Kafa karışıklığına çözüm aydınlanma…

21.11.2016         tkoc@comu.edu.tr

“Güleriz ağlanacak halimize” diye bir deyim var ya, hah işte tam o haldeyiz bu günlerde. Ama bu gülünecek kafa karışıklığı halimizin bedeli, işsizlik, aşağılanma, açlık, sömürü, işkence, ölüm ve daha bunlar gibi sıralanabilecek insanlık dışı haller olması nedeniyle acı acı gülüyoruz.

 

 

Kan ve irin akıyor her taraftan. Ülkemizin bütün tersaneleri, fabrikaları, tarlaları emperyalizme satılmış biz hala daha büyük bayrak dikme konusunda yarış içindeyiz. Ha bir de “Ne yapıyoruz arkadaş, sanırım yanlış yapıyoruz” diyenleri “vatan haini” ilan etme peşindeyiz.

Kafamız çok ama çok karışık.

Sanıyoruz ki İsrail’e, ABD’ye, Rusya’ya, FETÖ’ye, PKK’ya, Esad’a, Saddam’a kandığını, bunlar tarafından kandırıldığını, söyleyenlerin kafası karışık. Hayır, aslında onların kafası hiç karışık değil.

Dikkat ettiniz mi son 10-15 yıldır görev alan devlet yetkililerinden köylüyü, işçiyi, emekçiyi, memuru, askeri, eğitim ve bilim çalışanını aşağılamayan ve/veya hakaret etmeyen var mı?

Benim bildiğim kadarı ile yok.

Son aşamada Cumhurbaşkanı yaklaşık olarak “Ben de bir çobanım” ifadesini kullandı. Bu ifade Türkiye’de yaşayan bütün insanları aşağılamak değil mi?

Evet, bana göre öyle…

Bunun üzerine bunu da aşan bir gelişme oldu: Bir kişinin keyfine göre ayarlanan “Başkanlık” ayarlı anayasa değişikliği başkanın adı “Cumhurbaşkanı” olarak ifade edilip ama padişah yetkileri ile donatılarak gündeme getiriliyor. Devamında deniyor ki bakın rejim değişmedi.

Herhalde bin bir çeşit vergilerimizle saltanatlar yaşattıklarımızın bulunduğu yerden bakınca geri zekâlı olarak görülüyoruz.

Zekâmız hakkında bir şey söyleyemem ama sanırım kafamız fena halde karışık.

Deniz Gezmişlerin idam cezası kararı şu şekilde: “Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Mahkememiz Türkiye Cumhuriyeti Anayasası`nın tamamını; bir kısmını tağyir, tebdil veya ilgaya cebren teşebbüs suçunu işlediğinizi sabit gördü. Türk Ceza Kununun 146/1 maddesi uyarınca ölüm cezası ile tecziyenize karar verdi. Hüküm bir hafta içinde kabulu temizdir, tutukluluğunuz devam edecektir (tr.wikipedia.org).

Şimdilerde ise kimse anayasaya uymuyor belki istedikleri gibi bir anayasa yaparız da belki ona uyarlar çabası peşindeyiz. Hatta ve hatta şimdilerde demokrasi kahramanlarımız var.

Hangi kafa karışıklığımızı sıralasam bilmiyorum. Ama önce net bir kavram üzerinde konuşmak için tanımlama yapalım.

Kafa karışıklığı/Kafası karışmak: Sağlıklı düşünemez olmak; zihni karışmak (http://atasozuarsivi.com/deyimler-sozlugu).

Köy Enstitülerini ve onların yılmaz aydınlık savaşçılarını çok iyi bilirsiniz. Sanırım Köy Enstitülüleri Fakir Baykurt’un “Öğretmen yalvarmaz, öğretmen boyun eğmez, öğretmen el açmaz, öğretmen ders verir.” sözü bu güzel insanları anlatmak için yeter sanırım.

Biliyor musunuz?

Bu günlerde Köy Enstitülerinin düşüncesini taşıdığını iddia edenler “24 Kasım Öğretmenler Günü” kutluyor(!).

Öncelikle şu açıklamayı okuyalım:

“Öğretmenler Günü, öğretmenlik mesleğini icra eden kimseleri onurlandırmak için çeşitli etkinliklerin düzenlendiği bir kutlama günüdür.

Türkiye’de her yıl 24 Kasım, Öğretmenler Günü olarak kutlanır. 24 Kasım 1928, Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün "Millet Mektepleri’nin Başöğretmenliği"ni kabul ettiği gündür.

Pek çok ülkede 1994’ten beri her yıl 5 Ekim günü UNESCO tavsiyesiyle Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır. 5 Ekim günü, 1966 yılında Paris’te gerçekleşen “Öğretmenlerin Statüsü Hükümetler arası Özel Konferansı” nın sona erip UNESCO temsilcileri ile ILO tarafından “Öğretmenlerin Statüsü Tavsiyesi”’ni oybirliği ile kabul edilişinin yıldönümüdür.” (tr.wikipedia.org).

24 Kasım’ı kim öğretmenler günü ilan etti? 12 Eylül faşizmi. 12 Eylül rejiminden daha fazla Mustafa Kemal Atatürk’ün sorgulayıcı akıl ve bilimin yol göstericiliğinde Türkiye hedefine zarar veren var mıdır? Yoktur. 12 Eylül 1980 sürecinde öğretmenler aşağılandı, sürüldü, işkenceden geçti, öldürüldü ve daha neler.

Bu gün öğretmenler aşağılanıyor, iş güvencesi elinden alınıyor, açığa alınıyor, işten atılıyor ve daha neler. Türkiye eğitimde sonuncu sıralara yerleşti. Üniversite çalışanları kendi yöneticilerini seçemiyor. Ama olsun yılın öğretmeni seçilecek, emekli olanlara hediye verilecek, vergilerimizden ödenen paralar ile lüks otellerde yemekler yenilecek.

Haydi 24 Kasım Öğretmenler Gününü kutlayalımmmmmmm…….

Anlayamıyorum…

Akıl, mantık, hukuk, insanlık dışı uygulamalara din, vatan sevgisi, Atatürk ve o gün ne geçerli ise o paravan yapılıyor. Bunu görmüyor muyuz?

Daha dün en Atatürkçü Kenan Evren idi???

Bu gün herkes Atatürkçü!!!

O halde gerçekten kim Atatürkçü?

Bütün okullar İmam Hatip oldu, bütün yaşam şeriat kurallarına göre şekilleniyor, hukuk ve demokrasiden doğru her hak uygulamadan kaldırıldı, …, …, daha neler neler.

Biz nasıl bir araya gelebiliriz ve nasıl mücadele edebiliriz diye düşünmek yerine “Öğretmenler Günü” kutluyoruz.

Buyurun önden buyurun. Kutlayın.

Biz Eğitim Sen olarak 12 Eylül Faşizminin ilan ettiği Öğretmenler Gününü kutlamıyoruz.

Bunun yerine belki bu kafa karışıklığının önlenmesine katkısı olur diye 26 Kasım 2016 da saat 13.30 da “Çanakkale Anayasa Konuşuyor” başlıklı etkinliği Prof. Dr. Türkan Saylan tesislerinde düzenliyoruz.

Haydi, omuz verin sorgulayıcı akıl ve bilimi yol göstericiliğine her zamankinde daha fazla ihtiyacımız var.

 

 

 


479

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun