Kılıf!!!

14.11.2016         tkoc@comu.edu.tr

Merhaba. Nasılsınız? Bu soruya ben “Yarın daha iyi olacağız” diye yanıt veriyorum. Bu gün ile ilgili değerlendirme yapmıyorum. Çünkü bu günler “at izinin it izine karıştığı” ve hatta karıştırıldığı günler. Aslında hiç de karışık bir durum yok. Emperyalist ülkeler sıra ile demokrasi (!) getiriyorlar. Bu kavramın bu bölge halkı için kan ama emperyalizm için petrol olduğunu herkes çok iyi biliyor.

 

 

Ama ben bu yazıda daha farklı bir konu üzerinde duracağım. Bu günkü konumuz; anayasa ve kılıf kavramlarıdır.

Herhangi bir konuyu ele alırken öncelikle tanımlarını verdiğimi bilirsiniz:

Anayasa a. (ana`yasa) huk. 1. Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi. 2. mec. Temel, esas. (tdk.gov.tr).

 

Kılıf a. 1. Bir şeyi korumak için kendi biçimine göre, çoğunlukla yumuşak bir nesneden yapılmış özel kap. 2. mec. Yolsuz bir işe bulunan sudan gerekçe (tdk.gov.tr).

 

Birbirinden ne kadar da uzak iki kavram değil mi?

Başka bir yönden bakılınca da aslında tam da içi içe geçmiş iki kavram. Çünkü halkın demokrasi ve bundan hareketle anayasayı sahiplenmemesi durumunda anayasa yasa dışılığın kılıfı olarak kullanılabiliyor.

CHP Milletvekili Faik Öztrak, geçtiğimiz Kasım ayında TBMM`de yazılı bir soru önergesi vermiş ve Kamu İhale Kanunu`nun kaç defa değiştirildiğini sormuştu. Maliye Bakanı Şimşek ise kanunun 32 kez ve toplam 135 maddesinin değiştirildiğini açıklamıştı (15 Oca 2015). Bu hesaptan hareketle Ocak 2015 tarihi itibarı ile Kamu İhale Kanunu toplamda 167 kez değişmiş oluyor.

Ha şunu da söylemek gerekir ki bu önekler bile göreli iyi uygulamalar.

Güncel durumda yasa ve anayasanın hiçbir şekilde dikkate alınmadığı şartları yaşıyoruz. Güncel anayasa değişikliği tartışmaları da bunun üzerine çıkmış durumda.

Yalnız ben şunu merak ediyorum:

Güncel anayasaya uymayanların değiştirilmiş anayasaya uyacağını kim garanti edecek?

Yanıtı ben vereyim: Kimse edemeyecek.

O halde neden anayasa değiştiriyoruz ki?

Zaten kafalarına göre takılıyorlar. Bırakın devam etsinler. Yoksa yeni anayasa işledikleri anayasal suçlara kılıf mı hazırlayacak? Hani şu tarifini verdiğimiz kılıf.

Eğer anayasa eskiden olduğu gibi kapalı kapılar ardında yapılırsa, durum onu gösteriyor, suçlara kılıf olacak bir anayasadan fazlası çıkmaz.

Anayasa;

Ne olduğu,

Kimin için yapıldığı

Kime hizmet edeceği

   gibi kapsamda halk tarafından tartışılmadığında sonuç öncekiler gibi olacaktır.

 

Dostlar şikâyet etmek değil çözüm üretmek zorundayız.

Bu nedenle 26 Kasım 2016 tarihinde Prof. Dr. Türkan Saylan sosyal tesislerinde http://oncedemokrasi.org/ sayfasından ayrıntılı bilgi alabileceğiniz bir anayasa çalıştayı yapılacak. Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu başkanlığında yapılacak çalışmaya bütün halkımız davetlidir.

Haydi Çanakkaleliler antiemperyalist bağımsızlığın ön sözünü yazdığımız gibi anayasanın ön sözünü de yazalım.

Bekleniyorsunuz…

 

 


373

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun