İtiraf ...

13.07.2015         tkoc@comu.edu.tr

Gerçek... Merhaba dostlar. Nasılsınız? Ben iyi değilim. Merak edilecek birşey yok. Sağlığım ve moralim iyi ama canımı sıkan önemli bir şey var. Tamam şimdi diyeceksiniz ki; “Bu dünyada canını sıkacak yalnızca birşey mi var?” Haklısınız, can sıkacak çok şey var, ama bu kez bir BAŞARISIZLIĞIMdan bahsetmek istiyorum.

 

 

Başarısızlığımdan bahsederken yazının başlığını “İtiraf” koymak iyi olur diye düşündüm ama sonra kelime anlamına “İtiraf:a. (i:tira:fı) Başkaları tarafından bilinmesi sakıncalı görülen bir gerçeği saklamaktan vazgeçip açıklama, söyleme, bildirme (http://www.tdk.gov.tr/)” bakınca “Gerçek” demek daha uygun olur diye düşündüm.

Dostlar insan ve bilim insanı olma maceram açısından yaşadığım bir sıkıntı ve/veya başarısızlığı paylaşmak istiyorum. Benimsediğim coğrafya tanımlarından birinde özetle “Coğrafya; insan-ortam etkileşiminden hareketle ortamdaki farklılıkları, bunların nedenlerini sonuçlarını, sorunları belirleme, bu sorunlara çözüm üretme ve bu çözümlerin karar vericiler tarafından uygulanması için mücadele etme sürecidir.” der. Bu tanım benim önemsediğim ve yaşama geçirmeye çalıştığım bir tanımdır. Bu çabayı da yaşam ortamımda yakından uzağa vermeye çalışırım.

Dostlar güncel durumda insanlığın karşılaştığı en temel sorunlardan birisi “Yanlış arazi kullanımı”dır. Daha açık bir ifadesiyle bilimsel çalışmalara göre belirlenen ormanlık alan orman, tarım toprağı da tarım toprağı olarak kalmalı.

Bu kaygılar ile, birlikte çalışmaktan çok şeyler öğrendiğim arkadaşlar ile, Çanakkale Yerel Gündem 21 ve devamında Çanakkale Kent Konseyi çatısı altında “Çanakkale Kenti ve Çevresinde Arazi Kullanımı” kapsamında çalışmalar yürüttük. Bu çalışmalarda çıkan sonuç şu başlık altında toplanabilir:

1.    Çanakkale kenti ve yakın çevresindeki (Kepez’de dahil) güncel yerleşmeler yanlış yere kurulmuş,

2.    Çanakkale kenti ve çevresinde yanlış gelişiyor,

3.    Bununla birlikte eğer bundan sonraki kentleşme bilimsel verilerden hareketle olursa Çanakkale kenti ve yakın çevresindeki sorunlar geri dönülemez noktada değil.

Dostlar biz bu sonuçları kitap olarak bastırma yanı sıra Çanakkale Kentinin; Kent Konseyi, parti temsilcilerinin katıldığı toplantılar, meslek odalarının katıldığı toplantılar, demokratik kitle örgütlerinin katıldığı toplantılar yani özetle Çanakkale’deki herkese anlatmaya çalıştık. Bu anlattığımız sonuçlardan hareketle herkes “Kesinlikle haklısınız ve mutlaka bir çözüm bulunmalı” dedi. Ama herkes.

Bu yaptığımız çalışmalar başlangıç niteliğinde idi ve bunları geliştirmek için konuyla ilgili Yüksek Lisans ve Doktora tezleri yaptırdık.

Sonuç?

...

...

...

Yoldan geçerken birikmiş taban suyunu boşaltmaya çalışanları gördüm. Taban suyunu boşalttıkları yere bina yapıyorlar. Bina yapılan yerin kıyı alanında olması, verimli tarım arazisi olması, olası deniz seviyesi yükselmesinden etkilenecek alan olması, olası bir depremde büyük sorun yaşayacak olması başka gerçekler.

Sonuç: Çanakkale Kenti ve yakın çevresinde (Kepez dahil) kentin eylem planına uygun bir şekilde kent imar planı gözden geçirilerek doğa ile barışık bir yerleşme için hiç bir şey gerçekleştiremedim.

Aldığımız maaş bu toplumun alın teri ile ödediği vergilerden oluşuyor. Bu noktada ben topluma karşı sorumluluğumu yerine getirememiş durumdayım. Eğer sorumluğumu yerine getirerek halka ve karar vericilere (belediye ve valilik) konuyu iyi anlatabilseydim sonuç bu olmazdı her halde?

Bununla birlikte bu konuda mücadele etmekten vazgeçmiş değilim.

Haydi Çanakkale şimdi bu hatadan dönmezsen; İstanbul’un düştüğü bataklığa düşmekten kurtulamazsın.


1199

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun