Her kafadan bin ses çıkıyor

13.01.2022         



 Değerli Okurlarım; Bugünlerde yine cemaatler ve rahmetli Enes’ten sonra her kafadan bin ses çıkmaya başlandı. Bu konuyu o kadar tersten tartışıyoruz ki inanılır gibi değil. Biraz daha devam ederse böyle sataşmalar, muhalefetten önce tarikatlar ve cemaatler çıkacak sokaklara.

 

Nasıl mı? Hepsi şuan her türlü ranttan faydalanıyorlar. Bu rantı kolay kolay kimse elinden bırakmak istemez. Aç kalan, işsiz kalan protesto bile yapamazken, tarikatlar çıksın sokaklara da görün bakalım. Müdahale edebilinir mi çok merak ediyorum. Bir de muhalefet büyük yanılgı içinde. Düşmüşler aşırı dincilerin, onun bunun peşine.

 

Yahu kardeşim! Senin aşırı Kürtçü, aşırı dinci, aşırı alevi, aşırı Türkçü, aşırı milletçi, aşırı solcu oyuyla ne işin var?

 

Bütün aşırıları toplasan yüzde 20’yi geçmez.

 

Yani neden bütün partiler hep bu aşırı uçların peşine düşüyorlar? Aşırı oylar olsa ne olur, olmasa ne olur? Yüzde 80 varken bu kavgacı, problemli aşırı gruplar ve partizanların, partilerin ne işine yarar? Halbuki yüzde 80 ile ülkeni gül gibi yönetir, aşırı uçları da yavaş yavaş değiştirip, rahatlatırsın ama nedense hep zoru seçip, bu tür problemli kişiler de yanında görmek istenir.

 

Yani bu tür karışık ortamlar hep 12 Eylül’den sonra türedi. Kolluk kuvvetlerinin çeşitlenmesi ile yeni yeni birimler kuruldu. Mesela Mehmet Eymür çıkıyor ve boş konuşmalar yapıp, insanları yanıltıp, hayatı çeşitli suçlardan yargılanıp, bir de onu bunu farklı şekilde suçlayabiliyor. Mesela Dündar Kılıç’ın alınması… Babalar operasyonu, baştan aşağı Atilla Aytek’e verilmiş bir görevi hep beraber icra ettiler. Genelkurmayın emri ile aldık diyor Mehmet Eymür. Aslında Dündar Kılıç’ı aldıran Kenan Evren’dir. Damadı, Dündar Kılıç tarafından dövülür. Dönemin Başbakanı Turgut Özal’ a emri, zamanın Cumhurbaşkanı Kenan Evren’den alır ve Atila Aytek’e havale edilir.

 

Ne kadar suç var ise üstlenmek zorunda kalır işkence altında iken. Memleketin çivisi yıllardır çıkmış  ve bu hususi mevzularını bile görevmiş gibi yaptırdılar. Bundan dolayıdır ki gelen iktidarlar, devletin yargısını ve kolluk kuvetlerini babalarının malı gibi kullanırlar yıllardır.  Artık buna bir son verme zamanıdır. Bunun için ise menfaat hükümeti değil, birlik ve  beraberlik, demokrasi hükümeti kurulmalı. Hele biri var ki her hükümete bela. ABD güdümlü bir parti. Artık bu tür partilere halkın şans vermemesi gerekmekte. Bugün beyaz dediğine yarın kara diye biliyorlar. Ahlak ve haysiyet meselesi. Halkın verdiği oyu, halkın ve  vatanın bekası için kullanmazlar. Onun bunun yalakalığını yapmak için önce iktidarı lafla döverler, sonra yere göğe sığdıramaz, överler. Hele bir Mustafa Destici var, evlere şenlik… Sanırım o da menfaat trenine çoktan binmiş ki dünyadan haberi yok. İnsanlar 100 gram kıyma alıyor etin kokusu gelsin diye. Beyefendi tüm kuzudan bahsediyor.

 

Halk ile kafa yapmak buna derler. Rahmetli Muhsin Yazıcıoğlu, bunları sağlığında duysa idi sürgün ederdi bu kişiyi. Bunlar uzayda mı yaşıyorlar, yoksa yanlış bir şey mi yer içerler? Bu kadar halktan kopuk yaşamanın başka bir anlamı yok bence. Allah ıslah etsin. Umarım bir gün akılları başlarına geldiğinde geç kalmış olmazlar.

 

Yaşasın kardeşlik ve halklarının birlik, beraberlik günleri yakın olsun.

 

Millet İttifakı çok değerli. Mutlaka sahip çıkın.


215

Yazarın daha önceki yazıları

Yazarın Arşivine ulaşmak için tıklayınız.
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER