POZİTİF PSİKOLOJİ , MUTLULUK

17.05.2018         

İki hafta sonra tekrar merhaba. İnsan İnsana. Bu yazıyı yazmadan önce daha önceki yazılarımı tekrar ve tekrar okudum. İlgimi çeken paylaşımlarım önemsediğim güzel sözler, yaptığım okumalar.

 

 
Benim için çok doğal bir eksen. Nasıl algılanıyor diye düşündüm sonra..
Polyannacılık? Romantizm? Sevgi açlığı? İtiraf ediyorum güldüm kendi kendime.
Yazdığım yazıların temel ekseni Martin Seligman’ın Pozitif Psikoloji kuramına dayanıyor.
Dillendirdiğim kavramlara ilişkin hepimiz kendimizce bir tecrübeye veya tanıma sahibiz elbette. Belki de Amerika ve Avrupa’da neredeyse yanlış ifade etmiyorsam çok güçlü bir şekilde otuz yıldır çok yaygın olan Doğu ve Uzak Doğu öğretileriyle harmanlanan ve ülkemize yine yanlış gözlemlemediysem son on beş yılda hızla giriş yapan kavramlar, pratikler, uygulamalar.
Yine itiraf etmeliyim ki benim de ilk karşılaşmam 19 yaşında, zihnimin ciddi bir entelektüel bombardıman altında olduğu bir zamana denk geldi. Oysa sahaflarda lise edebiyat dersinden kalma bir merakla Maha Barata’yı arıyordum.
  Ancak çok garipsemiştim. Hatta tuhaf bulmuştum. Nedendi bu direnç? Yoksa en önemli şey bir şeyi kabul ya da red etmeden önce o konu hakkında iyice bilgi sahibi olmak değil miydi?
Çok basit…Sunuşu bizim coğrafyamız için pek çok sosyolojik nedenden ötürü yabancıydı ama pratikte zamanla anladım ki bu coğrafyanın Mevlana’larına, Yunus’larına , onların ifadelerine ne kadar da benziyordu.
 Ve evet Seligman bunu bu çağ için daha anlaşılır ve bilimsel noktadan ifade ediyordu.
Biraz Pozitif Psikoloji’ ye bakalım. Pozitif Psikoloji insanın erdemlerine, güçlü karakter özelliklerine, olumlu davranışlarına yöneliyordu.
Wellness diyebileceğimiz iyilik halinin ve iyi bir yaşamın nasıl olabileceğinin , mutluluğun nasıl mümkün olabileceğinin yöntemini sunuyordu.
 Pozitif psikoloji geleneksel psikolojinin yerini almıyor ,onu tamamlıyor ve destekliyor. Yani pozitif bir zihinsel temel sunuyor .Pozitif psikoloji NLP ya da kendi kendine yardım değil aslında Bencil bir psikoloji ya da gelişmiş zengin ülkelere has bir yaklaşım değil. Olumsuz duyguları yok saymaz ve geleneksel psikolojiye alternatif de değildir. Bilimsel metotları test eder, insanın güçlü yönlerine konsantre olur ve yaşamında neyin iyi gittiğine ve bundan daha iyi nasıl olabileceğine odaklanır.
Pozitif psikolojinin çalıştığı konular;
Mutluluk, pozitif duygu ve düşünceler, yılmazlık, insanın psikolojik  olarak toparlanma gücü, affedicilik, empati, umut, iyimserlik, travma sonrası gelişim, hayatın anlamı ve amacı, öz yeterlilik, özanlayış, özsaygı, özşevkat, merhamet, akış, motivasyon, ilişkiler, işe bağlılık, pozitif yaşlanma, pozitifbeden, yaratıcılık, sebatkarlık, güçlü karakter özellikleri; bilgelik, cesaret, insancıllık, adalet ,ölçülülük, aşkınlık.
Dr. Fredikson’un ifadesine göre ise tüm olumlu duyguları kapsayan duygu aşk veya sevgidir. Buraya başta sorduğum iflah olmaz bir romantizmden mi bahsediyoruz? Konusuna gülümseyerek tekrar dönüyorum…
İnsan bu durumu gerçekten derinlerinde biliyor. Kişisel bir tecrübemi paylaşayım. Üniversite sınavına hazırlanırken matematik konusunda ciddi problemlerim vardı. Tüm matematik konularını çalışıp üzerine eksiklikleri giderip ve hızlı test tekniği ile çözmem olanaksız gibi hissediyordum. Zamanım kalmamıştı. Matematikte yapabildiğim temel matematiğe yöneldim ve diğer konulara bakmadım. Onun yerine çok hızlı bir şekilde yapacak kadar sözele yöneldim. Çünkü o alanda  daha başarılıydım. Orada hız kazandım ve test çözerken de sıkılıp başarısız hissetmedim. Sınavda ilk 30 dakikada bütün sözel bitmişti ve yanlış hatırlamıyorsam sadece 6 yanlışım vardı tüm sorulardan. Geri kalan sürede ise rahat rahat zorlandığım konulara yöneldim.
 Özet bu belki de… İleriki yazılarda daha da açacağım başlıkları ve evet sevgi, aşk dendiğinde gerçekten başka şeylerden bahsediyoruz.
  Aşkla ve Sevgiyle Kalalım..

1236
© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER