KÜRESEL GÜÇLER’in GERİ KALMIŞ ÜLKELERDEKİ İKTİDARLARI

12.03.2015         hasankucukoba@gmail.com



Nerden tutsanız elinizde kalıyor.
Geri kalmış ülkelerdeki iktidarların gelişleri de gidişleri de biri birine benziyor.
Dünya üzerin de gün geçmiyor ki küresel güçlerin eliyle bir iktidar devrilmesin.
Başlangıçta göklere çıkarılan birçok iktidar işi bitince, bir yerlerden, düğmeye basılarak al aşağı ediliyor.
İktidarı alkışlayan kitleler, aynı güçler tarafından ayağa kaldırılarak iktidar karşıtı hale getirilebiliyor.
Bunun adı da ne gariptir ki.... halk iktidara getirdi, halk devirdi oluyor.
Bu manüpule edilmiş dış destekli operasyonları asırlardır seyrediyoruz.
Yakın geçmişte çevremizdeki ülkelere bakarsak pekala görebiliriz.
Siyasi cinayetler, kirli rant kavgaları,gerilim politikaları temel yöntemler olarak seçiliyor.
Ülkeyi yönetenlerin temel argumanları bu yöntemlerden oluşuyor.
Bizde de farklı değil.
Demirel, Ecevit dönemini hatırlarsak yarım asır sürtüşmeyle geçti..
Yolsuzluklar, siyasi cinayetler ülkenin kaderi olmuştu.
Kurtulduk dediler 12 yıldır manzara hiç de değişmedi.
Ülkenin yarısı diğer yarısına karşı.
Küfürler, ithamlar, iftiralar, komplolar, kumpaslar,
milyon dolarlık yolsuzluklar havada uçuştu.
Dün yolsuzlukla suçlanan yeğenlerdi, bu gün çocuklar.
Değişen bir şey olmadı.
Kaybolan emeğimiz ve geleceğimiz oldu.
Seçime üç ay kala siyaset kurumu halkın gündeminden ziyade,
rakiplerimi belden aşağı nasıl vurabilirimin peşinde..
Karanlıkta tezgahlanmış dosyalar tek tek çıkmaya başladı.
Demokrasiymiş, halkın sorunlarıymış, hak getire.
Aday adaylarına bakıyorum onlardan da farklı bir şey yok.
Karşı takımı karalama üstüne kurulu laf yarışı.
Sistem partileri klişe sloganlar üzerinden algı ve gündem oluşturuyor.
gerisi laf-u güzaf...
Ülkenin asırlık sorunlarının çözümünü bunlardan beklemek saflık olur.
Yarın sandık başına gideceğiz, oyumuzu kime verelim diye sorarsanız ?
Buna verecek bir cevabım yok.
Kime verseniz de aynı.
Sistem geleceğimize ipotek koymuş.
Bu seçim sistemi ile halktan yana sonuç almak mümkün değil.
Darbeyi yapanlar,anayasal alt yapısını da güvenceye almışlar.
12 Eylül darbe Anayasasını kimse değiştirmek istemediğine göre,
kime oy versek de bir şeyin değişeceğine inanmıyorum.
İktidardan indirmek istediklerinde, darbe yoluyla veya ekonomik kıriz yaratarak,
al aşağı ediyorlar.
Ecevit`in iktidarı gecelik faizler % 6000, dolar iki katına çıkarak,
ekonomik kiriz yaratılarak son buldu.
Türkiye `de birikmiş enerji mevcuttur, siyasi depremin her an olabileceğini düşünmek gerekir.
AKP iktidarı da Dolar`ın ekonomide yaratacağı Tusunami karşısında ne kadar dayanacağı belli değil.
Halkın devre dışı olduğu, meclisin göstermelik duruma düştüğü, elim kırılsaydı da oy vermeseydim diyenlere bakılırsa, kime oy verseniz de, sepete sağılmış süttür.
Peki !
Ne yapalım?
Ülke sahipsiz mi kalsın?
Tabi ki hayır.
Küresel sermaye ve onun Dünya üzerindeki siyasi gücü karşısında,
maalesef (pratiği olmayan teoriler dışında)  karşı koyacak bir güç yok.
Devletlerin ekonomik ve siyasi kurumlarını ele geçirmiş uluslararası
güçlere karşı seçime gidildiğine göre ,hayalci olmamak gerekir.
Sonuç alacak mücadele yöntemi;
Özgürlük ve Demokrasi talebi olan herkesin,
sistem partilerine karşı birlikte hareket etmesidir.
 
 
 
 
 
.
 
 
 
 
 

834

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun