MUTLULUK - MUTSUZLUK

30.10.2019         turgutcamer@hotmail.com

Değerli okurlarım bugün 10 yıl önce yitirdiğimiz İlhan Selçuk'un "Mutluluk" başlıklı yazısını alıntılayarak paylaşmak istiyorum. Özellikle bizim kuşak(68) ondan çok şey öğrendi. Yıllar önce "Pencere" logolu köşesinde beğeniyle okuduğum satırları sizin için aktarıyorum.

 

 

***

            15 yaşımdan bu yana Cumhuriyet okuruyum. Bir gün dahi okumayı aksatmadım. Diyelim ki tatile çıktım, orada o günkü gazeteyi bulamadım, Ankara’ya döndüğümde Cumhuriyetin bürosuna gider arşivden çıkartırdım. Tabii bu eylemim dijital medya döneminden önceydi. Bu konuda hiç taviz vermedim! Çünkü benim için okunmamış gazete yeni (bu günkü) gazetedir, bir ay önce yayımlanmış olsa bile…

            Hala her gün Cumhuriyet ve Sözcü gazetelerini alır okurum. Gazetelerin ve kitapların o özel kokusundan asla vazgeçmem!

***

            MUTLULUK

            “Eğer mutluluğu tanımıyorsan, sana merhaba demez. Hayatın çileli yollarında bin kez karşılaşsan bile ne sen onu tanırsın, ne de o sana selam verir.

            Mutluluğu tanıyacaksın.

            Kim bilir belki de evin bahçesinde büyüyen çam ağacıdır mutluluk, belki sokağın köşesinde boy atan akasyadır.. Evin bahçesinde çam yoksa, sokağın köşesinde akasya salınmıyorsa, pencereden avuç içi gibi görünen denizdir.

            Pencereden görünmüyorsa deniz, sokağa bak!

            Sokakta oynayan bir çocuk yok mu? Varsa, adı mutluluktur. Ya yoksa?

            Kim bilir, mutluluk belki de çocuk değil, bir kedidir, soğuk kış günü camdan sana bakan.

            Aç pencereyi, girsin içeri sıcak odaya minik kedi.

Yavrunun önüne bir tabak süt koydun mu, üşümesi geçer, mırıldanmaya başlar; sen de mutluluğu kedinle paylaşırsın.

Ama mutluluk camdan bakan kedi değildir. Belki mahpushane penceresinden görünen gökyüzüdür, ya da gökyüzünde uçuşan beyaz buluttur.

Gökyüzünde beyaz bulut yok mu?

Uzaklaş pencerenden, eline bir kitap al, sayfalarını karıştır, işte bir şiir!

Şiir, mutluluktur; sözcüklerini inci taneleri gibi belleğine dizebilirsin, dizelerini gözeneklerinle özümleyebilirsin, anlamını içine çekip soluyabilirsin, ama mutluluğa hazırsan…

Ya hazır değilsen?

Sen duyumsamaya hazır değilsen, mutluluk, ne ağaç kılığına girip karşına çıkar, ne çocuklaşır, ne de şiirleşip bir kitap sayfasında seninle buluşabilir.”

***

            Sevgili Çanakkale OLAY okurları dün en büyük bayramımız olan Cumhuriyet bayramımızı coşkuyla kutladık. Ancak 18 yıllık AKP iktidarı döneminde her ulusal bayramda olduğu gibi Diyanet İşleri Başkanlığı Cuma hutbesinde yine Atatürk’ümüze yer vermedi.

            YAZIKLAR OLSUN… Bu da bizim MUTSUZLUĞUMUZ.  Misak-ı Milli Hudutlarını bize armağan eden kurucumuz kurtarıcımız Atatürk’e bu kin bu saygısızlık bu ihanet neden?

*8-10 Bakanlığa ayrılan toplam bütçeden daha fazla bütçe verilen bu DİB’E O PARALAR ZEHİR ZIKKIM HARAM OLSUN!

İstiklal Marşımızda Ne Diyoruz: “VERME DÜNYALARI ALSANDA BU CENNET VATANI” sözümüzü maalesef tutamadık, marşın tüm kıtalarını ezberledik ama ne acı ve yazık ki o kıtaların özünü bir türlü anlayamadık. Topla tüfekle uçaksavarlarla vermediğimiz topraklarımızı yabancılar dolarlarıyla aldılar!.. Eğer İstiklal Marşımızın anlamını anlayabilseydik, yabancılara 75 milyon metrekareden fazla vatan toprağımızı satar mıydık?

Ne çekiyorsak bizi Araplaştırmaya çalışanlar yüzünden çekiyoruz.. Barış Pınarı Harekatında nasıl bir gerçekle karşılaştık? İbretlik ibretlik!..

Arap devletleri İsrail’e karşı 70 yıldır birlik olamadılar ama Türkiye’ye karşı 7 günde birlik oldular. Bence Arapların bize rest çekmeleri çok iyi oldu… Verilmiş sadakamız varmış! Haşa yoksa tam Araplaşacaktık!!!

“Kapıları açar Suriyelileri üzerinize salarız” diyerek batılıları korkutuyoruz da, madem  Suriyeliler tehlikeli, peki biz niye 40 milyar dolar harcayıp onları yıllarca damızlık boğa gibi besliyoruz? Bu soruya tüm yurttaşlarımızın yanıt beklemesi hakları değil mi?

*

NOT: Cumhuriyetimizin laik ve demokratik niteliğini yok etmeye yönelik çabalar, bu güne değin sürmüş, ancak Cumhuriyete sahip çıkan yurttaşlarımızın azim ve kararlılığı o arzu ve sinsi hesapları boşa çıkarmıştır. Gelecekte de o hain planları düzenlemeye kalkışacak olanlar asla amaçlarına ulaşamayacaklardır. Bu inanç ve bilinçle en büyük bayramımız olan CUMHURİYET bayramınızı içtenlikle kutlarım… T.Ç.

                                                                                             

 


420

Yazarın daha önceki yazıları

Yazarın Arşivine ulaşmak için tıklayınız.
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER