Kar yağsın istiyorum…

02.01.2017         tkoc@comu.edu.tr

Kar yağmasını istiyorum. Uzun uzun, günlerce ve onlarca metre kalınlığa ulaşacak derecede kar yağmasını istiyorum.

 

 

Durun, durun.

Bu kadar kar yağmayacağını yağamayacağını ben de biliyorum. Uzmanlık alanım olan coğrafya ve özelde iklimbilimi konularını ile bu çalışmalarımdan elde ettiğim bulgularımı bir tarafa bırakıyorum. Daha doğrusu bu noktada bilimin hedefi ile ilgili amaca yönelmiş bulunuyorum. Bilimin temel hedeflerinden biri de insanların mutlu olmasını sağlamaktır.

Kar yağıyor deyince derslik ve laboratuvarlarda meslektaşlarım, oğlum özetle konuştuğum herkes mutlu oluyor. Gülümsüyor.

Evet gülümsüyorlar.

Kar yağışı başarıyor bunu. Gülümsetiyor.

İlk bakışta gülümsemek basit ve sıradan bir davranış gibi geliyor.

Normal şartlarda öyle olması gerekiyor.

İnsanın yaşamında sorun ve sıkıntıların olması yanı sıra mutluluklarının da olması gerekiyor. Bundan hareketle gülümsemesi, gülmesi ve hatta kahkaha atması gerekiyor. Ağız dolusu ve kana kana gülmesi gerekiyor. Bu insanca ve doğal bir haktır.

Fakat ülkemizde bu mümkün mü?

Olmuyor olamıyor.

Yaşıyor olmak büyük bir keyif.

Bütün dünyayı ama ülkemi ve insanlarını seviyorum.

Çanakkale’de yaşıyorum, bilim ve eğitim alanında emek vermenin mutluluğunu yaşıyorum. İçinde olmaktan onur duyduğum bir emek örgütünde mücadele ediyorum. Gülmem için daha pek çok neden var ama gülemiyorum.

Nasıl gülebilirim ki?

Daha dün yani 10 Ekim 2015 tarihinde saat 10.04’de Ankara’da 101 arkadaşım katledildi. Devamında ülkemde gün geçmiyor ki yeni bir katliam yaşanmasın.

Tamam, anladık benim yaşadıklarım akıl sağlığımı bozdu ve gülemiyorum.

Aslında kafayı tam olarak bozmayı başarabilmiş olsaydım gülmem kolay olurdu.

Yalnız ben mi?

Bakın çevrenize çoğunluk gülemiyor. Bu durumdan yararlanıp gülenler ile bu duruma gülenler var.

Ne oldu bize?

Neden gülemiyoruz?

Ülkemiz emperyalizmin at oynattığı alan oldu.

Öldürüyor veya öldürülüyoruz. Hem de ne gerekçelerle. Farklı takımı tuttuğu için, inancı nedeniyle, doğduğu ülkeye bağlı olarak, trafikte geçtiği için. Daha neler neler.

Tamam; çok anlamsız bir sıralama oldu. Yaşam hakkı temel haktır. Ben de sanki öldürmenin haklı bir gerekçesi olabilirmiş gibi gerekçeler sıralıyorum.

Ama öldürüyor ve ölüyoruz.

Gazeteciler tutuklanıyor.

Toplumun büyük kısmı açlık sınırının altında ücret alıyor. Birde buna seviniyor. Çünkü işsizlik resmi rakamlarda bile akıl almaz rakamlara ulaşmış durumda.

Artık ölen insanlarımızın sayısını sayar olduk. Her insanın bir dünya olduğunu unuttuk.

Çocuklarımızı okullarına yurtlarına güvenle gönderemiyoruz.

Eğitim piyasa okullar pazar olarak görülüyor.

Çocuklarımız çocuk değil cinsel araç olarak görülüyor.

Çocuklarımızın rızası varsa (evlilik konusunda karar veremeyecek yaştaki çocuğun rızası) tecavüzcüsü ile evlenebilecek ve mutlu (!) olacak. Haydi, bir akıl sapması bunu düşündü bizi seçen vekiller bu konuda yasa çıkarmaya çalışıyor.

Kadın öldürmek sıradan bir iş haline geldi.

Herkes birbirini değişik gerekçeler bularak ötekileştiriyor. Düşündüğü için mi yapıyor? Hayır, daha düne kadar biz kardeşiz diyenler bu gün siyasi işlerine gelmediğinde siz düşmansınız dediğinde her ikisine de inanan bir kitle var.

Kimin neyi kutlayacağına karışma hakkını kendinde görenler var.

Yasalar ile seçilenler hiçbir yasaya uymuyor. Kimse buna da soru soramıyor. Aksine seçilenlerin keyfi davranışına göre yasa ve/veya anayasa yapılmaya çalışılıyor.

Hangi ülke ile dostuz hangi ülke ile düşmanız herkesin kafası karıştı.

Askerlerimiz ülke savunması için değil emperyalizmin çıkarları için yaşamını kaybediyor.

Bütün yasalar, daha düne kadar paralel yürünenler gerekçe gösterilerek, askıya alınmış hukuk tatilde ve bütün hak aramalar boğuluyor.

…..

…..

….

…. Bunları ne kadar çok yazsam o kadar eksik kalır.

İşte bu nedenle kar yağmasını istiyorum. Bütün çirkinliklerden kâr edenlerin varlığı nedeniyle kar yağmasını istiyorum.

Halk arasında “Kar yağdığında mikroplar ölür ve doğa daha sağlıklı hale gelir” değerlendirmesi vardır.

Ülkeme ve dünyaya bakıyorum.

Kar yağsın istiyorum.

Öyle birkaç santim değil 10 m ve hatta 20 m kar yağsın istiyorum. Bu kadar mikrobu/pisliği ne kadarı temizlerde o kadar yağsın istiyorum.

Böylece temizlenmiş bir yıl ancak o zaman yeni yıl olur. Bundan hareketle yeni yılınızı yani 2017 yılının başlamasını insanların insanca yaşayabildiği günler yaşaması dileğiyle kutluyorum.

Eğer bu gerçekleşmeyecek ve hatta 2017 yılı 2016’dan daha kötü olacaksa 2017 gelmesin. Takvim değişikliği egemenlerin pisliklerini unutturmak için kullanılmasın.

Bütün bunlara rağmen emek, demokrasi ve barış mücadelemizle:

Güzel günler göreceğiz çocuklar

Motorları maviliklere süreceğiz

Çocuklar inanın inanın çocuklar

Güzel günler göreceğiz güneşli günler

…..

….. (Nazım Hikmet Ran).

Kar yağsın istiyorum…

Mutlu yıllar…


557

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun