Ortadoğu yangın yeri, ya biz?

13.08.2014         tsavas@comu.edu.tr



Suriye kaynıyor, Irak kaynıyor, Filistin kaynıyor.... Düne kadar Mısır, Tunus, Libya kaynıyordu; şimdi için için kaynıyor. Sudan, Pakistan ve Afganistan`ı da sayabilirsiniz. Hepsinin ortak özelliği nüfuslarının büyük çoğunluğunun Müslüman olması.
Türkiye`nin sınır komşularında Sünni Müslüman, daha doğru ifade ile Selefi IŞİD terör estiriyor. Suriye`den geldiler, Irak`ta insan avına çıktılar. Hedeflerinde Selefiler dışındaki tüm inançlar yer alıyor. Yelpaze geniş, Şii Müslümanlardan Hıristiyanlara, oradan Ezidilere uzanıyor nefret... Kendi inanç sistemleri içerisine yerleştiremedikleri kimsenin kurtuluşu yok!
Peki bu nefret nereden geliyor? Din kaynaklı nefret nasıl oluşuyor? Din kaynaklı eziyet neden yapılıyor? Din tüm bu kötülükleri frenlemek için değil mi? Peki ne diyeceğiz? Bunlar din adına yapıyorlar ama aslında dindar değiller mi, diyeceğiz? Dinde bu yoktur mu, diyeceğiz? Bunlar Müslüman değildir mi, diyeceğiz? Her meslekte iyi ve kötü insanlar vardır, deriz ya, burada da her dinde iyi ve kötü insanlar vardır mı, diyeceğiz? Peki bunların kötülüklerinin kaynağını dinden almalarını nasıl önleyeceğiz? Bunların dinin söylemlerini kötülüklerini yapmak adına yorumlamalarını nasıl önleyeceğiz?
Bu teröristlerin içerisinde her milletten adam olduğu söyleniyor. Yani Türkler de var. Yani Türkiye`de doğmuş ve büyümüş adamlar da var. Nasıl yetişiyor bunlar? Dini eğitim verilirken neler anlatılıyor bunlara? Farklı düşünen insanlara nefreti kim öğretiyor bunlara?
Din doğru öğretilirse bunlar olmaz mı? Dini doğru olarak kim biliyor? Zekeriya Beyaz Hoca mı? Yaşar Nuri hoca mı? Cübbeli hoca mı? Fethullah hoca mı? Yoksa Türkiye`de kol gezen onlarca diğer cemaat ve tarikatların hocaları mı?
Biz Türkiye halkı ne yapacağız? Sınırlarımızda cereyan eden katliamlar, insan dışılıklar bize de sıçrar mı? Aslında sıçradı değil mi? Onlarca gencimiz öldürüldü ve yaralandı, kör edildi. Balyoz, Ergenekon gibi davalar nedeniyle ölen, eziyet çeken onlarca insanımız oldu. Şimdi ise paralele uzandı eziyetler... Halbuki paralel paralel ne güzel yaşıyorlardı.
Korkarım bunların elleri armut toplamayacak; hukuk dışılık, adaletsizlik insanların dağa çıkmasına vesile olur. Bizzat Bülent Arınç söylemişti bunu. İşte korkum bundan; Türkiye`nin geleceğini iyi görmüyorum.
Bütün bunları değiştirmek mümkün. İstenirse Türkiye çok farklı bir noktaya gelebilir; bunun için demokrasi birikimi yeterli. En önemli konu kültür; kültürel birikimin önünü kesmemek, kültüre alabildiğine yol vermek, sanata tükürmemek, ucube dememek...
Agresyonun önünü almamız gerekiyor. Agresif fikirlere geçit vermemeliyiz. İnsan olduğumuzu unutmamalıyız. İnsanların yaşam haklarını savunmalıyız. Kadınlar, kadınlarımız ikinci sınıf vatandaş değillerdir. Israrla bu konuda birileri kadınlarımızı ikinci sınıfta bırakmak için gayret sarf ediyor. Şiddetle karşı çıkmalıyız.
Türkiye`nin fikirsel anlamda dünya ülkeleri arasında hak ettiği yeri alabilmesi ancak demokrasi kültürünü başat kültür haline getirmekle mümkündür. Başaramazsak sonumuz Irak, Suriye, Pakistan, Afganistan, Sudan gibi ülkelerden farklı olmayacak.
Benden söylemesi...

1173

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun