Nüfus patlaması...

21.09.2014         tsavas@comu.edu.tr



Yeni çalışmalar Dünya nüfus artışının 9 milyar civarında duracağına ilişkin öngörülerin tutmayacağını gösteriyor. Yenilenen ve daha güvenilir yöntemlerin kullanıldığı nüfus projeksiyonlarına göre 2100 yılında beklenen en düşük Dünya nüfusu 9,6 milyar, en yüksek ise 12,3 milyar. Eski öngörülerin aksine nüfusun durağan hale geçmeyeceğine dair olasılık %70 dolayında ve %80 olasılıkla nüfus artışı özellikle Afrika`da durmayacak. Beklenenin aksine Asya`da nüfus artışı stabil hale gelecek. Sahra`nın güneyindeki nüfusun 1 milyardan 2100 yılında 4 milyara yükselmesi bekleniyor. Böylece Afrika kıtasının nüfusu 5,1 milyar olacak. Buna karşın günümüzde 4,4 milyar olan Asya`nın nüfusu 5 milyar dolayında sabitlenecek. Avrupa, Kuzey ve Güney Amerika birlikte 1 milyar sınırının altında duracak.
Sanırım gıda sorunu insanlığın geleceğini tehdit eden en önemli tehlike olarak karşımıza çıkacak. Her ne kadar günümüz tarımsal üretimi Dünya nüfusunu doyurmaya yeterli olsa da gıdanın dengesiz dağılımı, özellikle Afrika`nın fakir ülkelerinin tarımsal üretimi finanse edememeleri nedeniyle günümüzde 1 milyara yakın insan açlık tehdidi ile yaşamını sürdürmek zorunda... Aslında kronik olarak beslenme yetersizliği altındaki nüfusun çok daha yüksek olduğu tahmin ediliyor. Bu kategoride tüm ülkelerdeki nüfusun belli bir kesimi var. Beslenme yetersizliği çeken nüfus oranı Batıdan Doğuya, Güneydoğuya ve Güneye artmaktadır. Geri kalmış ülkeler başta olma üzere gelişmekte olan ülkelerde de yatağa aç girmek zorunda kalan insanlar olduğu gibi bunun kat be kat üzerinde yetersiz beslenen insan var.
Dolaysıyla açlıkla mücadele çok ciddi anlamda ilk sıralara yerleşmelidir. Sürdürülebilir tarımsal üretimin azalmasına neden olabilecek tüm uygulamalardan vazgeçilmelidir. Şu anda ihtiyaçmış gibi gözüken birçok sektör tarımsal üretimi tehdit ediyor. Aç kalınca teknolojinin yenilemeyeceğini öğreneceğiz.
Sakın yanlış anlaşılmasın, ben hiçbir sektöre karşı değilim. Ama iyi düşünmemiz gerekiyor. Geleceğimizi tehlikeye atmamak için yeniden ve yeniden düşünmeliyiz. Ekosistemi tehdit eden her insan faaliyeti yakın bir gelecekte Dünya`da yaşamı olanaksız kılacaktır. O yakın geleceğe kadar Dünya nüfusunu taşıyabileceğimiz ve insan yaşamına elverişli bir gezegen de bulamayacağız. Dolayısıyla yaşamımızı sürdürmek için, çocuklarımızın ve torunlarımızın yaşamlarını sürdürebilmelerine olanak sağlamak için havamızı, suyumuzu ve gıdamızı garanti altına almamız gerekiyor. Çocuklarımızı seviyoruz değil mi? Torunların daha da çok sevildiği söyleniyor; eee öyleyse?..
Havamızı garantilemek için termik santraller başta olmak üzere havayı kirleten sanayi yatırımlarına karşı çıkmalıyız; ormanlarımızın talanına izin vermemeliyiz. Suyumuzu garanti altına almak için bunların yanı sıra yerüstü ve yeraltı sularımızın kirliliğine neden olacak, metalik madenciliğe geçit vermemeliyiz. Gıdamızı garanti altına almak için sağlıklı tarımsal üretimi kısıtlayacak veya engelleyecek olan tarım topraklarının tarım dışı amaçlarla kullanımına şiddetle karşı durmalıyız.
Dünya enerji gereksinimi artıyor. Artan nüfus değil mi ki tüm bu belaların sorumlusu... Öyleyse nüfus artışını engellemek için de düşünmeliyiz. Düşünmeliyiz zira hiçbir canlıda populasyon büyümesi sonsuz değildir. Çoğu canlı belli bir populasyon büyüklüğüne eriştiğinde, özellikle tür içi besin rekabeti nedeniyle çöker ve makul bir büyüklüğe geriler. Biz makul büyüklüğe gerileme sınırını da aştık...
Allah sonumuzu hayır etsin...

1219

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun