İç savaş insanlık suçudur…

26.12.2016         tkoc@comu.edu.tr

Merhaba sevgili dostlar, merhaba… İnadına merhaba… …. Dünyayı güzellik kurtaracak Bir insanı sevmekle başlayacak her şey (Zülfü Livaneli). Bu giriş bütün yaşananlardan sonra bu yazıyı yazabilecek gücü toplayabilmek için yazdıklarımdır. Yani bir çeşit kendi kendimi tedavi yöntemidir. Çünkü bu yazımda yazacağım “İç savaş” konusu çok ağır (!) bir konu. Bununla birlikte insan ve bilim insanı olma çabamda görebildiklerimi paylaşmak sorumluluğumdur.

 

 

Yaşadıklarımı ve bir coğrafyacı olarak değerlendirebildiklerimi paylaşmak istedim. Bilim insanları ulaşabildikleri, gözlemleyebildiklerinden hareketle öngörülerini söyler ve yaşamın bu verilerden hareketle planlanması önerilir. Ancak bu durumda sorunları oluşmadan önlemek mümkündür.

Nedir iç savaş?

İç savaş veya sivil savaş, bir ülkenin insanlarının çeşitli politik veya dini kutuplar altında organize olarak birbirleriyle yaptıkları silahlı çatışmalara verilen genel isimdir (vikipedi).

Bu konuda veriler nelerdir?

Yaşanan sorunlar ile ilgili sorumluların sorumluluk almaması.

Ülkenin yaşadığı en berbat durumların bile yandaşlar tarafından siyasi başarı gibi pazarlanması.

Yöneticilerin koltukları, çıkarları desek daha iyi olur sanırım, uğruna insan canı almak yani kan akıtmak dahil her şeyi göze alması.

Ötekileştirmenin politik malzeme olarak kullanılması.

Nefret söyleminin politikacılar tarafından topluma yaygınlaştırılması.

Hedef gösterme ve hatta küfre kadar giden tarzların marifetmiş gibi algılanması.

Bütün bu çirkinliklerin sorunlarını yaşayan büyük kitleler tarafından başarı gibi algılanması.

Gerçekleri söyleyen, az da olsa; emekçiler, aydınlar, gazeteciler, bilim insanları özetle insanların hedef haline gelmesi ve hatta öldürülmeleri.

Toplumda silahlanmanın önünün açılması.

Geçeklerin çirkinlikler tarafından boğulması.

Doğruları görenlerin aralarındaki ufak farklılıkları aşamayarak birleşememeleri.

Emperyalizmin çıkarının olduğu bir coğrafyada bulunulması.

Emperyalizmin yerel aracılar bulabilmesi.

Kavramların karıştırılarak ve toplumun eğitimsiz, bilgisiz tutularak “kendi celladına aşık” olabilecek noktada tutulması. Bu gerçekler topluma söylendiğinde bunu söyleyenin düşman ilan edilmesi.

……….

……….

Daha pek çok veri sıralanabilir.

Öncelikle ifade etmek gerekir ki “Yaşama hakkı” temel haktır. Bu hakkı yok edecek herhangi bir davranış kabul edilemez.

Yaşama hakkının engellenmesi insanlık suçudur. Her ne gerekçe ile olursa olsun esas olan yaşama hakkıdır. Bunun ötesi tartışılmaz. Bütün bunlara rağmen siyasal hareketler yaşama hakkını yok etme politikaları ile kendilerine taraftar bulabilmektedir.

Evet, bana göre, durum bu kadar gerçek, çirkin ve acı….

Birileri hızla iç savaş hazırlığı yapıyor.

Çirkinlikleri düzeltilmek yerine daha büyük çirkinlikler ile örtülmesi noktasına gelmişsek işte orada sorun vardır. Bu sorun da iç savaşı hazırlıyor…

İyi de bunları neden yazıyorum?

İç savaş bu kadar yaklaştırılmışken neden bunları yazıyorum?

Çünkü; insanlara ve özellikle Ege, Balkanlar, Trakya, Anadolu, Kafkaslar, Mezopotamya, Akdeniz ve özetle dünya kültürlerinin kesişme noktasındaki halka güveniyorum.

Bütün bu yaşananlara rağmen güveniyorum.

“Kanı kanla yumazlar (yıkamak/temizlemek)” derler halk arasında.

Çünkü bu coğrafya çok kan ve katliam gördü fakat insanlığa felsefe, bilim, sanat adına çok şey kattı.

Fakat değerler emeksiz olmaz.

İşte sevgili dostlar tam bu noktadayız.

İnsanların; vatan/millet, din/iman, şan/şöhret malzemeleri kullanılarak birbirini öldürmelerini engellemek zorundayız.

Bu coğrafyada yaşayan hiç kimse biraz tarih (resmi değil bilimsel) ve bilimsel veri incelediğinde, aile geçmişinde mutlaka bu coğrafyada yaşamış her kültürden bir iz vardır. O halde nedir kardeşkanı akıtma hırsı?

Kan ile hangi toplum gelişti?

Emperyalistler dışında.

Bu çirkinliklere ortam hazırlayanlar yaptığınız insanlık suçudur.

Bu çirkinlikleri önleyebilecek güzel insanlar.

Sizler bu konuların çok daha ayrıntısını biliyorsunuz ama teorileriniz ve kendinize oluşturduğunuz egemenlik alanlarınız işe yaramıyor. Birleşemezsek güç olamayız. Eğer bu ülkede iç savaş yaşanırsa, engelleyemediğimiz için, faşizm kadar biz de bu insanlık suçundan sorumlu olacağız.

Öleceğiz…

Savaş, iç savaş insanlık suçudur…

Yaşama hakkı en temel tartışılmaz haktır…

Biliyorum ki bu sıkıntıları insanlık olarak aşacağız ve bu günler hiç hatırlanmak istenmeyen kâbus olarak kalacak…

….

Dünyayı güzellik kurtaracak

Bir insanı sevmekle başlayacak her şey (Zülfü Livaneli).

Yeni yıla bu düşünce ile başlamak istiyorum. 2017 yılının bütün bu karanlık düşünceleri aştığımız bir yıl olmasını dilerim.

 

 


539

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun