Panama’dan görünenler…

11.05.2016         sermet@canakkaleolay.com

Vergi cenneti olarak bilinen ülkelerde Ofsshore hesaplar aracılığıyla vergi kaçırma operasyonu yapan şirketlerin sızdırıldığı Panama belgelerinde 100 den fazla Türk şirketinin de olduğu ortaya çıktı. Bu şirket ve isimler arasında mevcut siyasal iktidarla yakın ilişkiler içerisinde bulunan şirketlerin varlığı dikkat çekmektedir. Böyle olunca, ülkemizin AKP hükümeti döneminde gelir adaletsizliğinde dünya ikincisi bir ülke haline gelmesi boşuna değildir. Em zengin %1’in toplam servetten aldığı pay 2000 yılında yüzde 38,1 iken bu oran, 2014 yılı sonu itibariyle yüzde 54,3 olmuştur.

 Türkiye bu sıralamada 2000 yılında, Endonezya`nın ardından 15`inci sırada bulunuyordu.

AKP`nin iktidara gelmesinden hemen önceki bu rakamlar, AKP iktidarıyla birlikte çarpıcı bir değişiklik yaşıyor; Türkiye 2014 yılı itibariyle ikinci sıraya yükseliyor.

Ekonomik adaletsizliğin ve gelir eşitsizliğinin tavana vurduğu tabloda Türkiye, Rusya`nın ardından ikinci sıraya yerleşti.

Bu tablo ülkemizde halk kesimlerin AKP iktidarı boyunca her yıl daha da yoksullaştığının göstergesidir.

Panama belgelerindeki şirketlerin varlığının sonucu, işte böyle bir durumdur.

Siyasi erk, bununla da yetinmemiş şimdi emeği ile geçinenlerin ekonomik durumlarını çok daha olumsuzlaştıracak yasal düzenlemeleri devreye almıştır.

Kiralık işçi ofisleriyle işçiler köleleştirilmekte, böylece patronların ihtiyaçları temelinde alınıp satılan modern köleler yaratılmaktadır.

Esnek çalışma düzeni ile işçilerin her an işsiz kalacağı koşullar oluşturulmakta, kıdem tazminatı haklarının gasp edilmek istendiği, kamuda iş güvenliğinin ayaklar altına alınmaya çalışıldığı ,taşeron çalışma sisteminin daha da kuvvetlendirilerek işçilerin temel hakları olan sendikasız ve toplu sözleşmesiz çalışmanın önünün açılacağı yeni düzenlemeler kapıdadır.

“Laik eğitim, laik yaşam ve iş güvencemizden vazgeçmeyeceğiz!

Baskı, sürgün ve işten atmalara karşı alanlardayız!” talepleriyle 28-29 Mayıs tarihlerinde bölge mitingleri yapacak olan KESK’in mitinglerine katılarak  tepkimizi göstermek sermayenin vahşi sömürüne karşı durmak şimdi çok daha önem kazanmıştır.

Sermayenin işçi sınıfı üzerindeki vahşi sömürü ve baskısının her geçen gün daha da yoğunlaştığı bir dönemde siyasi dönüşümlerde buna uygun olarak sürdürülmektedir.

Tek adam diktatörlüğüne giden yolda hukuk hiçe sayılarak önemli operasyonlar planlanmaktadır.

Düşük profilli bir Başbakan ile yoluna devam etmek isteyen tekçi irade Soma  katliamının ikinci yılında Soma’da yapılacak protestoları engellemek adına girişimde bulunarak emek düşmanı yüzünü bir kez daha ortaya koymaktadır.

13 Mayıs 2014 de Soma’da,  301 emekçinin ölümünün sorumlusu olan bu siyasal sistem, geçen iki yıla rağmen sorumluların cezalandırılması konusunda hiçbir şey yapmamış ve emekçilerin hayatının onların daha çok para kazanması uğruna hiçbir değerinin olmadığı gerçeği bir kez görülmüştür.

Bir yanda vergi cennetlerindeki operasyonlarla vergi kaçıranlar, diğer yanda ülkede toplanan vergilerin önemli bir bölümünü dolaylı vergiler üzerinden yani kazanç ve gelirlerinden dolayı değil yapmış oldukları alışverişler üzerinden ödeyen bizler…

Böylesi bir sistem; zengini daha zengin yoksulu daha yoksul yapan bir sistemdir.

Onun içindir ki ülkemiz; AKP hükümetleri döneminde gelir adaletsizliğinde dünya ikinciliğine yükselmiştir.

Bu düzen değişmelidir.

 


1115

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun