Rektör adayı

07.09.2014         tsavas@comu.edu.tr



Malum 2015 başında COMÜ’de seçim var. Aslında buna seçim demek ne denli doğru bilemiyorum. Siyasi duruşu, hatta cuma namazına gidip gitmediği dahi bir adayın atanmasında etkili; cuma namazına gitmeyen bir adayın atanma şansı yok! Eminim bu nedenle cuma namazına başlayan arkadaşlar vardır. Hah işte ben bugün işin bu kısmıyla ilgileneceğim. Çünkü rektör seçimine rektör seçimi demek zaten komedi, bunu biliyoruz ve hep de dillendiriyoruz.
Adaylık konusunda bazı dedikodular dolaşıyor ortada ama ortalık henüz oldukça sessiz… Önümüzdeki aylarda adaylar belirginleşir. Bana göre akademisyen (!) dediğimiz insanların tutumu, davranışları adaylardan çok daha önemli… Hatta bu akademisyenler kendilerine bir de bilim adamı diyorlar.
Sizce bunlar bilim insanı mı?
İşte bütün mesele bu! Bilim insanı vasfını taşıdığınızda bilim dışında çok fazla bir şeye zamanınız kalmıyor zaten.
Ne yazık ki bu dönem sıkıntılı bir dönem oldu. Bizleri başka şeylerle uğraşmaya mecbur ettiler. Ne uğruna yaptık bunları? Üniversite uğruna; üniversite medyumunu sağlıklı bir hale gelmesi için. Birçoğu bu konuda umutsuz; ama umutsuzluk çok kötü... Umutsuz olmaya gerek yok! Ben yaptıklarımı öncelikle kendi öz saygım için yapıyorum.
Bazıları korktuğu için yapmıyor olabilir. Bazıları rahatını düşündüğü için yapmıyor olabilir. Bazıları akademisyenliği, o ülke senin bu ülke benim gezmek için kullandığından dolayı yapmıyor olabilir. Nihayetinde bunu kaybetmek istemiyordur.
Ben kendi öz saygım için yapıyorum. Ve evet, böylece diğerlerinin “keyiflerini” de korumaya çalışıyorum.
“O zaman oğlum sen de keyfine bak!”
Bunu diyenler de çıkıyor tabi… Yapamam, öz saygım zedelenir. Yapamam yaşam biçimime ters…
Ama işin ilginci “o zaman sen de keyfine bak” diyenler bir kurtarıcı da bekliyorlar. Yani çıkarlarını başkalarının korumasını istiyorlar. Hatta çıkarları zedelendiğinde, çıkarlarının peşine düşmeyen insanlara kızıyorlar. Hele ki, ya şu şu şu nedenle falanca senden daha fazla hak ediyor, demeye kalmayın, öyle kızıyor öyle kızıyor ki, deme gitsin. Tamam kardeşim, sen gezmene bak…
Rektör adaylarının önemi yok! Önemli olan kendisine akademisyen diyen, hatta bilim adamı diyenlerin tavrı; birilerinin işaretini mi bekleyecek, kendisini en rahat ettirecek kişiyi mi bekleyecek, kendisine koltuk verecek kişiyi mi bekleyecek, kendisini nemalandıracak kişiyi mi bekleyecek…
Yoksa üniversiteyi üniversite yapacak, akademiyi tanıyan, akademisyenin nasıl olması gerektiğini bilen, bilimsel üretimi her şeyin üzerinde tutan birisini mi bekleyecek…
Geçtiğimiz dönemde kendilerine akademisyen diyenler, hatta bilim adamı diyenler, ben Erdoğan’ı da tanıyorum, Gül’ü de tanıyorum, Kılıçdaroğlu’nu da tanıyorum diyenlere kandılar.
Ya şimdi?
Yazılarımı okuyun, üniversite, akademi, bilim konusunda onlarca yazım var. Ama daha da önemlisi insanlık konusunda yazdıklarım.
Belki yol gösterici olurlar…

4145

Yorumlar

Avatar Seçiniz
 
Adınızı giriniz
Yorumunuz
(max 500 harf)

Yorum yazma kurallarını okudum ve kabul ediyorum
 

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
Tüm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun