İzin

01.02.2015         tsavas@comu.edu.tr



Dersler Aralığın 29’unda bitti. Hala millete anlatamadık, dersler bittiği halde neden okula gidiyorsunuz, diyorlar. Hadi final sınavları var, bütünleme sınavları var, diyoruz anlıyorlar. Ancak onlar da bitince yine anlamakta güçlük çekiyorlar. Ha, biz de duyuyoruz, üniversitede bazı fakülte ve yüksekokullarda derslerin olmadığı dönemlerde kimseler olmuyormuş. Üniversite yalnızca akademi değil ki, bilim de var. Kimsenin bilimsel projesi yok mu? Lisansüstü öğrencisi yok mu? Lisansüstü projeler verilmeyecek mi? Bağımsız ya da lisansüstü projeler yürümüyor mu?
Geçtiğimiz iki hafta boyunca çeşitli bilimsel ve teknik toplantılar için yollardaydım. Sizin anlayacağınız izinde falan değildim. Yoğunluğum nedeniyle 3 haftadır yazamıyorum. Sadece yazmama iznimi kullandım.
Çanakkale’den bir REKTÖR geçti!
Mesleki ve teknik anlamda tarımsal eğitim ve öğretime bundan 169 yıl önce, 1847 yılında Yeşilköy Ayamama Çiftliği’nde kurulan “Ziraat Talimhanesi’nde” başlanmış. Ana hedef Yedikule’de açılmış olan bez dokuma fabrikasına gerekli ipliğin hammaddesini sağlayacak pamuk ziraatını geliştirmek. Okulda bitkisel üretim, hayvancılık, bağcılık, yol ve köprü yapımı, bitki ve hayvan hastalıkları konularında dersler verilmiş.
Geçtiğimiz 10 Ocak Cumartesi günü tarımsal eğitim ve öğretimin başlangıcının 169. yıldönümünü kutladık. Gündüz saat 13:00’da Cumhuriyet Meydanı’nda Atatürk Heykeline çelenk kondu ve Ziraat Mühendisleri Odası bir basın açıklaması yaptı. 14:00’da ise Ankara Üniversitesi’nin 2008-2012 dönemi Rektörlüğünü yürüten Prof. Dr. Cemal TALUĞ bir konferans verdi. Prof. Dr. Cemal TALUĞ Odamızın genel başkanlık görevinde de bulunmuş bir kişi. Konferans konusu “Bir Karış Toprak Tek Bir Ağaç”… Prof. Dr. Cemal TALUĞ insanoğlunun vahşi faaliyetlerinin Dünyamızı ne hale getirdiğini ve böyle giderse ne olacağını anlattı.
Ancak ben size onun anlattıklarını değil, rektörlük yapmış bir insan hakkındaki izlenimlerimi anlatmak istiyorum.
Cemal Hoca ile ilk kez karşılaştım. Sıcak ve alçakgönüllü davranışları daha Havaalanı’nda, eşiyle kendisini karşılamaya gittiğimde dikkatimi çekti. Sevecen ve tutarlı konuşmaları, küçük büyük çevresinde tanıştığı insanlara abartısız saygısı ve zarafeti; tam bir beyefendi…
Tanıyanlar rektörlüğü esnasında da kişiliğinde bir farklılık olmadığını ifade ediyorlar. Öğretim üyesi Prof. Dr. Cemal TALUĞ nasılsa rektör olarak da öyleymiş, rektörlüğünden sonra da aynı…
Rektörlük bir temsil makamıdır. Rektörün yürütmeyi üstlenmesi, özellikle iğneden ipliğe üniversitenin her şeyi hakkında karar verici olması yanlıştır. Zaten bir kişinin her şeyden anlaması mümkün de değildir, beklenmemelidir de. Eğer rektör gibi rektörlük yapılacaksa, eğer kişinin kafasının ardında hinlik, şeytanlık yoksa veya gizli bir ajandası yoksa, rektörlük öyle zor bir iş değildir. Dedim ya, temsil makamıdır; bırakacak kurullara, kurullarda kavga dövüş kararlar alınacak ve uygulanacak. Kavga, dövüş kaş göz çıkartmaya varırsa elbette müdahale edilir, ama öncesinde değil…
Çanakkale’den Çanakkale’ye yakışır bir rektör geçti. Korkmayın, Cemal Hoca önümüzdeki ay yaş haddinden emekli oluyor.
Umarım önümüzdeki seçimler iyi değerlendirilir ve Üniversitemize üniversiteye yakışır bir rektör atanır.
Arkasından iyilikle yâd edeceğimiz, küfürle değil…

1198

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun