İstikrar mı dediniz?

30.11.2015         tkoc@comu.edu.tr

Ya gerçekten istikrar mı dediniz? 8 Haziran sonrasında toplumu şiddet/kan ile tehdit edip “Biz tek başımıza iktidar olmazsak istikrar bozulur” diyerek ve bu süreçte topluma istikrarsızlık yaşatarak seçimi kazandılar. Devamında tek başlarına hükümetlerini de kurdular. Gerçi hükümeti kimin kurduğu belli değil ama neyse.

 

 

            Bir anlamda bu hükümet istikrar hükümeti oldu. Bu istikrar hükümeti kurulduktan sonraki üç günde yaşanan olaylar:

            Rus uçağı düşürüldü.

            Can Dündar ve Erdem Gül tutuklandı.

            Diyarbakır baro başkanı Tahir Elçi polislerin ortasında öldü.

Özetle “Yurtta Barış Dünyada Barış” ilkesinin yerini “Yurtta Savaş Dünyada Savaş” ilkesi aldı. Aslında AKP Devletinin, hayır yanlış yazmadım, AKP Devletinin bunu yapacağı BARIŞ diyen 101 kişiyi öldürtmesinden belli idi.

            AKP bu siyasi tarzı her yerde uyguluyor. Bildiğiniz gibi 8 Haziran 1 Kasım arasında Çanakkale’de de dedikodu yapan, hakaret eden, suçlayan, ötekileştiren, çamur atan bir tarz uygulandı. 

 

            İnsan düşünmeden edemiyor. 7 Haziran seçimleri sonrasında tehditler ile 1 Kasım seçimlerini alan mantık şimdi neyi almak peşinde ki kin ve kan siyasetini arttırarak devam ettiriyor.

            Almak istedikleri olsa olsa BAŞKANLIK, ŞERİAT ve HALİFELİK olabilir.

            Dostlar gözlemleyebildiğim kadarı ile Başkanlık ve Şeriat fiilen uygulanıyor, Geriye bir halifelik kaldı. Halifelik de G20 patronlarından icazet aldıktan sonra olmayacak bir şey değil. Çünkü halifelik emperyalizmin sömürüsünü engellemez aksine kolaylaştırır.

            Bu aşamaya kadar hep sorunları belirlemekle yetindik. Oysa “Bu sorunları bizde biliyoruz sen çözümden bahset” diye düşünüyorsunuz.

            Öncelikle ifade edeyim ki çözüm ölen askerlerimiz üzerinden siyaset yapmak ile olmuyor.

            Nasıl oluyor?

            Ölen askerlerimiz başta olmak üzere bu ölümlerin önüne nasıl geçebilirdim diye düşünmek gerekir. Yani nasıl YAŞATABİLİRİM diye düşünmek gerekiyor. Yoksa ölen askerlerimiz üzerinden siyaset yapan yeterince çirkinlik var.

            Şimdi her zamankinden daha fazla BARIŞ’a ihtiyacımız var.

            Şimdi anladınız mı neden her şeye rağmen ve inadına BARIŞ dediğimizi. Şimdi her zamankinden daha fazla BARIŞ’a ihtiyacımız var.

Şimdi:

İnadına BARIŞ

Her yerde BARIŞ

Herkes için BARIŞ

Çocuklarımız ölmesin diye BARIŞ

Doğa yok olmasın diye BARIŞ

demek gerekiyor.

            Yalnızca BARIŞ dedikleri için 10 Ekim 2015 tarihinde Ankara’da 101 arkadaşımız öldürüldü. Diyarbakır’da öldürülmeden bir iki dakika önce Tahir ELÇİ’nin sözleri BARIŞ üzerine idi.

            Sahi neden BARIŞ’tan bu kadar korkuyorlar?

            Çünkü dostlar bu çirkinlikler Savaştan veya diğer bir ifade ile Kandan besleniyorlar. BARIŞ olunca bütün çıkar ilişkileri bozulacak.

Örnek mi istersiniz?

Çıkar için de olsa BARIŞ demeye kalktılar ve seçimi kaybederek iktidardan düştüler.

İşte bu nedenle dostlar her zaman her yerde BARIŞ demek zorundayız.

İşte bu nedenle onlar Barışın Kenti olma hedefi nedeniyle Çanakkale’den rahatsız oluyorlar.

Çözüm basit: BARIŞ diyeceği ve BARIŞ’ı çoğaltacağız ve onlar yok olacak.

Haydi, BARIŞ için emek vermeye. İşte o zaman İSTİKRAR gerçekleşecek.

 


1203

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun