ORTADOĞU’DA LİDERLİK SORUNU

22.04.2014         hasankucukoba@gmail.com



Bağdat`ta iken Irak`lılar anlatıyordu.
Saddam Hüseyin kabinesini toplamış....
‘yarın Kuveyt`i işkal edeceğiz’ demiş.....
Bakanlarından biri ‘ABD’ye soralım, iyi olur’
Saddam… Bakanı yan odaya çağırmış, sonra... Bir el silah sesi,
tekrar odaya dönmüş... Bakanlarına dönerek.....
Bu konuda başka görüşü olan var mı?
hayır efendim yok....
Ortadoğu ve İslam ülkelerindeki liderleri en iyi anlatan bir durum
Demokrasi deyince herkesin tüyleri diken diken oluyor.
Bu coğrafyada LİDERLER birbirine benzemeye başladılar.
İslam’ın etkisi mi? Geri kalmışlığın sonuçları mı?
Taraflar Allah-u Ekber deyip birbirlerini boğazlıyorlar.
Bu sosyolojik değerlendirmeye girmeden,
siyasi sonuçları ile mevcut durumu değerlendirmek gerekirse.
Bahsi geçen ülkelerde iktidar ve lider değişiklikleri,
çoğunlukla darbeler, suikastlar, veya ülkelerini yıkıma götürecek
toplumsal ayaklanmalarla el değiştirdiler.
Koltuğa oturanlar ya ben... ya tufan dediler.
Ülkelerinin her şeyini adeta talan ettiler..
Krallıktan öte bir güç gösterisine dönüşen ,
tek adamlık ve bütün güçler dengesinin
elinde toplandığı , bir liderlik tarzı....
Ülkeler bazında ele alırsak:
Mısır` da Müslüman kardeşler tarafından öldürülen Enver Sedat sonrası,
Hava kuvvetleri komutanı iken darbe ile başa gelen
Hüsnü Mübarek, yarım asırlık saltanatı sonrası güzelim ülkeyi yerle bir etti.
Albay Kaddafi`nin Libya`sında petrol dolarlara rağmen açlık sefalet var.
Milyonlarca kişinin öldüğü Irak`ta yine her gün onlarca kişi hayatını kaybediyor.
Taş üstünde taş kalmayan sınır komşumuz Suriye,
Pakistan`da Butto’ların durumu acı sonla bitti..
Hangi birisini sayayım?
Petrol krallıkların da yaşananlar İslam’ın ruhunu incitiyor.
Belli ki bu liderlerin etrafında toplanan yalaka takımı mı bunları felakete sürüklüyor,
Ülkelerini yıkıma götürecek kadar despotlaşan bu liderlerin arkasında
Hangi batılı güçler var? Bunları mutlaka sorgulamak gerekir.
Türkiye `de de durum pek farklı değil (tek kişiden oluşmuşçasına )
Özal ve Demirel partilerinden ayrılıp Cumhurbaşkanı olmaları ile, 
geriye Doğru Yol’dan ( DYP ), Anavatan’dan (ANAP) partilerden eser kalmadı.
Sağlık durumu bozulan Ecevit`i Başbakan`lıktan sedye ile ayırabildiler. 
Tek varismiş gibi Rahşan hanım partinin başına geçti.
Her fırsatta pişkince konuşan Baykal`ın ayrılma biçimi de şık olmamıştı.
Bahçeli`nin konumu da aynı, koltuğa yapışan gitmek bilmiyor.
Avrupa `da seçimi kaybeden liderler hemen ayrılıyor.
Hatta yeni liderin emrindeyim diyip açıklama yapıyorlar.
Avrupa sosyal demokratlarının tavrı buna en bariz örnektir.
Bizde ayrılmak mı? Allah muhafaza ....
Kıyamet kopuyor.
Ya ölecek veya Cumhurbaşkanı olacak ki ayrılsın....
Tamam, ona da razıyız,
Ancak; Cumhurbaşkanı olunca, hükümeti işlemez hale getiriyorlar.
Hükümeti Çankaya`dan yönetmeye çalışıyorlar.
Putin ve Medvedev usulü bir yönetim isteniyor.
Hepsinin hedefi başkanlık sistemi....
Demirel ``Ben tapulu arsama gecekondu yaptırmam`` dememiş miydi?
Partiyi, mahiyette bir Başbakan`a bırakıp Çankaya`ya çıkmak istiyorlar.
Doğru bulduğumdan veya böyle düşündüğüm şeklinde anlaşılmasın...
Mevcut seçim sisteminin liderlere sağladığı olanaklar sonucu,
Ne yazık ki bu haldeyiz... Sistemde tek çare bunları Cumhurbaşkanı yapmak.
Anlaşılan T. Erdoğan`dan kurtulmanın da tek yolu bu,
İktidarı ve muhalefeti ile el ele verip onu Cumhurbaşkanı yapmak.
AKP’den, kimsenin sesi çıkmadığına göre, çıkış yolu olarak aklımı bu geldi.
Söyler misiniz sizin aklınıza başka bir çözüm geliyor mu?
 

1652

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun