KORONANIN BİZE ÖĞRETTİKLERİ

26.03.2020         

Şöyle bir 1 ay öncesini düşünelim. Hayatın akışı herkes için farklıydı. Herkes faklı şeyler düşünüp yaşamaya çalışıyordu.

 

 
Şu an sadece ne düşünüyoruz? Hayatta kalmak.
Yapılacak yaz tatili planları, bayramda nereye gitsek, hafta sonu nereye kaçabiliriz? Hepsini bir kenara bırakıp önceliği kendimizin ve ailemizin sağlıklı kalabilmesine verdik mi? 
Maslow ‘un ihtiyaçlar hiyerarşisini sanki tersine çevirdiler. Yaşamsal ihtiyaçlar diğer tüm ihtiyaçları elimizin tersiyle itmemizi sağladı. Toplumda ve ailelerde ciddi bir kaygı durumu söz konusu. Herkes birbirinden şüpheleniyor. “Acaba ben de hasta mıyım?” diye düşünen milyonlarca insan var.
Bu durum bizler tarafından nasıl agılanmalı? Sosyal medyada, yazılı ve görsel basında hastalığın dünyayı yeniden dizayn etmek ile ilgili bir sürü açıklama ve makale görüyoruz. Belki de bunların içinde doğru olanlar vardır ancak bizim önceliğimiz bu detaylarla kendimizin ve ailemizin kafamızı karıştırıp, kendi içimizde ve ailemizde bir kaos yaratmak mı olmalı? 
Bırakın menfaatleri için dünyayı tekrar dizayn etmek isteyenler kötülükleri ile beraber yaşasınlar. Bu süreçte bizim hayatımızda nelerin farkındalığını arttırmaya çaba göstermemiz gerekiyor? Haydi o zaman kendimize ve ailemize aşağıdaki soruları soralım mı? 
Öncelikle nefes alan bir varlık olmak neler hissettiriyor?
Bir anne ya da baba olmak neler hissettiriyor?
Arkadaşlarımızı görememek bize neler hissettiriyor? Onların değeri bu süreçte arttı mı? Süreç bitince onlarla nasıl özlem gidermek istiyoruz? Arkadaşlarımızla yaşadığımız sorunlarda kırgınlıklarımız, kırdığımız zamanlar oldu mu? O anları şimdi yaşasak nasıl davranırdık?
Bu süreç bittiğinde hayatında neleri farkı yapmak isteyeceğim? 
Eve kapanmış olmak bize nelerin değerini hatırlattı?
Peki yıllarca hasisliği benliğine yapışık yaşayan, menfaatleri için her türlü ahlaksızlığı yapıp ihtiraslı insanların bu süreçte karakterlerini sorgulayıp gelecek yaşamlarında daha ahlaklı ve vicdanlı olabileceklerine dair umudumuz olmalı mı? Sizi bilmiyorum ama benim az da umudum var.
Bu sürecin sonunda mottomuz ne olmalı? Daha nazik, temiz, duyarlı,şefkatli,empatik, minimalist kısacası insanca yaşamanın en belirgin değerlerini taşıyan bireyler olarak yaşama devam etmek bize ne kaybettirir? 
Ruh ve beden sağlığımız için tüm olumlu ve olumsuz duygularımıza sahip olup akışta, an’ da ve evde kalmaya devam..

5672

Yazarın daha önceki yazıları

Yazarın Arşivine ulaşmak için tıklayınız.
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER