SON ÜTÜCÜ

23.10.2017         

Spor giyinmeyi tercih ediyorum ve mesleğim de buna engel değil. Dolayısıyla ayda yılda bir olur gömlek ya da ceket giydiğim. Tişört ve kot pantolonun ütülenmesini de gereksiz bulmuşumdur.

 

Bu vesileyle hayatımda ütünün yeri olmadığ gibi kendisinden de yapmaktan da nefet eder, çok büyük bir zaman kaybı olduğunu düşünürüm. Sosyal medyada bu konuda beni oldukça keyiflendiren bir yazıya rastladım ve sizlerle paylaşmak istedim.  Ekşi Sözlük yazarı "sohan"ın başlattığı "Ütüyü Hayatımızdan Çıkarıyoruz Kampanyası" büyük destek gördü. İşte o isyan dolu yazı...

“Bu ütülü giyme olayı nedir, neden ortaya çıkmıştır, kim icat etmiştir hiçbir fikrim yok. Bunun bir önemi de yok. Sonuca bakacak olursak tamamen toplum baskısı haline gelmiş, insanların durup dururken kendilerine eziyet ettiği saçma sapan bir ritüel. Bir şeyi ütülü giymenin daha güzel olduğu algısı oldukça yapay bir şekilde bizlere empoze edilmiş.
Hayır ne faydası var ütülü giymenin biri söylesin. Sonradan dayatılan şık olmak gibi son derece zayıf bir temelin dışında, bir olgu aşağıdaki olumsuzluklara rağmen nasıl insanlığı bu derece ele geçirebilir hayret doğrusu. Sayıyorum: 
İnanılmaz bir zaman kaybı: Tek başına bu sebep yeterli. İnsanların bu ütüye ayırdıkları zamanı kişisel gelişimlerine, çocuklarına veya hobilerine filan ayırdığını düşünsenize. Dünya bambaşka bir yer olurdu eminim. 
Enerji sarfiyatı: Ütü dediğiniz şey elektriğin rezitansta harcanarak ısıya dönüşmesi prensibiyle çalışan tam bir enerji sömürme aleti. Yaklaşık 2.5kw-3kw arası güç tüketirler. Günümüzde verimli elektrikli arabalar ütünün harcadığı güçten daha az bir güçle ilerleyebiliyor. Doğaya zarar, keseye zarar. 
Radyasyon: İçerisinden bu kadar fazla akım geçiren bir cihaza bu kadar uzun süreyle bu kadar yakın durulursa, radyasyon açısından da sıkıntılı olduğu aşikar. Bildiğim kadarıyla saç kurutma makinasıyla kafa kafaya bu konuda. 
Kendi maliyeti: Kendi maliyeti, tamir maliyeti, yeni modeli çıkmış hadi ondan alalım maliyeti vs.
Stres: Ütülediğin şeyi giydiğinde ütüsü bozulacak stresi. Ütüyü acaba fişte unuttum mu paranoyası. 
Kaza: Kaç ev kül oldu acaba fişte takılı kalan ütü yüzünden. Kaç yuva dağıldı, nasıl trajediler yaşandı. Kaç kişi elini yaktı, kaç çocuk bundan zarar gördü. 
Ayrıca 2 saat ütüle kıyafetini kimse de sana "Aaa ne güzel ütülenmiş kıyafetin" demez ama azcık kırışık olursa gör sen lafları. 
Bu savaşı başlatmak ve kazanmak, bize dayatılan saçmalıkların istersek nasıl üstesinden gelinebileceğini gösterecek arkadaşlar. Bu nedenle her ayın ilk Çarşamba gününü ütüsüz giyme günü ilan ediyorum. Baktık oluyor, her hafta Çarşamba. Böyle böyle zafer gelebilir. İnsanlığa hizmettir bu. düzene başkaldırıdır, kral çıplak demektir adeta. 
Eğer dünyada bir şeyleri değiştirmek istiyorsak, neden ütüden başlamıyoruz ki?”
(Kaynak: www.eksisozluk.com/biri/sohan)

327

Yazarın daha önceki yazıları

© 1998 - 2015 Çanakkale Olay
TÜm hakları saklıdır.


E-mail adresiniz ile abone olun

POPÜLER ETİKETLER

HAFTANIN EN ÇOK OKUNANLARI

Bu nasıl Müdür?
17.11.2017    9203
O Müdüre suç duyurusu!
19.11.2017    2412
Dev ihale nefes kesti!
16.11.2017    2174
Yılın nikahı
20.11.2017    1926