Liyakat

07.09.2017         

Bu gün çok duymadığımız bir kelime liyakat.Ya da biraz modası geçmiş olabilir.Daha ziyade timokratik bir şekilde bir terfi bir ödül ya da bir prestij meselesi olarak algılıyor belki de omzumuza takılacak bir nişan olarak görüyoruz. Hepsi güzeldir.En azından çabalarımızın göstergesidir.

 

 
Ancak bu gün liyakatin başka bir yüzünü konuşalım.Daha insani ve zor olanını.Çünkü gerçek liyakatın kaynağı burada yatıyor olsa gerektir.
Doğaya layık mıyız?
En basitinden piknik yaptıktan sonra çöplerimizi toplayıp gidiyor muyuz?Ya da çok sevdiğimiz kordon boyu çekirdek yeme sefasında çekirdekleri yere mi çitliyoruz?
Arkadaşlığa layık mıyız?
Arkadaşlığın tanımını biliyor muyuz yoksa çıkarlarımız mı ön planda kalıyor.
Sevgiye layık mıyız?
Bir çiçek bile sulanmadığında ölüyorsa emek vermediğimiz şeyi sevdiğimizi söyleyebilir miyiz?
Ya kendimiz?
Kendimize layık mıyız?Ruhumuzun karşısında nasıl hareket ediyoruz? Düzgün bir prestije, bir arabaya sahip olma ve bir eş bulmanın bizim için en iyisi olduğu , yıllarca söylendi durdu. Bugün çoğunlukla düşündüklerimiz ve hayallerimiz bize ait olan değil, başkaları tarafından bize dikte  edilen  türden hayallerdir. Çünkü onun sunduğu hayali yaşarsan eğer onun sunacağı olanaklardan yararlanırsın ve kendini yönetmeye gerek kalmaz. Ne prestije ne de maddesel seylere sahip olmak kötüdür.Ancak her şeyi buna endekslemek insan yaşamının bir yanını her daim eksik bırakır.
Bir hayal gerçekleştiği anda artık değeri kalmaz. Çünkü onu gerçekleştirmeği isteği gerçekleştirmekten daha güçlüdür. Bir maddesel nesneyi elde etmeyi hayal eden bir kişi için o nesneyi elde ettikten sonra her şey bitmiştir. Bir sevgiliyi hayal eden bir kişi tüm enerjisini ona yöneltiğinde ve onu elde ettiğinde sonunda bir hayal kırıklığına uğrayabilir. “Çünkü benim geceler boyu düşündüğüm, onu elde etmek için uğraştığım kişi bu muydu ?” diyebilir. Bu nedenle hayal ettiğimiz bir nesne veya bir prestij ise ona dokunduğumuzda  bir anda her şey kristalize olacaktır.
Fakat hayal ettiğimiz daha iyi bir insan olmak ise ve daha iyi bir dünyayı düşlemek ve onu yaratmak ise bu hiçbir zaman bitmeyecektir. Bu bir idealdir ve erişilemez bir şeye temas etmektir. 
Peki bu nasıl olabilir diyecek olursanız, tüm dünyanın kötü seslerinin gürültüsünü bir kenara bırakıp içimizdeki iyi insanı beslemeye devam ederek.
İyi bir insan olma hayali asla bitmez gerçek hayal budur ve ancak o zaman kendi ruhumuza layık olabiliriz.

395

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI

Bu nasıl Müdür?
17.11.2017    9214
O Müdüre suç duyurusu!
19.11.2017    2427
Dev ihale nefes kesti!
16.11.2017    2175
Yılın nikahı
20.11.2017    2051