İnananlar kazanır

07.02.2021         mail@canakkaleolay.com



112 yıllık rekabetin 393`üncü müsabakası oynandı. Bu derbi maçın başlama vuruşundan önce istatistiki veriler şunu gösteriyordu. 392 karşılaşmanın 146`sını FB, 124`ünü GS kazandı. 122 maçta ise rakipler yenişemedi. Fenerbahçe 536 gol atarken, Galatasaray 488 gol kaydetti. Şimdi gelelim Kadıköy`deki maça; Önce şunu ifade etmeliyiz ki, her ekibin olduğu gibi hedefli olan büyük takımların da atanı ile tutanı üst düzeyde olmalı. Kadroda yer alan futbolcular oyunun iki yönünü de (savunma-hücum) başarıyla uygulamalı. Fenerbahçe`de bu durum böyle değil. Sezon başındaki transfer döneminde olduğu gibi ara kulüp değiştirme döneminde de kadro mühendisliğini iyi yapamayan Sarı-Lacivertli takım sayısız orta saha oyuncusu alırken, renklerine skorer bir santrafor bağlayamadı. İkinci, hatta üçüncü sınıf forvet oyuncularıyla yola çıktı. Son derece yanlış olan bu tercih İrfan Can`ı alırken bir kez daha sergilendi. Fenerbahçe sahada küçük takım gibi oynamaya başladı. Tecrübesiz hoca Erol Bulut`un elinde korkak, pısırık ve silik futbol can sıkar hale geldi. Fenerbahçe bu anlayışla derbi maçı kazanamazdı. Nitekim öyle oldu. Beşiktaş`tan sonra Galatasaray`a da hem de Kadıköy`de yenilerek, hayal kırıklığı yaratmaya devam etti. Sarı-Lacivertli takım derbileri kazanamadan, Şampiyon olunamayacağını unuttu.

Bu yenilgi sadece 3 puan kayıpla izah edilemez. Şapka düştü, kel göründü. Fenerbahçe`nin bu olumsuz futbolunu gören diğer rakipleri de ilerleyen haftalarda bu zaaftan elbette yararlanmak isteyeceklerdir. Bu kadar olumsuzluğa rağmen, Fenerbahçe`nin Ozan Tufan`la attığı golün nizami olduğunu ve oyunun son bölümlerinde Sarı-Lacivertli takımın bir penaltısının güme gittiğini, Pelkas ile Gustavo`nun sakatlıkları nedeniyle kadroda yer alamadığını, bIN Sport`un bundan böyle rakipler arasında bulunduğunu söylemeliyim. Gelelim, 20 yıl aradan sonra Kadıköy`de ikinci kez Fenerbahçe`yi mağlup etme onuru yaşayan Galatasaray`a. Daha önceki yorumlarımda da belirtmiştim. Eğer; teknik alanda kurt hoca Fatih Terim, kalede de Muslera varsa, Sarı-Kırmızılı takımın başı kolay kolay öne eğilmez. Burada, Fatih Terim`in ara transfer dönemi başarısından da bahsetmeliyim. Aksayan mevkilere öyle nokta transferler yaptı ki, direnci yüksek olan takımını daha da dinamik duruma getirdi. Galatasaray, ara transferde kadrosuna kattığı oyuncuların attığı gollerle son 3 maçını kazandı. Açık konuşmakta fayda var. Galatasaray`da Fatih Terim`e futbolcuların inancı çok yüksek. Fenerbahçe`de Erol Bulut`a, hem oyuncular hem de Sarı-Lacivertli camianın unsurları inanmıyorlar ki!. Erol Bulut bu kıdemde iken, sadece `Fenerbahçe kimliği` var diye Teknik Direktörlük görevine getirilir mi hiç? Bu faturanın Fenerbahçe`nin kurmayları ile başkan Ali Koç`a kesileceği kesin. Süper Ligin 24. hafta maçları tamamlandı. Her takım 17`şer müsabaka daha oynayacak. Klasmanın zirvesinde puanlar eşitlendi. Ancak, Galatasaray, derbi kazanmanın motivasyonu ile ilerleyen haftalara daha güvenle bakarken, Fenerbahçe`de kuşkulu süreç devam edecek. 


1713

Yazarın daha önceki yazıları

Yazarın Arşivine ulaşmak için tıklayınız.
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER