MADENCİLİK VE İŞ KAZALARI

03.11.2014         hasankucukoba@gmail.com



Başsağlığı ve rahmet dileyerek başlamak istiyorum.
Yüzlerle ifade edilen ölümlü iş kazaları yaşadığımız bu günlerde,
toplum olarak üzüntü içindeyiz.
Devlet varlığını kazalar olduktan sonra göstermek yerine, kazalar olmadan önce tedbirlerle göstermiş olsaydı daha iyi olurdu.
Ağlayan ailelere sarılıp onları teskin etmekten öteye bir şeylerin yapılabiliyor
olması gerekir.Dünya `da kim nasıl yapıyorsa.......
Garip olan şeyin hükümet yetkililerinin, ne söyleyeceği konusunda sanki evvelden hazırlanmış metinden konuşuyor olmalarıdır.
Alın söylenenleri karşılaştırın Soma`da söylenenlerin tıpkı bu gün Ermenek`te söylenenlerle benzer şeyler olduğunu görürsünüz..
Konuşmaması gerekenler önce konuşuyor. Asıl konuşması gerekenlere sıra gelmiyor ki!
Bilim adamları, teknik adamlar nerede? durun bu insanlar konuşsun be kardeşim.
Zaten siz onlara sormadığınız için bunlar yaşanıyor.
Allah rızası için durun bir dakika bu kazaların sebepleri nedir?
Çözümleri bilimsel olarak nasıl olur onlar ne diyor?
Birinci elden onlardan dinleyelim.
Soma kazasından sonra alel acele torba yasa adı altında çıkan kanunla her şeyi daha da berbat ettiniz.
Sus payı gibi madenciye 2 asgari ücret, 8 çalışma saati yerine 6 saat çalışma yasası işverenin elini kolunu bağladı. Ekonomik olarak çıkmaza giren işverenlerin çoğu ocaklarını kapatmak zorunda kaldı.
Madende çalışmaktan başka şansı olmayan işçiler, tekrar işverene yalvararak ocakları açmadılar mı?
İşte tamda sorun buradan başlıyor.
Efendim yemeği niçin galeride ( yeraltında ) yiyorlarmış.
Kıldan ince kılıçtan keskin köprü yapmışsın madenci ne yapsın.
Taşeronluk yasası adeta kölelik yasası gibi.
İşi Müteahite veriyorsunuz oda alıp yarı fiyatına taşerona yaptırmaya kalkıyor.
Taşeron oradan buradan kısınca olan gariban işçiye oluyor.
``Kar`` hırsıyla taşeronlara verilmiş yerlerde genellikle bu tür kazalar sıkça oluyor.
Etüt ve sondajlara ödenek ayırma olanağı olmadığı için,şansa keder çalışılıyor.
Alın size kazalara davetiye. Bunu bilmeyecek ne var.
Devlet bunu bilmiyor mu?
Kömüre dayalı termik santrallerde enerji üretimi o ülkenin stratejik konusudur.
Bu devlet eliyle yapılmalıdır. Devletin üniversiteleri, bilim adamları ,teknik adamları
ve onlara ayırabileceği maddi ödeneği mevcuttur.
``Kar`` hırsı ile bunu özel sektöre, taşerona verir ve denetimi de ihmal ederseniz
ortaya bu tür kazalar çıkar.
Türkiye `de bu konularda deneyimli, tecrübeli elemanlar mevcut iken
bunların raporları kağıt üzerinde kalıyor.
Yeni mezun bir mühendise sorun bu kazaların sebeplerini ve çözümlerini tek tek size anlatır.
Tekrar ediyorum çözüm nedir derseniz madencilikte tedbirlerin maliyetinin yüksek olmasıdır.
Ermenek `teki kaza da 400 metre derinde olan galerilere aniden suyun dolduğu söyleniyor.
Su seviyesi 50 metreye ulaşmış, civardaki yeraltı su göletlerine
çalışan galerilerden biri toslamıştır.(anlatılanlara göre tahminen söylüyorum )
Şayet böyleyse çalışan işçiler bilmeden gölün altını delerek suyu kendi üzerlerine boşaltmışlar.
Bu sektörle ilişkisi olan sıradan biri olarak buradan bu kadarını görebiliyorsam, uzmanlar çok daha kolay görmüşlerdir.
Derin sondajlarla etrafındaki yeraltı su birikintileri tespit edilebilir.
Sorun, maliyetten kaçınma veya karşılayamama olayıdır.
Maden ocaklarındaki iş kazaları gündemde olduğu için biliyoruz ancak, diğer sektörlerdeki durum da pek farklı değil.
Maden ocaklarındaki kazalar, buzdağının görünen kısmıdır.

1060

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI

Tarih yerine AVM
18.01.2017    2530
Çanakkale’de su kesintisi
19.01.2017    1260
Kaza mı, kasıt mı?
23.01.2017    1178