Manipülasyonun Uzun Tırnakları!

27.07.2017         

İlişkilerimiz! Bu zamanlarda başlamakta, sürdürmekte zorlandığımız bazen serin bir su bazen de boğamızda bir ilmek varmış gibi hissettiren bağlarımızdır ilişkilerimiz.

 

 
Özellikle Y kuşağının yani otoriteye boyun eğmeyen , kurumsal bağlılığı zayıf olan ve yaratıcılıklarını ön planda tuttukları için özgürlük çığlıkları atan, çalışma saatlerinden çok işe aidiyet hisseden bireylerin orta yaş civarlarına geldiği ve bu kişilik özellikleri baskın bireylerin oluşturduğu sosyal yaşamda  ve iş yaşamında bencil olmakla işbirliği yapmak , etkin olmakla edilgen olabilmek, lider olmakla ekip üyesi olmak arasında gidip gelen kuşağın arada kalmışlığı neredeyse tüm ilişki biçimlerine yansıyor.Bolca ego çatışması her yerde,pek çok farklı versiyonlarıyla  en sık izlenen film gibi..
Doğal olarak bireyci bir topluma doğru evrilirken kafası karışık, kendi geleneksel değerleri ile yaşamın ‘realitesi’ arasında denge kurmaya çalışan orta ve genç kuşak rollerinin ağırlığı altında eziliyor.
Bu anlamda iş yaşamında mobbing özel ilişkilerde ise manipülasyon ve narsistik davranışlar sıkça karşımıza çıkmaya başladı.Faşizan bir tavırla ‘ya benim dediğim gibi ya da git deniyor sıkça değil mi?’
Sokakta bir çiftin ‘sen kimsin ki?’ diye birbirine bağırdığını ‘aa daha birbirlerini yeni tanımaya çalışıyorlar. ‘ diye arkadaşımla espri yapsak da ne kadar üzüldüğümü hatırlıyorum.
‘Ben ‘ ve  ‘Ben Olmayan/Sen’ arasındaki ilişki biçimlerini ölçülü bir biçimde sürdüremediğimiz çok açıktır. Bir de üzerine özgürlük söylemleri ekliyor ‘ben özgürüm ‘diyoruz.’Özgürlük Nedir?’sorusunu bir başka yazıya bırakarak daha geniş bir perspektifte incelemek gerekliliğine inanıyorum.
Ancak ilişkilerde özgürlük sınır bilme kavramıyla çok da ilintili görünüyor. Bağlılık, sadakat ise anahtar kelime olmalı. Ancak bu anlayış bizi düğümlenmiş gibi hissettirmeyen bir sorumluluk bilincine götürecektir.
Tüm psikiyatristler bugünün çocuklarının orta yaşta en çok karşılaşacakları sorunun psikolojik şiddet ve manipülasyon olduğu konusunda hemfikirler. Sağlıklı bir özerklik yerine saldırgan bir bireysellik ve rekabete dayalı bir yaşam bu durumu kaçınılmaz hale getiriyor. Çünkü Y kuşağı saçmalık dedektörü gibi kendisine saçma gelen bir konu karşısında acımasızca eleştiri yapabiliyor ve hemen direnişe geçiyor. Bu nedenle bir önceki kuşakla arasında,otorite figürleri ve kurallarla arasında bitmek bilmez bir direnç ve gerilim söz konusu oluyor.
O nedenle Y ve Z kuşaklarının her ne kadar yaratıcı aynı anda pek çok işi yapabilecek kapasiteye sahip ve etkin bireyler olsa da psikolojik zorlanmaya neden olabilecekleri ve hedefi olabilecekleri göz önünde bulundurarak en önemli ihtiyacının ilişki ve stres yönetimi  olduğunu söyleyebiliriz. Bu anlamda geliştirmemiz gereken en temel kasımız da baskı altında özgür ve rahat hareket edebilme psikolojik kasımız olsa gerek.
Peki Çözümlerimiz Ne Olabilir?
*İyi iletişim becerisi kazanmak ve etkin dinlemeyi geliştirmek.Dikkatinizi çekerim güzel konuşmayı değil!
*Duyarsızlığa ve bencilliğe karşı empati geliştirmek.
*Otorite direncine karşı,yönetişim becerisi ve iş bölümü becerisi kazanmak.
*Özgürlük çığırtkanlığına karşı, alçakgönüllülük ve net hedefler belirlemek.
*Manipülasyona ve psikolojik baskılara karşı,psikolojik dayanıklılık geliştirmek.
*Stresi  bedensel olarak ve psikolojik olarak yönetebilme becerisi kazanmak.
*Konsantrasyon  ve dikkat becerisi kazanmak.
*Sağlıklı ilişkiler için samimiyet , arkadaşlık, insancıllık ve saygı dengesini tutturabilmek.
*Yargılamadan önce anlamaya çalışmak.
Tüm bunlar sizlere de tanıdık geldi mi?

669

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI

"Doğa talanına dur deyin"
19.10.2017    3534
CHP'de seçime doğru
20.10.2017    1871