ÖN SEÇİM

16.03.2015         hasankucukoba@gmail.com



Bu yaşa geldik Demokrasi evrensel hukuk diye diye, nerde ise ömrümüzü tamamladık maalesef görmeden gideceğiz.
Bir yerlerden icazetle liderlerin tayin edildiği ve partiler kurularak,
onların belirlediği millet vekili listelerinin seçim de halkın önüne konduğunu,
meclisin oluştuğunu, bunların halkın yararını gözetmeyeceğini söyleriz.
Bunun adının da Demokrasi olmadığını ısrarla anlatır dururuz.
Derken......
Bu günlerde köpürtülmüş gündemlerden dolayı gözden kaçan
CHP’nin önseçim kararı var.
Biraz açmak gerekirse;birçok politikalarını beğenmemekle beraber,
CHP eksik de olsa bir sürpriz yaparak, adaylarının büyük çoğunluğunu önseçimle belirleme kararı aldı.
Hatta Kılıçtaroğlu bende önseçimle aday olabilirim gibi
bir şeyler söyledi.
Doğrusu Kılıçtaroğlu`nun ve CHP’nin bu kararlarını takdir ettim.
Doğruya doğru demek benim hep savunduğum ilkem olmuştur.
Ben Dersim`li Devrimci Kemal`im diyen Kılıçtaroğlu’ndan bu söyleminden
dolayı etkilendim.
Bu demokratik kararın toplumda mutlaka karşılığı olmalı diye düşünüyorum.
``Toprak ekenin su kullananın, ne ezen ne ezilen hakça bir düzen`` diyen,
Ecevit `in % 43’lere varan oy alması gibi.
Ayni şekilde CHP’nin eski Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Hakimlerinden
Milletvekili Rıza Türmen`in Ulusalcılıktan Solculuk çıkmaz demesi de
yabana atılacak bir tespit değil..
Acaba CHP klasik devletçi çizgiden,Türkiye ve Ortadoğu toplumlarının ihtiyacı
olan gerçek Sosyal Demokrat çizgisine mi geliyor diye düşündüm.
Bu çizgi giderek dal budak salabilir.
Kürt siyasi oluşumu barış süreci sonuçlanırsa ki öyle gözüküyor.
Kimlik sorunu çözülmüş Kürt toplumunun en doğru tercihi de
Türkiye partisi olma yolunda Demokratik cumhuriyet projesi olduğuna göre,
CHP’nin yeni çizgisi ile Kürt siyasi hareketinin Demokratik cumhuriyet projesi
gerçek Sosyal Demokraside örtüşebilir.
Bu çizgi çok dinli, çok mezhepli, bir arada yaşayan çeşitli etnik kimliklerin
bulunduğu Ortadoğu toplumlarının da yönetim modeli olabilir.
Kılıçtaroğlu ile S. Demirtaş`ın yeni çizgideki söylemleri ufak
nüanslar dışında örtüşmektedir.
Hitap ettikleri parti tabanları da sol, emekçi ve seküler kitlelerden oluşmaktadır.
Öncülük yapacak liderlik olmasa dahi ,
bu kadar ortak talep ve özlemleri olan kitleler suyun fizikteki kuralı gibi
doğası gereği bir yol bulacaklardır.
İktidar olmak bireyler bazında, popüler isimlere umut bağlamaktan ziyade
toplumun ihtiyaçlarına uygun politikalar belirlemekle olur.
Asgari ücretin 950 lira, 300 bin öğretmenin tayin beklediği, milyonlarca işsizin olduğu
hak ve adaletin yerlerde süründüğü bir topluma Sosyal Demokrasi ilaç gibi gelir.
Siz bunu yapmazsanız başkaları gelir sizin tapulu arazinizde gecekondu yapar.
sonrada dönüp halka niye makarna kömür dağıtıyorlar diye şikayet edemezsiniz.
Önyargılı bakılmadığı takdirde görülecektir ki,
ulusal kurtuluş mücadelesi ve Kürt özgürlük hareketi benzer mücadele geleneğinden
gelen ve beslenen tabanlara sahiptirler. Kobani`de ki direniş hareketi ile
Çanakkale `deki kurtuluş hareketi vatan toprağını koruma mücadelesidir.
Birden fazla ortak kitlesel benzerlikler mevcuttur.
Temel sorun ulusal kurtuluş gerçekleştikten sonra evrensel hukuka dayalı demokratik
bir yönetim inşa etmektir. Gerçek bir sosyal demokrasi bu aşamada
sorunlara çözüm olabilir.
 
 
.

952

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun