Kavala’dan Selanik’e

24.05.2014         ercan@manyapi.com



 
 
Bu kış hiçte kolay geçmedi. On yedi aralık sonrasında yaşanan politik kavgalar, seçim süreci ve ardından yaşadığımız onlarca facia. Bitmek bilmez bu kara dönem hepimizin sinirlerini alt üst etmiş durumda. Öyle gelgitlerimiz var ki yaşananlardan bazen kendimizi sorumlu tutuyoruz, bazen ülkemize inancımız kalmıyor, bazen sokaklara çıkıyoruz bazen de en yakınımızla bile kavgaya tutuşuyoruz. Her şeyin birbirine girdiği, ortak aklın yerini kavganın aldığı böylesine sarsıntılı dönemlerde delirmemek işten bile değil. 
 
 
 
İşte böyle zamanlarda tek çare yollara düşmek diye düşünüyorum. Hadi gelin birkaç günlük bir tatil planı yapalım. Hem de yurt dışına, Yunanistan’a. İki üç günlük otel vs ayarlamadan “kervanı yolda düzeceğiniz” bir tatil olsun bu. İçinde hem farklı bir memleket hem de çocukluğunuz olan bir tatil. Sabah yedi vapuru ile karşıya geçtiniz mi kahvaltıyı çok rahat Alexandruupoli de yapabilirsiniz. Çanakkale ye 180 km. mesafedeki Alexandruupoli de deniz kenarında onlarca kafe var.
 
 
 
Kahvaltının ardından bir saatlik araç yolculuğu ile Kavala’dasınız. 525 yıl Osmanlı devletinin bir parçası, Kavalalı Mehmet Ali Paşa’nın doğum yeri olan Kavala da Kanuninin yaptırmış olduğu su kemerleri ve de kaleler hala şehrin en önemli simgeleri arasında. Sahile indiğinizde herhangi bir ege kasabasından pek farkı olamayan kentte esnafın çoğu Türkçe konuşabiliyor. Balık restaurantları hem çok ucuz hem çok temiz; tek sorun sigara içilmesi.
 
Bir sonraki gün 150 km yolculuğun ardından Yunanistan’ın ikinci büyük kenti, Atatürk’ün doğum yeri olan Selanik’tesiniz. Adını Büyük İskender’in kız kardeşinden alan beş yüz yıla yakın Osmanlı himayesinde kalan Selanik tarihten günümüze hep kültür ve ekonomi merkezi olarak anılmış.  
 
 
Selanik’e gidip te Atatürk’ün doğduğu evi ziyaret etmemek tabii ki olmaz. Aslına uygun olarak restore edilen bu konak gerçekten görülmeye değer bir yer. Hele o nar ağacının altına oturup tarihin derinliklerine dalmak anlatılabilecek bir şey değil. Hemen hepimizin çocukken rüyalarına giren bu evde olmak çok şey ifade ediyor insana.
 
 
Geceyi Selanik’te geçirip şehri biraz daha keşfettiniz mi artık dönüş vakti geldi diye düşünüyorum. Öğle yemeğinin ardından yola çıksanız mı altı saatte Çanakkale’de siniz. Gelin bu planın bir de maliyetine göz atalım. Dört kişilik bir araç ile çok rahat yapılabilecek bu yolculuğun kişi başı maliyeti 150 EU yu geçmeyeceğinden emin olabilirsiniz.

1615

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun