İtiraf ediyorum, suçlu benim...

31.01.2020         tkoc@comu.edu.tr

Sevgili dostlar merhaba. Dilerim iyisinizdir. Sizinle yazarak sohbet etmek benim için mutluluk kaynağı olmasına rağmen uzun zamandır yazmıyorum daha doğrusu yazamıyorum.

 

 
Yazmak bir işe yarıyor mu?
Bir türlü karar veremedim.
Bununla birlikte 24 Ocak 2020 Elazığ (Sivrice) depremi sonrasından yaşananları hayrele izledim.
Depremin olacağı bütün bilimsel veriler ile yıllardır açıkça bilinen bir sahada deprem oluyuyor ve insanlarımız ölüyor.
Kim sorumlu?
Kaç kişi istifa etti?
Bu hatalar tekrarlanmayacak mı?
...
...
Bir sorumlu çıkar diye bekledim durdum.
Yok.
Yok. 
Durum bu şekilde olunca itiraf etmeye karar verdim.
Bütün bu akıl, mantık ve bilim dışı uyğulamardan biz bilim insanları sorumluyuz.
Evet, evet:
Depreme dayanıklı yapı yapılmasını sağlamayan,
Bilimsel verileri dikkate almayan biiz bilim insanlarıyız.
 
Hem zaten deprem yalnızca Elazığ’da olur.
Örnegin Çanakkale’de zemin sıvılaşması riski yok!!!
Çanakkale’nin tek su kaynağı olan Atikhisar Barajı havzasının korunması gerektiğiyle ilgili araştırmalar yapmadık Balıkesir Balya’dan ve dünyadan örnekler göstermedik.
Kaç gün sonra unutulacak bunlar?
Başta kuraklık olmak üzere depremden daha yıkıcı doğa olaylarının olduğunuda mı anlatmadık?
Verimli tarım alanlarını ve hatta sulanabilir tarım alanlarının konut inşaatına açılarak beton ile kaplanmasının yanlış olduğunu da mı söylemedik?
Belki biz araştırmamışızdır (!!!) ama kıyıların anayasa gereği yapılaşmaya kapalı olduğunu bilmiyorlar mı?
Halkın ne kadarı bilimsel veriler ve yasalar ne kadarı kısa vadeli çıkarlarını savunuyor? 
Ha sahi bilim insanlarının önerdikleri insanların çıkarına ters mi?
Elbette değil.
Aksine bilim insanlarının önerdikleri Elazığ örneginde olduğu gibi deprem veya benzeri afetler olduğunda zarar görmememizi sağlayacak ve uzun süreçte çıkarımıza olacak bilgilerdir.
Bilimsel gerçeklerin ne kadarını dikkate aldınız?
Bilim insanları sorğuladığında teşekkür mü ettiniz yoksa rahatsız mı oldunuz?
Ama size sorsak hiç bir suçunuz yok.
O zaman bütün bu olumsuzluklardan kim suçlu?
Hemen kendinizce bir suçlu buldunuz değilmi.
Suçu kime atarsanız atın felaketlerden kurtuluşumuz yok.
Tamam itiraf ediyorum; bütün olumsuzluklardan biz bilim insanları sorumluyuz.
Bakın suçluyu bulduk. Rahatlayın ve ne olur artık bilimsel verilerden hareketle karar verin.
Söylediklerimden rahatsız mı oldunuz?
Teşekkür ederek daha doğruyu birlikte nasıl yaparız demek yerine gerçekleri/bilimsel verileri söyleyen bizlerden uzak mı durmaya çalışıyorsunuz?
Kimseyi kırmamak için lafı dolandırarak söylemeye çalışmam nedeniyle saçma sapan bir yazı oldu farkındayım.
Boş verin saçmalayan ben olayım ama ne olur artık toplum, yöneticiler karar vericiler bilimsel verilerden hareketle karar versinler.
Yoksa bu süreçte yaşadığımız gibi; yoksullaşıyor, işsiz kalıyor ve ölüyoruz.
Haydi uyanalım artık...

3491

Yazarın daha önceki yazıları

Yazarın Arşivine ulaşmak için tıklayınız.
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI

Balaban'da neler oluyor?
19.02.2020    1496
Bu ne "AYAK", bu ne "İŞ"!?
17.02.2020    1082