Girişimci üniversite sıralaması

31.07.2014         tsavas@comu.edu.tr



Geçenlerde TÜBİTAK`tan bir e-posta aldım. "Girişimci ve yenilikçi üniversite" sıralaması sonuçlarını bildiriyordu. Neye göre seçiliyor bu girişimci üniversiteler?
1. Bilimsel ve teknolojik araştırma yetkinliği,
TÜBİTAK`ın deyimi ile bu boyutta değerlendirmeye esas olarak alınan ölçütler şunlardır:
Bilimsel yayın sayısı, atıf sayısı, AR-Ge ve yenilik destek programlarından alınan proje sayısı ve fon tutarı, Ulusal ve uluslararası bilim ödülü sayısı ve doktoralı mezun sayısı...
2. Fikri mülkiyet havuzu,
Bu boyutta da patent başvuru sayısı ya da tasarım belgesi sayısı gibi ölçütler var.
3. İşbirliği ve etkileşim,
AR-GE çalışmalarına temel teşkil eden farklı kurum ve kuruluşlarla ortak çalışmalar bu boyutun altında değerlendiriliyor.
4. Girişimcilik ve yenilikçilik kültürü,
Bunun da altında söz konusu kültüre yönelik dersler, teknoloji transfer birimleri, teknopark ya da TEKMER`lerde çalışan personel sayısı bulunuyor.
5. Ekonomik katkı ve ticarileşme,
Akademisyenlerin, öğrencileri veya mezunların teknoparklarda ya da TEKMER`lerde sahip olduğu faal firma sayısı, bu firmalarda istihdam edilen sayısı, lisanslanan tasarım sayısı gibi ölçütler 5. boyutun altında yer alıyor.
Öteden beri kapitalizm üniversiteleri ve bilimi kar amaçlı kullanmaktadır. Önceleri belki bunu dolaylı olarak yaptı, şimdi ise alenen yapıyor. Neoliberalizm uzunca bir süredir üniversitelerin ticarileşmesi yönündeki propagandasını sürdürüyor. Neoliberal görüşlü yöneticiler vasıtasıyla ve bilim görüntüsü altında bazı teşviklerle son sürat şirketleşmeye doğru gidiyor üniversiteler.
ÇOMÜ`de her ne kadar Ramazan AYDIN zamanında da bu yönde girişimler olsa da şirketleşme emarelerini Ali AKDEMİR`le birlikte yoğun olarak hissetmeye başladık. Ramazan AYDIN zamanında ÇOMÜ deyim yerindeyse "dibine kadar" bilim diyorduysa Ali AKDEMİR zamanında da "eğitim-öğretimi" ön plana çıkardı. Ayrıca dışa dönük olarak, faaliyetler anlamında, bilimsel demeye dilim varmıyor, çeşitli toplantılar teşvik edildi.
Hep şöyle dedim, yahu bunun ortası yok mu? Elbette var. Üniversite öncelikle bilim demektir. Neyse ki girişimci ve yenilikçi üniversite sıralaması da bunu yadsımıyor. Ancak ticarileşme ve şirketleşmenin bilime zarar vereceğini söyleyebilirim.
Ekonomik anlamda liberal düşündüğünü söyleyenler bu anlamdaki girişimciliği ve yenilikçiliği destekleyeceklerdir. Ancak gariptir ÇOMÜ 2012`de girişimci ve yenilikçi üniversiteler arasında ilk 50 içerisindeyken (ki bunda da bilimsel ve teknolojik araştırma yetkinliği en büyük paya sahip) 2013 ve 2014 yıllarında ilk 50`den düşmüş.
Elbette...
Gördüğünüz gibi girişimci ve yenilikçi üniversite ölçütleri arasında inşaat yok, müteahhitlik yok, kadrolaşma yok, sürgün yok, adının ne kadar büyük yazıldığı yok, geceleri ne kadar aydınlatıldığı yok...
Her ne kadar ticarileşme yönüyle desteklemiyor da olsam, bilimsel yanı ile girişimciliği ve yenilikçiliği önemsiyorum ve şunu söylemeden geçemeyeceğim. Girişimci ve yenilikçi üniversite için insana ihtiyaç var. Binalar bilimsel anlamda "girişimci ve yenilikçi" kafada olmayan, çalışkan ve zeki insanlar olmadan hiç bir anlam taşımaz.
Eğitim değil, önce bilim diye boşuna demedik...

1323

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun