Hatırlıyor musunuz?

07.03.2016         tkoc@comu.edu.tr

Ne yazabilirim ki? Bu konuda ne yazabilirim bilmiyorum. Her gün insan ölüyor ve bir sonraki gün daha fazla ölüyor.

             Nedenini herkes biliyor. Kimin yaptığını ve kimin işine yaradığını herkes biliyor. İnsanlar öldükten hemen sonra sorumlu ve yetkililer hemen o katliam ile ilgili yayın yasağı kararı alınmasını sağlıyorlar ve konu BİTİYOR. Gerçekten bitiyor ve artık kimse hatırlamıyor.

            10 Ekim 2015 tarihinde Ankara’da tren garı önünde cumhuriyet tarihinin en büyük katliamı oldu ve 101 kişi iki canlı bombanın patlatılması sonucu öldürüldü.

            Hatırlıyor musunuz?

 

            Hayır, toplum hatırlamıyor.

 

            Bu güzel insanlar neden bu etkinlikte idi onu hatırlıyor musunuz?

           

Hayır, toplum hatırlamıyor. Hatırlanması istenmiyor ve bu nedenle bu ve benzeri katliamlar sonrasında hemen yayın yasağı konuyor.

 

10 Ekim 2015 tarihinde Türkiye’nin her yerinden insanlar EMEK DEMOKRASİ VE BARIŞ konulu miting için toplanmıştı. Altını tekrar çiziyorum. Çünkü bu kavramlar iyice unutuldu/unutturuldu. Nedir bu kavramlar? EMEK DEMOKRASİ VE BARIŞ.

Sanki bu kavramları bir yerden hatırlıyorsunuz değil mi? Evet evet bir zamanlar Türkiye’de EMEK DEMOKRASİ VE BARIŞ konulu mitingler yapılıyordu. Emek demokrasi ve barış gündemli pek çok eylem ve etkinlik yapıldı ama bu konularda gelişme sağlamak yerine ülkemiz bu konularda hep geriye gitti. O kadar ki Emek Demokrasi ve Barış gündemli miting bir tehlike olarak görülüp bombalandı.

Sonra ne oldu?

Emek, demokrasi ve barış mücadelesi verenler acılarını yaşıyorlar fakat bu değerler için mücadele etmekten vazgeçmiş değiller.

Tamam tamam, mücadele devam ediyor ve mutlaka kazanacağız. Çünkü 10 Ekim 2015 katliamı öncesi ve sonrası yaşanan çirkinlikler ile insanlığın yaşaması mümkün değil. İnsanlık onuru mutlaka FAŞİZM’i yenecek. Bu konuda kuşkum yok da Türkiye tarihinin en büyük katliamının sorumluları ne oldu?

Ha evet bir de sorumluları vardı değil mi?

Ya da olmalıydı değil mi?

Sorumlular oradaydı.

Patlama öncesinde hiç polis yoktu. Patlama olduktan sonra bizler canımızı yoldaşımızı kaybetmiş, onların kanı içinde kalmış acılarımızı anlamaya çalışken polis ortaya çıktı.

Ne yaptı?

Görevini (!) yaptı.

Saldırdı, dövdü, küfretti, gaz sıktı, …, …, …, yani görevini yaptı.

Evet, haklısınız bütün bunlar hukukun egemen olduğu bir ülkede polisin görevi değil ama sanırım bizim ülkemizde bu. Çünkü polis bütün bunları yaptı ve polislerin bu yaptıkları ile ilgili hiçbir hukuki işlem yapılmadı. Bu ülke artık “Polisin elini soğutmayın diyen siyasileri geride bıraktı. Şimdi halka bütün bunları yapan polisler ödüllendiriliyor.

            İnanmıyor musunuz?

            Bütün söylediklerime inanıyorsunuz ve hatta sizler bu yazdıklarımdan fazlasını biliyorsunuz. Ama susuyorsunuz.

            Sonra ne mi oldu?

            “İstikrarı seçin” diyen zihniyet iktidar oldu.

            Hemen “İyi ya işte istikrar olmuştur” diyeceksiniz.

            10 Ekim 2015 katliamı sonrasında halk ve güvenlik kuvvetlerinden binlerce insan öldü. Ülkenin güvenlik kuvvetleri ve ordusu kendi yerleşim birimlerine saldırdı. Sıkıyönetim yoktu ama sokağa çıkma yasakları kondu. Özetle insanlık; sokakta, evde, yolda, sınırda, denizde, kıyıda öldü, öldü, öldü ve de öldü.

            Bütün bunlar yetmedi Ankara’nın ortasında bir kez daha öldü.

            Bütün bunları hatırlıyor musunuz?

            Hiç haberiniz yokmuş gibi davransanız da biliyorum ki çok iyi hatırlıyor ve biliyorsunuz.

            Bitti mi?

            Hayır bitmedi.

            Ölmeye devam ediyoruz.

            Bu sorunu çözmek çok mu zor?

            Hayır, hiç de zor değil. Bir devlet yetkilisinin söylediği gibi “ 400 milletvekilini verin bu işi tatlılıkla halledelim” ifadesinde olduğu gibi çözüm belli.

            Bu arada herhangi bir yetkili/sorumlu kişi ile ilgili bir hukuki bir iş yapıldı mı?

            Elbette hayır.

            O halde bütün bu yetkili/sorumlu kişiler ve hukuk ne yapıyor?

            Şu anda bütün yetkili ve/veya sorumlular bütün enerjisi ile 400 milletvekili için çalışıyor.

            Bunlar kim?

            Bizlerin güvenliği, eğitimi ve sağlığı için çalışması gereken kişiler…….

            Unuttuk mu bunları?

            UNUTMADIK VE UNUTMAYACAĞIZ

            Onlara en büyük ceza ülkeye DEMOKRASİ’yi getirmek olacak.

 

 

 

 


818

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun