İman ve izan

28.12.2014         tsavas@comu.edu.tr



Bilim diyor ki, insan faaliyetleri sonucu Dünya bir felakete doğru sürüklenmektedir. Bizler diyoruz ki, hani kardeşim bu güne kadar bir şey olmadı ya. Olsaydı bu yazımızı yazamazdık ve sizler de bu yazıyı okuyamazdınız zaten. İşe bu yönden bakmak lazım. Evrenin ya da Dünyamızın yaşı yanında bir insan ömrünün gülünçlüğünü düşünün; ama sanki biz hep varmışız hep de var olacakmışız gibi yaşıyoruz. İnancımız da anlayışımız da o kadar!
Ey insanoğlu, ömrün içerisinde yaşadıklarını, değişimleri bir düşün; Dünya oluştuğundan bu yana 58750000 insan ömrü geçmiş! Şimdi tekrar ömründe gözlediğin değişiklikleri düşün.
Kapito?
Bilim neler bulmuş, radyo dalgalarını bulmuş radyoyu icat etmişiz, röntgen ışınlarını bulmuş, röntgeni icat etmişiz, penisilini bulmuş, hastalıkları tedavi etmişiz... Böyle ciltler dolusu, bilimin ürettiği bilgi ile bu gün yaşantımızı kolaylaştıran ne varsa bir araya getirebiliriz.
Şimdi bilim diyor ki, Dünya bir çevre felaketinin eşiğinde. Yok canım, hani nerede, bak gördün mü bu gün de Güneş doğdu. Bak gördün mü, yağmur yağıyor işte, hem de şakır şakır, hani nerede kuraklık. Yok kardeşim bu bilim hiçbir şey bilmiyor. Tabi canım, meteorolojinin 3 günlük tahminleri dakikası dakikasına gerçekleşiyor. Meteorolojik bilgiler de bizlere zaten gökten zembille indi!
Bilim diyor ki, Dünya iklimi değişiyor. Bir felaketin eşiğindeyiz, önlem almazsak bu durum hızlanacak, önlem alırsak yavaşlayacak. Biz buna inanmıyoruz. Daha önce de demiştim kardeşim, bu bir inanç meselesi değil, bu bir kanıt meselesi. Şu anda iklim bilimcilerin ellerindeki veriler küresel iklim değişimine işaret ediyor. Hatta bizler bunu birebir yaşıyoruz bile. Yine de inanmıyoruz ya, diyecek bir şey bulamıyorum.
Ama bir kesim var ki aslında olacaklar umurlarında değil. Nasıl olsa ölüp gidecek, benden sonrası tufan diyor adamlar. Peki bunların çocukları yok mu? Peki bunların torunları yok mu ? Olmayacak mı? Hepsi bekar mı? Müzmin bekar, evde kalmış mı?
Namümkün (gözünü seveyim Osmanlıcanın, tek sözcükle çözdük işi)...
Ne diyor uzmanlar, termik santrallerinin kısıtlanması gerekiyor. Biz ne yapıyoruz, termik üstüne termik. Neden yapıyoruz? Açgözlülüğümüzden! Başka bir açıklaması var mı? Yok!
Lan oğlum Dünya bitecek diyor bilim insanları, öleceğiz lan oğlum, öleceğiz. Enerjiyi alıp neremize... Pamuk bile tıkayamaya fırsatımız olmayacak.
Kendinize gelin, bu Dünya hepimizin, yalnızca kar hırsıyla yanıp tutuşanların değil. Yaşamımız bizim, başkalarının yaşamlarımıza el uzatmalarını istemiyoruz. Dünyada tüm insanlar için yeterli gıda, su, eğlence var; yeter ki paylaşımımız adilce olsun.
Dünya elden gidince paranın, pulun hiçbir anlamı kalmayacak. Biz bunu göremiyor muyuz? Görüyoruz, görüyoruz, herkes görüyor, endişe duyuyor. Ama açgözlülüğüne engel olamıyor. Bir şey olmaz canım. Bir şey olana kadar ben yaşamış olurum canım. Yok yok, bir şeycik olacağı yok. Bir şey olmaz.
Olan o kadar çok şey oldu ki! Hiroşima`da ölenlere sorsan, Bhopal`de ölenlere sorsan, Çernobil`de ölenlere sorsan; kim bilir sana neler anlatırlar. Ama benim umudum yok, sen onlara da inanmazsın. Sen yalnızca kendi yalanlarına inanırsın...
Ama bu Dünya yalnızca senin değil!

1051

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI

“Mesleğimiz gasp ediliyor”
28.03.2017    2451