Olamaz, gerçek olamaz!!!

19.10.2015         tkoc@comu.edu.tr

7 Ekim tarihli yazımın başlığını “Sıra ceset torbalarında mı?” olarak atmıştım, pişmanım.

             Pişmanım ve yalnızca kötüye gidişi vurgulamak için yazmıştım ama bu kadar insanlık dışı davranışları beklemiyordum doğrusu. Tarih boyunca binlerce faili meçhul, Çorum, Maraş, Sivas, Uludere, Reyhanlı ve Suruç yaşanmış olmasına rağmen bu kadar insanlık dışı bir davranış beklemiyordum.

            Bu konuda çok yazacağım ve hatta zaten bu konuları yaşıyoruz ve yaşayacağız. Bununla birlikte bu gün bu konuda yazmayacağım.

            Bu gün Çanakkale Valisi Hamza Erkal’ın, yanlış aktarıldığını düşündüğüm ve/veya dilediğim, bir gazete haberi hakkında yazacağım.

            Aşağıdaki haberi okuduğumda mutlu olmuştum. Çanakkale’ye, yani Barışın Kentine de bu yakışır diye düşünmüştüm. Böylece olması gerektiği gibi hakları ve özgürlükleri yaşar ve üretme sorumluluğumuzu da özgün bir şekilde gerçekleştiririz diye düşündüm.

“……. Ayrıca 2004 yılında A.İ.B.U. Kamu Yönetimi Bölümünde yüksek lisansını tamamladı. Yüksek Lisans Tezi Yerel Yönetimlerde Halkın Yönetime Katılımı konusunda olan Kaymakamımız halen Sakarya Üniversitesi Kamu Yönetimi Bölümünde Doktorasını yapmaktadır.” (http://www.tontv.com.tr/canakkalenin-yeni-valisi-hamza-erkal-ozel-roportaj)

 

            Devamında aşağıdaki açıklamayı okudum:

 

“Sokakta yürüyenler, terör örgütünün yandaşlarıyla aynı safta”

Vali Erkal; “İnsanlar sokaklara çıkıp ‘katil devlet’ diye slogan atabiliyor. Devlet kendi halkına kumpas kurmaz. Dışarıdakilerin bizim içimize ne kadar kolay sızdığını görebiliyorsunuz. Sokakta yürüyenlerin hangi safta olduğuna bakıyorsunuz. Benim askerimi, polisimi, şehit eden bir terör örgütünün yandaşları aynı saftalar. Barış, diye bağıran insanlar aynı saftalar. Benim polisimi, askerimi kim öldürüyor……………..” dedi. 

Kesinlikle bu şekilde söylememiştir (?).

Binlerce Çanakkaleli ile birlikte 12 Ekim 2015 tarihinde;

Kimden gelirse gelsin şiddeti ve terörü lanetlemek için yürüdük.

Ercan Adsız arkadaşımızdan hareketle 10 Ekim 2015 katliamı kurbanları için yürüdük.

Sivil, asker, polis terör mağduru, faili meçhul (belli), her insan için yürüdük.

Her kim nasıl yorumlarsa yorumlasın “Yurtta Barış Dünyada Barış” demek için yürüdük.

İşçisi, köylüsü, çiftçisi, emeklisi, memuru, esnafı, öğrenciler, çocuklar, belediye başkanları, değişik partilerin il başkanları, milletvekilleri ve özetle Çanakkale Halkı olarak yürüdük.

Kesinlikle bu şekilde söylememiştir (?).

Bir hatırlatma:

Sayın vali de bilir ki çağdaş hukukta kimse kendisini mahkemelerin yerine koyarak bu şekilde bir değerlendirme yapamaz.

Yoksa: Ayrımcılık, hedef gösterme, suça ve hatta Ankara’daki benzeri “katliamlara” teşvik, azmettirme, ayrımcılık, ötekileştirme, toplumu kin ve nefret oluşturacak şekilde bölme ve benzeri pek çok değerlendirmelere neden olabilir.

Bunlardan hareketle bu vatandaşlardan birisinin “burnu kanarsa” kimse sorumluluğunun altından kalkamaz. Ankara’daki katliamın Çanakkale’de de yaşanmasını kimse istemez her halde?

O zaman “KATİL” kim olur?

Bütün bu nedenlerle bu açıklama bu şekilde ifade edilmemiştir düşüncesine inanmak istiyorum.

Bu konuyu daha da netleştirmek için Sayın Çanakkale Valisi Hamza Erkal’dan şahsım ve kurumum adına randevu talep edeceğim.

Böylece hem valimiz ve bir bilim insanı ile tanışmış hem de yanlış anlaşılmanın önüne geçmiş oluruz.

İşte bunun için konuşmak ve iletişim güzel.

Kesinlikle bu şekilde söylememiştir (?).

 

 


1111

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI

Tarih yerine AVM
18.01.2017    2505
Çanakkale’de su kesintisi
19.01.2017    896