Kestel Dağı

29.06.2014         ercan@manyapi.com



Bu hafta Burdur il sınırları içerisinde yer alan Kestel Dağı (2336 m.) tırmanışın hikâyesini paylaşmak istiyorum.
 
 
 
Daha önce iki gün belirlenen programı rehberimizin iş yoğunluğundan dolayı tek güne düşürüldü. Bu sebepten cumartesi gecesi sabaha karşı saat 04 gibi buluşup yola çıktık. İki saatlik bir araç yolculuğunun ardından gün ışırken rotamızın başlangıç yerine varıyoruz. Hedefimiz dağın kuzey batı tarafından zirveye ulaşmak. Bundan hiçbirimizin şüphesi yok zira rehberimiz yıllarca bu bölgede orman memuru olarak çalışmış Sıtkı ağabey. Sabah mahmurluğunu hala atamadığımızdan kimse konuşmuyor. Hazırlanıp yola çıkıyoruz. Kısa bir orman içi yürüyüşten sonra çarşaklı alana geliyoruz. Sol tarafımızdaki kısa ancak zorlu rota yerine daha kolay olan rotaya yöneliyoruz; zira ekip hem kalabalık hem de böylesine zor parkurlar için hazır değil. Güneş yüzünü pek göstermese de hava tam istediğimiz gibi. İki bin metrelere kadar çarşaklı ancak bizi zorlamayan orman içi bir patika yürüyoruz.

 

İki bin metreden sonra maden yoluna girmek zorunda kaldık. Zira hava birden değişti hem sis hem de rüzgâr işimizi zorlaştırıyor. İki yan geçişten sonra saat 09 30 gibi zirveye çok yaklaşsak ta yoğun sis ve fırtınadan dolayı zirveyi bir türlü bulamıyoruz. Yarım saatlik bir arayıştan sonra 2235 metreden geriye dönme kararı aldık. Zira ekipten bazı arkadaşlar üşümeye başlamıştı. Rehberimiz kısa bir değerlendirmenin ardından siste kaybolmamızın açacağı olumsuzluğu da düşündüğünden iniş kararı aldı.

Dönüşte öğrendiğime göre bir önceki yılda etkinlik daha başlamadan yağmur yüzünden iptal olmuş ve kamp alanından geriye dönülmüş. Geçen yıla göre çok şanslı olsak ta zirveye ulaşamadan geri dönmenin burukluğunu yaşıyoruz. Dağın sürekli sisli olduğunu bilmememize rağmen akşam kamp kurup güneş açmadan zirveyi denemenin cezası aslında bu yaşadıklarımız.


Dönüş rotamız Kartal Dağı tarafı idi. Rotamız 1900 metrelerden sonra patika yolu ile kartal dağına yönelip oradan aşağıya Aziziye köyüne ulaşmak. Fakat sis nedeni ile rotayı bulamayıp farklı bir rotadan inişe geçmek zorunda kalıyoruz.
Öğleye yemeği için verilen on beş dakikalık bir molasının ardından 1800 metrelerdeki bir tepeyi aşıp inişe yöneldik. Fakat yemek molasının ardından ekibin dağılması sorun olmaya başlamıştı. Arkadakileri beklemek fazla zamanımızı aldığından bir saatlik yolu iki-iki buçuk saatte zor iniyoruz. Daha da geç kalmamız demek yağmura tutulmamız demekti. Neyse ki saat on beş gibi Aziziye köyü görünüyor.  Sıra günün ödülünde Köy kahvesinde içilecek bir bardak sıcak çaya geliyor.
 

1452

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI

Tarih yerine AVM
18.01.2017    2501
Çanakkale’de su kesintisi
19.01.2017    882