ÖZGÜRÜM ÖZGÜRSÜN ÖZGÜRÜZ

05.04.2018         

Hepimiz özgürüz.. Ne mutlu bizlere.4 yaşındaki küçük bir çocuktan 80 yaşındaki bir bireye dek "sen bana karışamazsın ki.."

 cümlesini çok sık duyuyoruz değil mi?

Tüm felsefe tarihindeki özgürlük anlayışlarını burada sıralayıp karşılaştırıp özgürlük kapsamını irdelemeyeceğim.
Bir insan doğduğu andan itibaren yaşamıyla ilgili önce alan belirler sonra anlam ve varlığın sorunlarına temas eder diyebilir miyiz?Elbette.70 bin yıl öncesinin Mısırlı duvar resimlerinden bugünün modern psikoloji kuramlarına dek tüm göstergeler aynı şeyi söylüyor insan doğası ile ilgili.
Önce bir yer kaplamak istiyoruz.Sonra o alanın bizim olduğu ve kimsenin girmeyeceğini garantilemek…Bu durum gayet doğal bir durumdur..
Özetle mahremiyet alanı veya kişisel alan diyoruz.İnsan iletişiminde Avrupa’da bu kişisel alanın 90 cm, bizim ülkemizde 1.5 m olduğu söylenir.İznimiz olmadan bu alanın içerisine girildiğinde doğal olarak saldırı hisseder ve savunmaya geçeriz.
Sonra bu alanımızı mekansal boyuttan varoluşşal boyuta taşırız.Evimiz artık basit bir mekan değil, yuvamızdır.
İşimiz ve kapsamı pratik bir alan olmanın ötesinde fayda ve maliyet döngüsünde bir duruma denk gelir.Eğer yeterli fiziksel ve yaşamsal ihtiyaçlar giderilebiliyorsa artık diğerini, diğerinin faydasını da gözetebiliyor hale gelebiliriz demektir.
Hani şu meşhur ;Maslov’un ihtiyaçlar hiyerarşisi.En tepede kendini gerçekleştirmek bulunur.Bu kavram kimine göre kariyeriyle , kimine göre mal varlığıyla ilintili kimine göre de duygusal ihtiyaçlarıyla ilgilidir ki bu ; kişiliğimize göre değişkenlik gösterir.
Bazılarımıza göre ise kendini gerçekleştirme asla ulaşılamayacak bir durumdur.
Ancak her ne olursa olsun her bir birey kendini gerçekleştirme yolunda ilerlemektedir.
Çünkü alan kaplamanın ötesinde yani ilk bilinçlilik göstergeleri gösterdiğimiz durumda “burası neresi “diye sorduktan sonra,”kimim ve kim olmalıyım sorusuyla karşı karşıya kalırız.”
İnsan var olduğundan beridir asla bitmeyen bir çelişki gibi görünen düalitenin kendini var ettiği bir başka basamaklardan biridir bu durum.
Alan bize gerçekliği tanımlar.Nesnel,toplumsal ve çevremizdeki gerçekliktir bu.Ben ise kendi bakış açımdan değerlendiririm her şeyi.İnsan bu anlamda hem kendi zihnine hapsolmuş hem de çevre dediği alan ve onun getirdiği kurallar ,alışkanlıklar , değerlerle çevrilmiştir.
Hep çelişki, hep paradoks gibi görünür tüm bunlar gözümüze.Peki bu iki durum ve zihnin parçalı algısından sıyrılmak mümkün müdür?Ya da sıyrılmak gerekir mi?Ya da bir uzlaşı söz konusu mudur?Tüm felsefeler , ögreti ve inançlar temelde bunu mümkün kılma yöntemlerinden bahsetmiştir aslında.
Bu gün 1963 yılında yapılan ilginç bir röpartajı izledim.Batı rasyonalizminin önemli bir filozofu olan Martin Heiddegger ile bir Budist rahip söyleşiyorlardı.Üzerinden neredeyse 50 yıl geçmiş olmasına rağmen temelde aynı soruları soruyor ve farkında olmasak da aynı ikiliğin yansımasını yaşıyoruz kendi hayatlarımızda da.
Alanlarımız teknik ile daha konforlu hale geliyor ancak ruhlarımız sığmıyor sanki bir yerlere.
O halde bizi gerçek anlamda ne özgürleştirir.Zihin dediğimiz şey sınırlar çiziyorsa nasıl bir özgürlükten bahsedeceğiz.
Bunun; pek çok düşünür kendi seçimlerine sahip olabilmekle ve sorumluluk bilinciyle ilişki olduğunu ancak farklı seçenekler içinden kendimize göre olanı seçebilecek kadar bir durumun olduğunu ifade ediyor.Demek ki kafamızdaki sınırsız özgürlük ancak kaos ve anarşi doğurmaya neden olabiliyor.Yani özgürlük derken bile yasalı yani bir üst nedeni de gözeteceğimiz bir özgürlükten bahsediyoruz.Bir de ayrıca sorumluluk diyoruz.Sorumluluk korkutmasın bizi.Eylemlerimizin ve seçimlerimizin o veya bu şekilde sonuçlarını itidalle karşılamak diyebiliriz.Zaten itidalli olmasak bile sonuçlar değişmeyeceği için ister isyanla isterse itidalle karşılayalım bu da bizim seçimimizdir.
Şu sözü her zaman çok sevmişimdir.Sen ne kadar plan yaparsan yap hayat başına gelenleridir.
Mutlu bir yaşam ve sağlıklı seçimler dilerim.

875

Yazarın daha önceki yazıları

Yazarın Arşivine ulaşmak için tıklayınız.
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI

Masterlar coştu..
15.10.2018    531