İsrail Gazze saldırısı ile neyi amaçlıyor?

10.08.2014         tsavas@comu.edu.tr



Hamas’ın Kahire’de ateşkes görüşmesine yanaşmaması ile şiddetlenen İsrail saldırıları sonucu 2000 civarında Filistinli yaşamını yitirdi. Ne yazık ki bunların çok büyük bir kısmı sivil halk… Bu düpedüz katliam!
Peki, bu şekilde yapılan bir saldırının ağır sivil kayıplarla sonuçlanacağını İsrail bilmiyor mu? Elbette ki biliyor ve sivil Filistinli kayıplardan da etkilenmiş görünmüyor. Bu konuda önlem almadığı gibi, okullar ve hastaneler gibi sivil hedefleri sanki özellikle vuruyor. İsrail bildiğiniz gibi Gazze şeridinin tek enerji tesisini de vurdu.
Üç İsrailli gencin kaçırılıp öldürülmesi bahanesiyle başlayan gerginlikte İsrail’in diğer bahaneleri Hamas’ın “etkisiz” füze saldırıları ve Gazze şeridi ile İsrail arasındaki tüneller oldu. Daha sonra da İsrail Gazze’ye saldırılarını kayıp askerleri aramak için sürdürdüğünü açıkladı. Yani bir bahane daha…
Ancak İsrail Haaretz gazetesine göre İsrail Güvenlik Kurulu toplantısında Hamas ile görüşmeyecekleri kararını almış; aynı zamanda Mısır’a da ateşkes görüşmeleri için delegasyon göndermeyecekmiş. Haaretz yüksek mevkideki bir askeri yetkiliye dayanarak verdiği haberde, İsrail’in ateşkes için “yeterli bir korku eşiğini” yakalamayı amaçladığı, eğer bunu elde edemezse saldırılarını devam ettireceği, askerleri çekse dahi havadan baskıyı sürdüreceğini söylüyor.
Görüldüğü gibi İsrail’in amacı ne öldürülen İsrailli üç gencin faillerini bulmak, ne füze saldırılarına karşılık vermek, ne Hamas’ın tünellerini yıkmak ne de kayıp askerlerini bulmak; İsrail Filistinliler arasında korku salmayı düşünüyor. İsrail ordusu bu amaçla yaptığı katliamı bir yıl önceden formüle etmiş, Dohiya doktirini…
Haberler İsrail’in katliamlarına devam edeceğini gösteriyor. Hâlbuki Filistin Özerk Bölgesi İsrail’in egemenliği altında, dolayısıyla Filistinliler aynı zamanda kendi vatandaşları; İsrail kendi vatandaşlarını öldürüyor!
İnsanlığın 21. Yüzyılda geldiği nokta bu; korku salmak için kendi vatandaşlarını katletmek… 21. Yüzyılda aydınlanmaya ulaşamamak…
İsrail’in insanlık dışı bu saldırılarının altında neler yatıyor? Aydınlanma düşmanı fikirler; tüm karanlık fikirler İsrail’in değirmenine su taşıyor.
Nedir bunlar?
Şovenizm, dini fanatizm, ayrımcılık…
Ayrımcı dil kötülüğün dilidir. Ayrımcı dil şeytanın (!) dilidir. Ayrımcı dil çakalların dilidir. Şovenizmin, dini fanatizmin, ayrımcılığın olduğu her yerde huzursuzluk, terör, savaş ve kan vardır.
Dünya’nın çeşitli yerlerinde İsrailli Musevi asıllılarının da içerisinde bulunduğu insanlar İsrail’e karşı, Ortadoğu’da savaşa karşı, kendi deyimleriyle “sokağa dökülen Filistinli arkadaşlarının desteklenmesi gerektiğine” yönelik eylemler gerçekleştiriyorlar. Bu eylemler daha önce de dediğim gibi, kimlik ile insan dışılığı birbirinden ayırmanın ne denli doğru olduğunu gösteriyor; Musevi başka, İsrailli başka, İsrail’in insanlık dışı politikaları başka…
Yeter artık bu ayrımcılık!

1138

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun