Paralel kodlar…

14.04.2016         sermet@canakkaleolay.com

Bir insanın ruhunda komploculuk olmaya görsün; ne yapar eder ötekileştirdiklerini karalamak adına her türlü entrikal tarzı kendisine rehber alarak; zırvalayarak, gerçeklerin karatılması için uğraşır da durur. Yaptıklarına, söylediklerine kendileri de inanmaz ama gelmiş olduğu geleneğin, paralelci genleri onları böyle davranmaktan alıkoyamaz. Paralelci tezgahların bu ülkedeki sonuçlarını, akıl almaz komplolarını artık bilmeyen kalmadı. Şimdi bu cenahtan gelenler kendi foyalarını meydana çıkardığım için hedefe beni koydular.

 Kendilerine küçük bir uyarım olacak; yalan ve tezgahlarla entrikal yöntemler ve demagojiyle benim savunduğum ilkeleri karalayamaz, hiçbir zaman gözden düşüremezsiniz.

Çünkü “ne istediler de vermedik” gibi bir ilişki içerisinde olup, “öküz öldü dostluk bozuldu” gibi bir tarz bana ve savunduğum değerlere çok uzak, bugüne kadar tüm gericiliğe karşı uzlaşmaz kararlı bir mücadeleyi her zaman temel ilke olarak ele aldım.

“Okuduğunu anlamayan profesör” olarak hakkınızda yapmış olduğum değerlendirme hiç de boşuna değilmiş.

Ancak entrikal olma, çarpıtma noktasında bugüne kadar kullandığınız yöntemselliklerden bir şey kaybetmemişsiniz.

Hakkınızı da teslim edeyim, bu konuda kimse elinize su dökemez.

Hala benim ÇOMÜ Rektörü Yücel Acer’e güzellemeler yaptığımdan bahsetmektesiniz.

Bunu da yaparken Yücel Acer’in rektörlük dönemindeki uygulamalarından dem vurmaktasınız.

Siz hala anlamadınız mı; yok aslında birbirinizden farkınız Osmanlı Bankasının kim olduğu beni ilgilendirmez, ona aranızda karar veriniz.   

Geçen yazımda bunu size bildirmiştim.

İkinizde aynı yolun yolcususunuz Sedat Laçiner.

Uygulamalarınız itibarıyla da hiç birbirinizden farkınız yok.

Hanginiz daha gerici, adaletsiz, hukuksuz, vicdansız, baskıcı bunun kararını kamuoyu verecektir.

Sonuçta gerici üniversitenin birer aktörlerisiniz.

Buradan hareketle demokratik özerk üniversite, halk için bilim ilkeleriyle hareket eden bir anlayışa sahip olan bir kişi olarak iki gerici arasında tercihte bulunacak kadar sığ ve basit bir yaklaşımda bulunmayı benden beklemeyin.

Gericilik yolunda kol kola birlikte mesafe kat ederken can yoldaşı olduğunuz günleri unutmayın.

Ancak bugünlerde beni hedef haline getirmeniz nedeniyle öyle anlıyorum ki; çok yakında yine kol kola gireceksiniz.

İlerici, devrimci değerler son tahlilde gericiliğin her türlü temsilcisinin ortak hedefinde olurlar ve gericilik bu uğurda kendi aralarındaki her türlü çelişkiyi unutarak ilerici eğilimleri boğmak adına her şeyi bir yana bırakıp yine kol kola olur.

Hayatın diyalektiği böyledir.

Bu arada Yücel Acer’in birçok uygulamasından örnekler vermişsiniz.

Rektör Acer’in böylesi bir yönetim performansı sergilenmesi benim için anlaşılmaz bir durum değil.

Gerici eğitim uygulamalarından örnekler, tıpkı sizin yaptıklarınız gibi.

Tabii ki bu uygulamaları şiddetle kınıyorum, ancak benzer uygulamaları rektörlüğünüz döneminde hayata geçiren biri olarak siz bu uygulamalardan rahatsız olacak en son kişisiniz.

Hatta geçmişteki uygulamalarınız konusunda pişmanlığınızı belirtip özeleştiri yapmazsanız bu uygulamalardan şikayet etme hakkı bile olmayan bir kişi konumundasınız.

İşte sizin anlayamadığınız, anlamak istemediğiniz, gözlerinizi özellikle kapadığınız konu tamda burasıdır.

Siz, kendi hukuksuzluklarınızı, adaletsizliklerinizi, baskılarınızı; gerici eğitim sisteminin nöbetini devir almış yeni rektörün uygulamalarının arkasına sığınarak unutturmaya çalışıyorsunuz.

Bunu yaparken de benim üzerimden kendinize yeni bir alan yaratmaya çalışıyorsunuz ki; son derece nafile çabalar içerisindesiniz!

Buna günlük hayatta “bu ne perhiz, bu ne lahana turşusu” diyorlar Sedat Laçiner.

Cambaza bak taktikleriyle rektörlüğünüz döneminde onca insanın geleceği ile oynadığınız haksızlıkları unutturamazsınız.

Yılardır benim tavrım ve düşüncelerim çok açık ve net; her ikinizde gerici eğitim sisteminin bir parçası olmuş yöneticiler olarak bilimsel demokratik özerk üniversitenin önündeki engeller arasındasınız.

Yalandan ölen yok, ancak yalancılığın onursuzluğuyla her gün yalan tezgahının altında kalarak yerin dibine girecekler var.

“Sermet Atadinç, en son yazısında yine Yücel Acer’e toz konduramadı” şeklindeki yalan tezgahından çıkmış yontulmamış çarpıtmalar karşısında bu tezgahın ustası Laçiner için,  ‘yok aslında birbirinizden farkınız’ sözü yeterlidir.

Ah be hocam birde okuduğunuzu anlasanız ne güzel olurdu,  ama o zamanda paralel kodların gereğini; tezgah komplo gibi tertipleri kim yapacaktı değil mi?

Bir doktora görünseniz genetik midir acaba sizde bu durum!

Bu sefer Rektör Acer, rapor falan da alsanız, ilk rapor olayında olduğu gibi soruşturma açmayacaktır.

Daha nasıl söyleyeyim ki!

Yine de bir kez daha “Okuduğunu anlamayan profesör!” başlıklı yazımı okumanızı öneririm. (http://www.canakkaleolay.com/Okudugunu-anlamayan-profesor--33039)

 


1316

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI

Maç D Smart’ta
23.08.2017    32