Güven

19.06.2015         tsavas@comu.edu.tr



Günümüz Türkiye toplumu güven bunalımı yaşıyor. Kimse yek bir diğerine güvenmiyor. Hâlbuki toplumsal yaşam ve düzen güven üzerine kurulabilir. Aydınlanmayı yaşamış, yaşamakta olan ve demokrasinin toplumun iliklerine değin işlediği ülkelere bir bakın, adamların önceliği güvenmek. Ha, eğer güvendikleri güvenlerini boşa çıkarırsa, eee o zaman gel bakalım diyorlar; cezalardan ceza beğen… Bizde ise tersine, önceliğimiz güvenmemek üzerine. Elimizden geleni ardına koymayız. Tüm mevzuatı, ulan nasıl olur da yolsuzluğu, hırsızlığı, üçkâğıdı önlerim, diye yaparız. Ama bu mevzuat sadece dürüstçe işini yapan insanlara engel olur. Yapan yapacağını yine yapar ve ne hikmetse onca mevzuata rağmen yapan yaptığı ile kalır. Bir de garip bir uygulama daha var. En güvenilmezlere tepedekiler pek bir güvenirler. Adamda kişilik bozukluğu var; Allah bir dediğine inanmazlar. Güvensizlik dip yapmıştır adamda, ama ne iştir ki tepedekiler bunları pek bir tutarlar. Siz nedenini anlayabiliyor musunuz? Bu nedenledir ki zaten burnumuz boktan kurtulmuyor. Toplumun güvenmediği Homo sapiens’ler, bir nedenle toplumdan teveccüh görüp tepeye yerleşmişlerce pek bir tutuluyorlar. Neden? Bu kimsenin güvenmediği Homo sapiens’ler her tarafa dönebilirler… Bu bir neden olabilir mi? Bu kimsenin güvenmediği Homo sapiens’ler iyi yalan söylerler… Olabilir mi? Bu kimsenin güvenmediği Homo sapiens’ler para, mal, mülk ve özellikle koltuğa pek bir tamah ederler… Bu bence iyi bir neden, ya sizce? Bu güvenilmez Homo sapiens’ler iyi yalarlar… Hah, galiba en iyi neden bu; toplum olarak pek bir severiz yalanmayı, değil mi ama? Güvenilir insan yok değil; ama onlar da fazla güvenilir be… Atasözümüz bile var: “Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar”. Güvenilir insanlara sadece güvenilir. Onlar öyle hart zurt edemeyeceklerinden “lider” olamazlar. Hatta fazla güvenilir oldukları için, sadece güvenilecek zamanlarda onlara başvurulur. Onlar öyle kolay kolay kimseyi satamazlar; bu nedenle öyle fazlaca yanlarında olmaya gerek yoktur. Çünkü şimdi yine gereksiz (!) yere doğruyu söyleyecekler ve asabımız bozulacak… Tabi güvenilir insanların bir olumsuzlukları daha var. Şimdi herife baktıkça benim öyle ya da böyle nasıl zaman zaman da olsa kıvırdığım aklıma gelir. Sonra zaman zaman da olsa yalan falan da söylemiş olabilirim. Sonra zaman zaman güvenilir insanların arkasından iş de çevirmiş olabilirim; hata yapmışımdır, ama güvenilir ya, bana zarar vermez. Pek bir görmesem de olur. Görürsem her şeyi zaten yüzüme söyler, asabım bozulur. Yok, yok görmeyeyim. Lazım olursa zaten seslensem yardıma koşar. Ama yardım edeceği bir şey yoksa; yok, yok şimdi yüzüme düşündüğü “doğruları” söyler, asabım bozulur… Güven kültürel bir değerdir. Anlayacağınız biyolojimizden kaynaklanmaz. Kültür insana güveni aşılar. Ama yozlaşmamış, kent ya da kırsal kültürü… Hele ki üniversite ortamı; burada güven oluşturulamazsa hiçbir yerde oluşturulamaz. Birçoğumuz bunun ne demek olduğunu yurt dışındaki üniversitelerden biliriz. Ama nedense geri dönünce özümüze de dönüyoruz. Geçmişe mazi… denir. Hâlbuki görevimiz çevremize örnek olmak değil mi? Birileri bir zamanlar “önce insan” diye başlamıştı. Ama Üniversitemizi ne hale getirdiklerini gördük. Huzursuz, güvensiz, bilimsiz bir üniversite (!) olduk çıktık. Bunu değiştirmek mi istiyorsunuz, kolay, insanların %80’ninin güven duyduğu, liyakatli insanlara yönelin. Onlar zaten insandır!
753

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun