OHAL ve "itibar"

16.10.2017         iensar_68@mynet.com

Geçenlerde AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İtibardan tasarruf olmaz" diye bir söz söyledi. Bu söze geçmeden, daha doğrusu itibardan, itibar ile tasarruf arasındaki ilişki ve akışkanlıktan söz etmeden bir ara cümle girelim, belki konumuzu bir parça ışıklandırır umuduyla?

 

 
 
Adalet ve Dışişleri Bakanlıkları, OHAL Komisyonuna Nuriye ve Semih’in dosyalarının öncelikli olarak görüşülmesiyle ilgili sözlü bir öneride bulunmuşlar. Bu dosyaları öncelikli görüşülmesinin, Türkiye’nin uluslararası imajı açısından önemli olduğu notunu da ekleyerek, siz, Dışişleri ve Adalet Bakanlıklarının kullandıkları “imaj” sözcüğünden ‘itibar’ sözünü anlayın. 
 
Yine azıcık daha konunun dışına çıkalım, 5 Ekim’de Rusya’yı ziyaret eden Suudi Arabistan Kralı uçaktan inmek için kapıya yanaştırılan altın kaplama olduğu söylenen yürüyen merdivenden inerken merdiven arızalandı ve birkaç basamağı zahmet edip yürüyerek indi. 
 
Şimdi dönelim konumuza. Kestirmeden söyleyelim, bir ülkenin itibarı ve buna bağlı olarak ülkeyi yönetenlerin itibarı, uçaklarının ve yatlarının, altın kaplamalı olmasıyla, musluklarının altından yapılmış olmasıyla, lüks ve şatafatlı hayatları ile ölçülüyorsa, ya da ölçüldüğünü düşünenler varsa, bu anlayışın çağımızın dünyasında yerinin olmadığını söyleyelim… Hangarlarınızın ihtiyaçlarınızdan fazla uçaklarla, garajlarınızın lüks otomobillerle doldurulmuş olması, saraylarınızın gösterişi karşısında iki büklüm olup alkışlayanların bulunmasıyla devletler itibar kazanmaz, kazanmıyor da!... İsrafın ayyuka çıktığı, halkın parasının, emeğinin har vurup harman savrulduğu, ‘devletin itibari’ adına gırtlağa kadar gösterişe batıldığı bir yerden itibar çıkmaz… Dünya halklarının gözünde, Suudi Arabistan Kralının uçaktan altın merdivenlerle inmesi, ona fazladan bir itibar kazandırmıyor. 
 
Türkiye açısından, var olan bin küsur odalı Cumhurbaşkanlığı sarayı yetmiyormuş gibi, yeni bir yazlık sarayın tartışıldığı ve hatta tarihi Topkapı Sarayı’nın bahçesine de yeni bir sarayın yapılacağından söz edilirken israfın ve lüksün gereksiz ve abartılı harcamaların yoğun biçimde tartışıldığı bugünlerde itibardan tasarruf olmaz denilerek tüm bu gösterişli ilişkileri ve harcamaları devletin itibarıyla ilişkilendirmek pek inandırıcı gelmiyor bizlere… 
 
Olağanüstü hal ile yönetilen bir ülkede, isterseniz saraylarınızın bütün duvarlarını som altından yapsanız bile, gençlerinizin yarısı işsizse, önemli bir bölümü kendi meslekleri dışında çalıştırılmak zorunda kalıyorsa, nüfusunuzun 16 milyonu yoksulluk sınırının altında yaşıyorsa, grevler yasaklanıyorsa, üreticileriniz ürünlerini yollara döküp saçıyorsa, tütün, fındık, çay üreticileri kan ağlıyorsa, adalet sokaklarda aranıyorsa, üniversiteleriniz sesini çıkaranı, muhalefet edeni kapının dışına bırakıyorsa ve yine aynı üniversiteleriniz, bilim ve hayat fukarası durumuna düşmüşse/düşürülmüşse, gazetecileriniz inandırıcı olmayan gerekçelerle hapislere doldurulmuşsa, sadece görevini isteyen, ekmeğini isteyen, işini isteyen ve bunun için dünyanın en masum eylemini gerçekleştiren Nuriye ve Semih ölümün kapılarına dayanmışsa ve bütün talepleri aşılmaz kapılardan geri çevrilmişse, çocuklarınız sınav belirsizliğine kurban edilmişse… Velhasılı kelam, bütün bu gerçekler her gün yeniden ve yeniden, yeni sorunlar üretiyorsa, isterseniz pırlantadan direksiyonu olan otomobillere binin, altın kanatlı uçaklarla gökyüzünde uçun, itibarınız yalnızca şakşakçılarınızın çığlıklarının ve alkışlarının susmasına kadar uzanır… 
 
Bir ulusun itibarı, bir devletin itibarı demokrasidedir, özgürlüklerdedir, kullandığı hakların niteliğindedir, hukuka ve adalete erişimindedir, geleceğe güvenle bakmasındadır, insan kalitesindedir, bilimdedir, fendedir, sanattadır, kültüründedir, sporundadır ve buralarda elde ettiği başarılardadır, insanlık ailesine yaptığı katkılardadır, doğaya ve çevreye karşı duyarlılığında saklıdır… Yoksa yöneticilerinin lüks arabalarında ve uçaklarında, sofralarının zenginliğinde değildir. Eğer ülkeyi OHAL ile yönetiyorsanız, ‘itibardan tasarruf olmaz’ sözünüz, gök kubbede hoş bir seda olur ancak. 
 
Dünyanın hiçbir ülkesinde ve tarihinde, hiçbir döneminde demokrasi ve özgürlükler, hukuk küçültülüp yok edilirken, halkın ekmeği, işi, aşı asla büyümemiştir. Çağımızın dünyasında ülkelerin itibarları, halkların içinde bulunduğu koşulların toplamı ile ölçülür. OHAL kaldırılmadan Türkiye’de, en azından geniş halk yığınları açısından bir itibardan söz etmek inandırıcı olmayacaktır… 
 
İlle “tasarruf olmaz” diyeceğimiz konu arayacaksak; “hukuktan, özgürlüklerden, adaletten, insan haklarından tasarruf olmaz” demeliyiz, “insan hayatından” tasarruf olmaz” demeliyiz. Semihleriniz, Nuriyeleriniz cezaevlerinde ölümün sınırlarında dolaşıyorlarsa/dolaştırılıyorlarsa, hiçbir çaba size itibar kazandırmayacaktır.

612

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI

Bu nasıl Müdür?
17.11.2017    9203
O Müdüre suç duyurusu!
19.11.2017    2412
Dev ihale nefes kesti!
16.11.2017    2173
Yılın nikahı
20.11.2017    1926