HAKİKATTEN ÜSTÜN BİR ŞEY YOKTUR...

03.01.2021         



Aşktır ki bu evrenin varoluş sebebi. Sen ben; konuşmak için...Bir elin parmakları gibidir insanlık. Hint metni Bhagavad Gita `da denir ki; tüm insanları aynı ana babanın kardeşleri aynı öğretmenin öğrencileri gibi gör.
 
Çok sevdiğim bir arkadaşımla konuşurken ister insani bazda ister ülkeler bazında neden bu kadar savaş var diye sordum.. Evet çok farklı açılardan çok fazla analiz yapabiliriz... Çıkarlar, para , tarihsel öç almalar, genetikHepsine tamam....AMA AKLIM ALMIYORVE FAKAT kendi içimdeki isyanı susturmuyor...Tüm olan biten olgusal olarak önümde duruyor ve ben bunun neresinde duruyorum durmalıyım diye sorguluyorum kendimi 14 yaşımdan beri... Ne yapayım ne yapmalıyımDeve kuşu gibi bir tavır alamadım hiçbir zaman... Konu ne olursa olsun... Sadece yöntemler üzerinde tartışılabilir. Ancak Kuçuradi`nin de dediği gibi başkaldırı için Felsefe okudum....Anlamlandırmak içinBir konuda mücadele edeceksem bilgiyle donanmak için... Bahsettiğim başkaldırı siyasetler, silahlar , ÇATIŞMALAR ÜSTÜ BİR BAŞKALDIRIKendi zihnine de başkaldır diyor bir filozof yeri geldiğindeBahsettiğim savaş İNSAN olma mücadelesi tüm insanca kusurlarımla ve insanca hallerimle beraber...Kendinle savaş en büyük savaştır der hem Mahabarata ve Yunus Emre. Ne kolaydır kötülüğe düşmek. İyi insanlarız hepimizHırsız değilsek katil değilsek veya türlü kötü alışkanlıklara sahip değilsek hani şu İslamiyet`teki mümin tanımına uyuyorsak iyi insanlarız elbet. Ancak Hannah Arend Kötülüğün Sıradanlığı kitabında çok güzel ifade eder kötülüğün ne kadar basit bir şey olduğunu. Hani çocukken bir kişi elmamızı ısırsa tekme atıveririz. Kıskançlık yaptığımızda öfkeleniveririz. Bunun gibi küçük kötülüklerimiz var hepimizin.
 
Ancak tüm bu insani zehirler kollektif bir harekete dönüştüğünde büyük zararlara neden oluyor. HİTLER örneği insanlık tarihinde karşımızda büyük bir kara leke olarak durmuyor mu? Hitlerin psiko pataolojisine baktığmızda çocukken sürekli babasından kemerle dayak yiyen bir masum çocuk olduğunu görüyoruz. Ne yapacak bu çocuk kendini var edebilmek üst bir kimlik oluşturacak elbet. Asla haklı bulmuyorum ama gücü gücü yetene durumunun hakim olduğu bu dünyada ezmeye öğrenecek ve öğrendi de... Hem de nelere mal oldu. Tüm dikatörlerin, narsistlerin iç dünyasına baktığımızda küçük korkmuş zavallı bir çocuk görürüz.
 
O nedenle çocuklar hep kanayan bir yara gibi durur karşımdaOnları hazır olmadıkları bir sınavla eğer hayat yüzleşmek zorunda bırakıyorsa da, aile ne için var? Ve Evet. Hitlerler var ancak Yunus Emreler de var bu dünyada....
 
Plotinos der ki hakikati aşıklar, filozoflar ve müzisyenler sezebilir. Göğün kapısını onlar aralayabilirler. Mantık biliminde hakikat tutarlılıkla ilişkilidir. Oysa hakikati varlığın özü olarak gördüğümüzde bendeki iç beni keşfettiğimizde ya da HİNT`teki atmanı, sessiz gözlemciyi sezdiğimizde tek olan YOL daki O yolu da keşfediyoruz. Yöntemleri kişinin kendisine bırakıyorum. Burada ondan bahsetmeyeceğim. Hani sezgilerimizin keskinleştiği, zihnimizin durulduğu, merkezimizde kaldığımız doğru yer doğru zaman işte burası ve ŞİMDİ; O dediğimiz an veya anlar. 
 
İnsan olarak bir çok melekelere sahibiz... Kaçının farkındayız? Materyalize olmuş bir dünyada ancak değerler üzerinde söyleşebiliyoruz iş ki HAKİKAT e kalsın. Oysa YOL da kendinizde vazgeçip kendinizi bulduğunuz, kendinize varıp HAKİKATE erdiğiniz bir hayat ne de anlamlı olurdu.
 
Hakikatin tanımını yapmayacağı. Onu size bırakıyorum. Hakikat ki O herneyse; Kişinin kalbinden geçer. 
 
Yeni yılın bu ilk yazısında dileğim odur ki zihnimizin gürültüleri arasında; KALP (Tasavvufta Tanrı`nın evi) mize iyi bakalım.
 
Kalpten sevgilerimle.
 
Meral ŞEN

2049
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER