Mısır`ın ateşkes önerisi

16.07.2014         tsavas@comu.edu.tr



Dün sabah haber ajansları Mısır Dışişleri Bakanının İsrail ve Hamas yetkililerine ateşkes önerisini geçtiler. Bakan Shoukry 12 saat içersinde silahların susmasını öneriyor, 48 saat içerisinde de müzakere için İsrail ve Hamas delegasyonlarını Kahire`ye davet ediyor. İsrail Başbakanı Netanyahu öneriye olumlu baktıklarını bildirmiş; buna karşın Hamas`da farklı görüşler hakim. Bir taraftan olumlu yaklaşanlar yanı sıra Hamas sözcüsü Barhum, savaş zamanında ardından müzakere etmek için silah bırakılmaz, diye açıklama yaptı.
İsrail`in ateşkes için bu denli "hevesli" olması bir önceki yazımdaki iddialarımı doğrular nitelikte. İsrail sonuna kadar götüremeyeceğinin farkında ve Hamas`ı bitirmeyi de istemiyor; zira Hamas`ın yerini bilinmeyen daha tehlikeli örgütler alabilir. Öte yandan İran`la atom programı görüşmelerinin yapıldığı bir dönemde, içerisinde bulunduğu coğrafyanın tepkisini daha da yükseltgemek de işine gelmiyor.
Hamas ise muhtemelen İsrail`in bu çekingenliğini fırsata çevirmeye çalışıyor. Ne anlamda fırsat? Arap ülkeleri arasında saygınlığını yeniden inşa etmek anlamında...
Bu arada pazartesi akşamı, Suriye`nin Golan tepelerini vurduğu haberini aldık. Suriye de muhtemelen İsrail Filistin çatışmasından nemalanmaya çalışıyor. Esad dikkatlerin kendi üzerinden Filistin`e kaymasını istiyor. Böylece muhaliflerle daha iyi mücadele edebilecek.
El Fetih ateşkes önerisinin kabul edilmesini isteyen bir açıklama yaptı. Her ne kadar El Fetih ılımlı olarak kabul edilse de aslında El Fetih`in bu ılımlı tavrı İsrail`in pek işine gelmiyor gibi. El Fetih altında, daha modern birleşik bir Filistin demek İsrail için birebir uğraşmak zorunda olduğu daha büyük bir sorun demektir. Bu nedenle de zaten Hamas bitirilmek istenmiyor. Neden bitirsinler ki, Hamas ile El Fetih`i birbirine düşürürsün sen de çekilir karşıdan bakarsın.
Mısır ise bu atılımı ile bir adım öne geçmiş gibi duruyor. Mısır`da sular duruldu; Müslüman kardeşlerin beli kırıldı. Şimdi Mısır`ın da tekrardan prestij kazanmaya ihtiyacı var. Bu nedenle zaten çevre ülkelerinden önce davrandılar.
Türkiye ise Cumhurbaşkanlığı seçimine endekslendi. Şimdi Müslüman kardeş falan zamanı değil. Müslümanlar ölüyor. Her gün insanlar ölüyor, ne olmuş yani, takdiri ilahi, fıtrat meselesi, ne yapalım. Şimdi daha önemli işler (!) var.
Mazlum insanların öldürülmesi 21. yüzyılda hala yeterince infiale yol açmıyor. Kendilerini "efendi" olarak gören bir takım güçlerin yazdığı tiyatro oyununu sergiliyoruz ne yazık ki. Bunu sürekli söylüyoruz ama bir türlü insanları inandıramıyoruz. Samimi olduğumuz için, kimseyi kandıramıyoruz. Yalan söylemiyoruz, söylemesini bilmiyoruz. Dosdoğru söylüyoruz. Ama o kadar çok yalancı var ki, bunlar insanları kandırıyorlar; mazlum insanları, birbirleriyle alıp veremedikleri hiçbir şey olamayacak insanları birbirlerine düşürüyorlar.
Dünyamız için umut var mı?

1137

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun