Özledik

28.09.2015         tkoc@comu.edu.tr

İnsan koşuşturma içindeyken anlamıyor uzak kalınca da özlüyor. Bu ara karşılaştığım herkeste bir özlem var. Eğitim ve bilim ortamında bulunduğum için karşılaştığım kişilerin büyük kısmı ya öğretmen, ya bilim insanı ya da öğrenci. Karşılaşınca konu hep okulun özlenmesi oluyor.

             Bu günlerde ilginç bir süreç yaşıyoruz. Türkiye’de 2015 yılında okulların tatile girdiği dönemin başlangıcında bir seçim yapıldı (7 Haziran 2015 seçimi). Bu seçimin sonuçlarını beğenmediler ve okullar açılırken bir seçim daha yapılıyor (1 Kasım 2015). Diğer bir ifadeyle okullar açıldıktan bir ay sonra. Biraz daha uğraşsalar 2015 tatil dönemine iki seçim sığdıracaklardı.

            Eğer 1 Kasım seçimlerinde de istedikleri sonuç çıkmaz ise eminim ki bu sefer ellerini daha çabuk tutarlar. Ocak ayı çıkmadan bir seçim daha yaparlar.

            Yapmazlar mı?

            Bence yaparlar. Hatta belki de, amaaan ne gerek var seçime, elde anayasa gereği bütün siyasi eğilimlerin temsil edildiği tarafsız bir seçim hükümeti var zaten, bu hükümetle dört yıl sonraki seçime kadar bununla idare edelim de diyebilirler. Hem seçim hükümeti bu tip bir uygulamada da ülkeyi seçime götürmüş olmaz mı?

Olur.

Bu şekilde bir uygulama bütün işlerin tıkır tıkır yürümesini sağlamaz mı?

Sağlar.

            Bak şimdi “Anayasa, yasa, yönetmelik” falan felan bir şeyler dediğinizi duyar gibi oluyorum.

            Bak bu olmadı işte. Hala bunları dert ediyorsanız bu durum pek değerli yetkililerimizin büyük gayretler ile yaptıkları hizmetleri yeterince izlemiyorsunuz anlamına gelir.

            Bakın dostlar bu gerçekten ayıp oldu.

            Duymadınız mı?

            Uğraşmışlar “sistemi” değiştirmişler. E kolay değil sistemi değiştirmek. Bu nedenle, bu yoğunlukta, oluşturdukları ve fiilen uyguladıkları sis

temi yasal hale getirememişler. Eh artık hani derler ya “O kadar kusur kadı kızında da olur” diye.

            Ya bizde her şeyi birden ve hazır bekliyoruz.

            Neymiş efendim; toplum bütün konuları tartışsın, bu süreçlerde her türlü düşünce temsil edilsin, temel insan hakları ve özgürlüklerden ödün verilmesin, evrensel insanlık tarihi birikimi değerler dikkate alınsın ve hatta bu yapılacak yasalar ile bu değerler geliştirilsin. Bu ve benzeri pek çok beklenti içinde olmak doğru mu?

            Bizler doğru sansak da sistemi değiştirenlere göre doğru değil.

            Çünkü bu durum işi uzatır ve her şeyi halka ve hakka hizmet için yapan kişilerin “hizmetlerini” bize yani bu derece değerli kişiler tarafından yönetilme şansına (!) sahip olmuş bizlere ulaştırma şansını (!) ortadan kaldırır.

            Akıllı olalım. Bakın nelerden mahrum kalırız:

            Ekmek kazanma çabamız ölümümüz olmaz.

Kardeş kardeşi öldürmez.

Kimse bize ikide bir hakaret etmez.

Yasalar devlet görevlileri tarafından çiğnenmez.

Can güvenliğimiz olur ve o zaman heyecan olmaz.

Ötekileştirme, kin ve nefret olmaz.

Kamu kaynakları satılmaz/yağmalanmaz.

Devlet görevlilerinin yalan söylemesi ve kendi söylediğini kendisinin yalanlaması olmaz.

Devletin vermesi gereken hizmetler özelleştirilmez.

Paran kadar sağlık ve eğitim denilmez.

Millete küfreden iş adamları baş tacı edilmez.

Daha neler neler olmaz.

Nelerden mahrum kalırız!

 

Sanki eğitim olmayınca bütün bunlar oluyormuş gibi geldi bana.

Şimdi anlaşıldı dünyanın hiçbir yerinde olmayacak şekilde turizmciler daha fazla kazansın diye tatili uzatmalarının nedeni.

Ben okulu ve öğrencilerimi özlemişim. Anlaşılan o ki özlemekte de haklıyım.

Okullar pek çok olumsuz sürprizler ile açılıyor olsa da öğrencilerimizi özledik.

Gençler gelecek.

Gelecek gençlik.

 


961

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI

Tarih yerine AVM
18.01.2017    2524
Çanakkale’de su kesintisi
19.01.2017    1252
Kaza mı, kasıt mı?
23.01.2017    905