Ne söylenebilir ki?

11.05.2015         tkoc@comu.edu.tr



           Yerel bir haber;
Halk oyunları gösterisi sonrasında bir yetkili kadın oyuncuları bundan sonraki oyunlarında daha az kıvırmaları konusunda uyarıyor.
Yetkili kıvırma konusunda rakip çıkmasını mı istemiyor?
…..
Bir bilim insanı (!) ifade ediyor;
“Benim ideolojime uygun olduğu için o sendikaya üye oldum.”
Sendikanın emek, sorgulayıcı akıl ve bilimden başka ideolojisi mi olur ki?
…..
Halka hakaret eden, hiçbir hukuk tanımayan, halk ve emek düşmanı bir iktidarın tekrar kazanacağı ifade ediliyor.
Bu mu demokrasi?
…..
Bir zamanlar sonradan rektör olan (gerçek anlamda hiç olamadı) bir dekan ile iş güvencesini tartışmıştım. İş güvencesinin olmamasını, yani TAŞERON çalıştırmayı savunuyordu. Temel amaç kardı ve kar için her yol geçerli idi.
Emekçiler bunun için mi seni bilim insanı sanarak vergilerinden maaş veriyorlar?
Bir de sen kendini demokrat diye tanıtıyorsun/satıyorsun!!!
…..
13 Mayıs 2015 Soma Katliamının birinci yıldönümü.
Sorumlular belirlendi mi?
Yetkililer istifa etti mi?
Bir özür olsun dilendi mi?
Bu yöneticilerin suçu, bizim asli görevimiz halkı insanca yaşatmak denildi mi?
 
Soma Katliamında ölen madenciler “Şehit” ilan edildi.
Somaya yardımdan önce güvenlik kuvvetleri ve dini telkinler/propaganda yapacak kişiler gönderildi.
Soma Katliamında ölen madencinin babası söylüyor;
“Çok şükür Allah bunu da bize kısmet etti. Soma’da ölen oğlum şehit olmuş. Her şehidin akrabalarını da cennete götürme hakkı olurmuş. Bizde cennete gideceğiz.”
Soma Katliamı sonrasında ne yapıldı?
Göstermelik, daha doğrusu ölenlerin yakınlarını susturmak için, yardımlar yapıldı.
Yaşa madenciler işsiz ve aç.
Yaşayan madencilerin yakınları “Keşke bizim babamız/eşimiz/oğlumuz da kazada hayatını kaybetse idi” diyerek olayı hicvediyorlar. İnsanları bunu hiciv için bile olsa söyleyecek konumda olması ne acı.
Mahkemeye katılan madenci yakınları tartaklanıyor.
Katliamda ölenler sorumlu/suçlu ilan ediliyorlar.
…..
…..
Tam da;
Bu kadar olamaz.
Nedir bu toplumun bu kadar hastalıklı bir noktada olması?
Diye isyan ettiğimde bir haber okudum:
“Kenan Evren hayatını kaybetti”
12 Eylül 1980 de kurulan ve halen kurumları ile devam eden FAŞİZMİN mimarı ölmüştü.
Oh faşizmden kurtulduk diyebildim mi?
Hayır.
Çünkü emperyalizmin uşağı bir faşist tarafından emekçilere ve halka karşı kurulan faşizm oluşturduğu kurumlar ile her yönetim kademesinde sahibinin sesi ve hatta sahibine yaranmak için ondan daha fazla cüretkâr uşaklar/taşeronlar/faşistler üretiyor.
 
Ne söylenebilir ki?
Ne mi söylenebilir?
Yeryüzü emeğin ve aşkın yüzü oluncaya kadar mücadeleye yani alın terinin hakkını aldığı bir düzen kuruncaya kadar devam edeceğiz.
            Dostlar bu amaçla 13 Mayıs 2015 günü etkinliklerimiz olacak. Size ayrıntısını duyuracağız. Buna ek olarak DİSK (Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu) KESK (Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu), TTB (Türk Tabipler Birliği) ve TMMOB (Türk Mimar ve Mühendisler Odaları Birliği) birlikte 16 Mayıs tarihinde SOMA da yaşanan cinayeti protesto etmek amaçlı bölge mitingi düzenlemiştir.

1370

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun