Masa cıvalı, zarlar hileli!

20.04.2017         

Etrafında dolanmadan konuya direk giriyorum. Oldu-bittiyi de tartışmaya gerek yok. Bir referandum yaşadık, sonuç ortada. Zafere dönüştürülecek bir durum söz konusu olmamasına rağmen, durum nihai bir zafere dönüştürülmek isteniyor, Türkiye halklarının geleceği sistem, rejim, adına ne dersek diyelim, böyle bir kılıfla karartılmaya çalışılıyor.

 

 
 
Özellikle Kürt aydın, entelektüel, siyasetçi, kanaat önderi sıfatı ile kamuoyunun önüne çıkan şahsiyetleri takip ediyorum Pazartesi gününden bu yana, enteresan analizler yapıyorlar gazete sütunlarında, TV ekranlarında ve internet sitelerinde.
 
Bütün dünya, Türkiye ayakta, yapılan referandumun usulsüzlüğünü, meşruiyetini, hırsızlığını konuşuyor, Kürtler adına ahkâm kesenler geleceği tayin etme gayreti içindeler, yoğun çaba harcıyorlar, meşruiyete değinmeden gelecekle ilgili çözüm önerileri sunuyorlar!
 
Referandumdan çıkan sonuçlar bir yana, adaletsiz uygulamalar, açık oy hırsızlığı, silahların gölgesinde ve korkusu altında kullanılan oylar konusunda tek kelime etmeyenler, özellikle Doğu ve Güneydoğu bölgesindeki oy artışı ve düşüşü konusunu analiz etme çabası gösteriyor, YSK bile duruma kılıf uyduramazken, onlar kılıfı duruma uygun hale getirmeye çalışıyorlar.
 
Meşruiyeti tartışmadan ileriye dönük çözüm önerileriyle duruma meşruiyet kazandırma çabası içinde olan bu Kürt entelektüel siyasetçi, yazar-çizer, analist, kanaat önderi şahsiyetler; demokrasi, insan hakları, evrensel hak hukuk gibi kavramlardan söz etmeden, üzerinden atlayarak AKP’ye direk çözüm önerileri sunuyorlar.  
 
AKP’nin bölgedeki oy artışını Kürtlerin, Kürt sorununun çözümü ile ilgili verdiği bir mesaj olarak algılanması, önümüzdeki sürecin böyle değerlendirilmesi gerektiğini kendilerince anlatmaya çalışıyorlar. Aslında algı yönetimine katkı sunuyorlar. 
 
Bende diyorum ki;
Kardeşim çalınmış oydan kaynaklı artışın bir mesajı olur mu?
Ayrıca Kürtler ezici bir çoğunluk HAYIR demişken.
Zorla alınarak artırılmış bir oy oranından mesaj çıkarmak isteyenler kim olursa olsun, Türkiye’ye, Türkiye halklarına özellikle de Kürtlere büyük haksızlık yapıyor, kötülük yapıyor, ülkenin geleceğini tehlikeye atıyor demektir.
 
Masa cıvalı, zarlar hileli!
Müşteri istediği kadar zar atsın, gecenin bitiminde sonuç değişmiyor.
Kazanan mekân sahibi oluyor.
Bir de masanın yardakçıları.
 
Bu durumda onun gibi bir şey.
Cıvalı masadan, hileli zardan söz etmiyor, çalınan oylardan kaynaklı artışları Kürtlerin çözümle ilgili mesajları olarak algılanması gerektiğinin altını çiziyorlar.
Meşruiyeti tartışılan bir yönetim anlayışından çözüm beklemek yâda çözüm önerisinde bulunmak gibi bir gayretin içinde olmayı anlayabiliriz, ancak böyle bir gayret için henüz çok erken.

551
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI

"Doğa talanına dur deyin"
19.10.2017    3534
CHP'de seçime doğru
20.10.2017    1871