Nereden, nereye!

28.03.2021         mail@canakkaleolay.com

Ay-Yıldızlı Takımımız 2022 Dünya Kupası Avrupa Elemeleri G grubuna müthiş bir başlangıç yaptı.

 Hollanda’yı 4, sonra Norveç’i 3 golle devirdi.  Bu performans  hepimizi mutlu etti, gururlandırdı.  Vaktiyle az skor farklı yenilgilerin ardından ‘Ezilmedik-Şerefli yenilgi’ yaklaşımları artık yerini onurlu ve üst düzey galibiyetlere bıraktı. Emeği geçenleri kutluyoruz. Kabul edelim ki, bu başarıyı  Avrupa Liglerinin önemli takımlarında top koşturan futbolcularımız getirdi. Onların kulüplerinde elde ettikleri bilgi birikim, deneyim, donanım ve futbol kültürleri gelinen bu noktada belirleyici oldu. Tecrübeli hoca Şenol Güneş yönetiminde toplu savunma – toplu hücum anlayışı ile benimsenen ‘Total Futbol’ sonuç alınmasında etkiliydi. Zaman zaman yapılan etkili ve hızlı kontra ataklar ise rakip savunmaları çaresiz  bıraktı. Milli takımda forma giyen oyuncular, gençliklerinin tezahürü olarak diri, başarıya aç, dinamik ve çok isteklilerdi.  Hollanda maçında olduğu gibi Norveç müsabakasında da karşılaşmanın ilk golünü atma şans ve becerisini yaşadılar. Böylelikle, özgüvenleri yerine gelen Milli Takımın direnci de arttı. İlerleyen dakikalarda daha realist mücadele verdiler. Yarın oynanacak Letonya maçının da kazanılmasıyla Dünya Kupaları Avrupa elemelerine katılma yolunda çok büyük avantaj elde edilecek. Milli Takımımıza, Letonya karşısında da başarılar diliyoruz.      

...............................

Şimdi gelelim Fener’e ! .... Başkan Ali Koç, çok iddialı şekilde 2,5 yıl önce Fenerbahçe Kulübü başkanlığına büyük oy çokluğu ile seçilerek, göreve başlamıştı. Hemen herkes, beyefendi kimliği ile bilinen, yüksek tahsilli, bir kaç yabancı dil bilen ve de Türkiye’nin önde gelen, zengin iş adamlarından  olan Ali Koç’un Fenerbahçe başkanlığına getirilmesine olumlu bakmıştı.  Ama, gelin görün ki,  Aziz Yıldırım  döneminde gırtlağa kadar borca batan, ekonomik olarak hareket kabiliyetini yitiren, UEFA tarafından finansal Fair-Play adına sürekli uyarılan Sarı-Lacivertli kulüp, yine finansör başkanı  marifetiyle  kısmi olarak rahatlamıştı. Bunda, Ali Koç’un çok önemli rolü vardı. Camia ise bundan oldukça memnundu. Transfer dönemleri geldi çattı. Önceleri, yanlış tercihle göreve getirilen Fransız Comoli, Türk futbolunu tanımadığı için Fenerbahçe’nin portföyünü perişan etti. Sıradan oyuncuları bünyeye aldı.  Bu kadronun temizlenmesi uzun sürdü. Gel zaman – git zaman derken, futbolculuk geçmişini asla inkar edemeyeceğimiz Emre’nin onayı ile çalıştırıcılıkta kariyeri olmayan Erol Bulut,  sırf ‘Fenerbahçeli’ diye Teknik Direktörlüğe getirildi. Oysa ki, Antrenörlükte hiçbir bekraundu olmayan, asistan seviyesindeki  bir Antrenör’ün sürekli Şampiyonluk kovalayan Fenerbahçe’de başarılı olamayacağı unutuldu. Fenerbahçeliliklerinden asla şüphe duymadığımız Ali Koç, Emre Belözoğlu ve Erol Bulut’un ne ufku, ne tecrübesi ne de bilgi birikimleri, tarihi başarılarla dolu Sarı-Lacivetli kulüp için yeterli değildi. Olan oldu, bugünlere gelindi. Şimdi Emre Belözoğlu son 10 maçta hocalık yapacak. Pekiii, bunu başarıyla yerine getirebilecek mi ? Asla ön yargılı değiliz.  Camiayı mutlu ederse, devam eder, aksi halde, o da Erol Bulut’un yanını boylar. Dipnot olarak şunu da ifade etmemiz gerekiyor. Yeni sezonda Fenerbahçe kadrosunda, bugünkü portföyden yer alacak sadece 3 ya da 4 futbolcu kalacak gibi. Ekonomik darboğazda kıvranan Sarı-Lacivertli kulübün üst düzey transfer yapması da mümkün gözükmüyor.    


1637

Yazarın daha önceki yazıları

Yazarın Arşivine ulaşmak için tıklayınız.
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER