutsuz bekleyen eşler, çocukların fotoğrafı vardı.

            Bu emekçileri neden yalnız bırakıyoruz?

            Emek mücadelesi verenleri yalnız bırakmak toplumsal davranışımız mı oldu?

            Zonguldak çevresinde Ocak 1991 Büyük Madenci Yürüyüşünü gerçekleştirmiş madenciler var. Yalnızca bu madenciler yerinden hafif kımıldasa her şey değişir.

            Toplum olarak olayları yalnızca seyredip lafını/yorumunu/analizini/dedikodusunu yapar olduk?

            Belki yanılıyorumdur ama bana öyle geliyor.

            Ve hatta devamında benim analizim senin analizini döver yarışına girip zaten az olan emekten yana olanları, sömürenlerin istediği gibi, hem etkisizleştirip hem de bölme işini yapıyoruz gibi geliyor bana.

 

Denizin üstünde ala bulut

yüzünde gümüş gemi

içinde sarı balık

dibinde mavi yosun

kıyıda bir çıplak adam

durmuş düşünür.

 

Bulut mu olsam,

gemi mi yoksa?

Balık mı olsam,

yosun mu yoksa?..

Ne o, ne o, ne o.

Deniz olunmalı, oğlum,

bulutuyla, gemisiyle, balığıyla, yosunuyla. (Nazım Hikmet Ran)

 

            Evet, işte Nazım usta söyleyeceğini söylemiş.

Yalnızca söylemiş mi?

Elbette hayır. Söylediği gibi yaşamış Nazım usta.

 

E şimdi ne olmalı açıkça söylesene, derseniz.

Şimdi; düşünce farklılıklarıyla, inanç farklılıklarıyla, etnik kimlik farklılıklarıyla, madencisiyle, taşeron işçisiyle, güvencesizleştirilen ve süründürülen memuru ile

Ne o, ne o, ne o

Birleşe birleşe kazanmak için

Gezi/Haziran olunmalı

Gezi/Haziran olunmalı…

 

 


544

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI

Tarih yerine AVM
18.01.2017    2524
Çanakkale’de su kesintisi
19.01.2017    1252
Kaza mı, kasıt mı?
23.01.2017    905